Prefaced türkçesi Prefaced nedir

Prefaced ingilizcede ne demek, Prefaced nerede nasıl kullanılır?

Preface date : Önsözün bitimine konulan ve kitapta başka bir tarih yoksa, basım tarihi yerine de geçen tarih. Önsöz tarihi.

Preface : Ön söz. -e ile başlamak. Mukaddeme. Giriş yapmak. Önsözünü yazmak. Mukaddime. Başlangıç. Kitabın amacını, konusunu, işleniş biçimini açıklayan ve (ya da) hazırlanmasında emeği geçen kişileri anan yazı. Önsöz.

Prefaces : Önsöz yazmak. Önsöz ile başlamak. Mukaddeme. Ön söz. -e ile başlamak. Önsözünü yazmak. Önsöz. Mukaddime. Başlangıç. Giriş yapmak.

Prefacing : Mukaddeme. Başlangıç. Önsöz yazmak. Önsözünü yazmak. Önsöz ile başlamak. Önsöz. -e ile başlamak. Giriş yapmak. Mukaddime. Ön söz.

Prefab : Prefabrik yapı. Prefabrik bina. Küçük prefabrik ev. Prefabrik.

Prefabrication : Önyapım. Prefabrikasyon. Önüretim. Bir yapıyı oluşturan belli başlı parçaların, yapı öğelerinin, tümünün ya da bir bölümünün daha önce üretimlikte işlenerek yapım alanına getirilmesini ve orada birleştirilerek konutun kurulmasını öngören yapım yöntemi, bk. kurma konut. Parçalarını önceden hazırlama.

 

Prefabricated : Önüretimli. Önceden imal edilmiş. Parçaları önceden hazırlanmış. Önyapımlı. Önceden hazırlanmış. Prefabrik. Prefabrike.

Prefatorial : Önsöz niteliğinde.

Prefabricated houses : Prefabrike konutlar. Prefabrik ev. Prefabrik konutlar.

Prefabricated house : Önüretimli ev. Prefabrik ev. Prefabrike ev.

İngilizce Prefaced Türkçe anlamı, Prefaced eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prefaced ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Checking in : Kaydetmek. Teslim ediliyor. Kayıt yaptırmak. Girişini yapmak. Kaydolmak.

Entered : Girmek (bilişim veya bilgisayar terimi). İçeri girmek. Dahil olmuş. Deftere yazılmış. Kaydolmak. Yazılmış. Sokmak. Katılmak. Katılmış. Kaydolmuş.

Preludes : Prelüt çalmak. Başlangıç yapmak. Giriş. Üvertür. Prelüd. Prelüt. Peşrev. Giriş müziği. Giriş tarzı olay.

Premised : Önerme. Sayıltı. Terim. Temel dayanak. Mukaddem. Öncül. Önceden açıklamak. Önermenin nedeni olarak göstermek. Kaziye.

Conception : Görüş. Fikir. Kavram. Olaylar, düşünceler ya da nesneler üzerinde geliştirilen anlayış, değer ve yargı. Algılanma biçimi. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Döllenmiş yumurtanın döl yatağına ulaşması, gebelik sürecinin başlaması, gebeliğin ana tarafından tanınmaya başlaması, konsepşın. Düşünce. Mefhum.

Check in : Biletini kontrol etmek (havaalanında). Yazılı bir kayda tekrar göz atmak. Biletini kontrol ettirmek (havaalanında). Gelişini bildirmek. Kayıt yapmak. Kaydetmek. İşe başlama saatini deftere kaydetmek. Kayıt yaptırmak. Girişini yapmak.

 

Enter : Buyurmak. Sokmak. Katılmak. Kaydolmak. İçeri girmek. Gümrük beyanında bulunmak. Girmek (bilişim veya bilgisayar terimi). Yazılmak. Deftere yazmak. Yazmak.

Embattled : Savunma durumunda. Savaş hazırlığında olan. Güç durumda. Sıkışmış. Savaş durumuna geçmiş. Savaş düzenine girmiş. Diş diş. Savaş halinde.

Premising : Öncül. Sayıltı. Önermenin nedeni olarak göstermek. Önerme. Önceden açıklamak. Mukaddem. Kaziye. Temel dayanak. Terim.

Introductions : Tanıtma. Giriş. Tanıtım. Takdim. Getirme. Tanıştırma.

Prefaced synonyms : up, oven ready, premiss, inputting, proems, exordium, cradles, prefacing, preamble, preliminary, exordia, debuts, get going, preluded, anlage, ready, da capo, textual matter, preconditioned, preambles, introduction, premise, processed, debut, text, beginning, introductory, birth, premisses, prelude, doorway, preface, departure.

Prefaced zıt anlamlı kelimeler, Prefaced kelime anlamı

Unprepared : İhtiyatsız. Hazırlanmamış. Hazırlıksız. Önceden hazırlanmamış.

Unready : Hazır değil. Hazır olmayan. Ağırkanlı. Çabuk davranmayan. Hazırlıksız.

Unwilling : İsteksiz. Kafasının dikine giden. Hevessiz. Gönülsüz. Boyun eğmeyen. İnatçı. Zoraki.