Preference türkçesi Preference nedir

  • Tercih yapmak.
  • Üstünlük.
  • Üstünlük, kişiyi diğerinden üstün tutma. birine ilişkin hakkı diğerininkinden geçerli görme.
  • Belli kimi ülke malları için tanınan ve "en çok kayrılan ulus kuralı" dışında yalnızca o ülkelere uygulanan bildirmelik indirimi, bağışıklıklığı ya da nicelik kısıtlamalarının dışında tutulma gibi ayrıcalıklar a. bk. bildirmelik yeğlemeleri.
  • Tercih hakkı.
  • İmtiyazlı hisse senedi.
  • Yeğ tutma.
  • Yeğleme.
  • Öncelik.
  • İktisadi karar biriminin herhangi bir kısıt olmaksızın farklı seçenekler arasında yaptığı sıralama.
  • Rüçhan hakkı.
  • Tercih edilen şey.
  • Tercih.
  • Öncelik hakkı.
  • Gümrük, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Preference ile ilgili cümleler

English: Have you got any preference between beef and lamb?
Turkish: Dana ve kuzu eti arasında herhangi bir tercihin var mı?

English: It's a matter of personal preference.
Turkish: Kişisel tercih meselesi.

English: My decided preference is the fourth and the last of these alternatives.
Turkish: Benim tartışmasız tercihim bu seçeneklerden dördüncüsü ve sonuncusudur.

English: Both words can be used according to the preference of the user.
Turkish: Her iki kelime de kullanıcının tercihine göre kullanılabilir.

English: The kind of music one listens to is a matter of preference.
Turkish: Birinin dinlediği müzik türü bir tercih meselesidir.

 

Preference ingilizcede ne demek, Preference nerede nasıl kullanılır?

Preference bond : Yeğleme haklı borç belgiti. İmtiyazlı tahvil. Öncelikli tahvil. Ayrıcalıklı tahvil. Rüçhanlı tahvil. Öncelikli borç belgiti.

Preference dividend : Öncelikli temettü. İmtiyazlı temettü.

Preference share : İmtiyazlı hisse senedi. İmtiyazlı ortaklık. Ayrıcalıklı hisse senedi. Öncelikli hisse senedi. Bir şirkette daha önce kar payı alma hakkına sahip olmakla birlikte genellikle oy hakkı kısıtlanmış adi hisse senedi ile tahvil arasında bir hisse senedi türü.

Preference stock : İmtiyazlı hisse senedi. Ayrıcalıklı hisse senedi. Tercihli hisse senedi. Bir şirkette daha önce kar payı alma hakkına sahip olmakla birlikte genellikle oy hakkı kısıtlanmış adi hisse senedi ile tahvil arasında bir hisse senedi türü.

Cumulative preference shares : Kar birikimli hisse senedi.

Call preferences : Arama tercihleri.

Theory of liquidity preference : Reel para sunumu azalınca faiz oranlarının yükseleceğini, reel para sunumu artınca da faiz oranlarının düşeceğini, diğer bir deyişle kısa dönemde faiz oranlarının reel para sunumu tarafından belirleneceğini açıklayan ve j. m. keynes tarafından geliştirilmiş kuram. Likidite tercihi kuramı.

Fraudulent preference : Hileli tercih.

Preferences : Tercih hakkı. Tercih. Yeğleme. Rüçhan hakkı. İmtiyazlı hisse senedi. Yeğlenenler. Yeğ tutma. Tercihler. Öncelik.

Right of the preference : Öncelik hakkı.

İngilizce Preference Türkçe anlamı, Preference eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Preference ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Had better : -se iyi olur. Tercih etme. İyi olur.

Stock warrant : Rüçhan hakkı gösteren belge. Rüçhan hakkı belgesi. Öncelik hakkını gösteren belge.

Liking : Beğeni. Alaka. Beğenme. Sempati. Meyil. Düşkünlük. İlgi. Sevme. Zevk. Sevgi.

Partiality : Kısmilik. Özel sevgi. Düşkünlük. Yanlılık. Tarafgirlik. Beğenme. Asabiyet. Yan tutma. Taraf tutma.

Fondness : Zaaf. Meyil. Sevgi. Fazla müsamaha. Sıcaklık duygusu. Şefkat. Yakınlık. Muhabbet. Düşkünlük.

Privilege : İktisadi ve siyasal gücün eşitsiz dağılımından dolayı kimi birey ve toplumsal kesimlerin elde ettiği; yasa ya da töreyle yaptırıma bağlanan ya da bağlanmayan üstünlük durumu. Ayrıcalıklı kılmak. İmtiyaz. Bilgisayar, hukuk, iktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Ayrıcalık. Muaf tutmak. Şeref. Herhangi bir konuda, bir kişiye ya da kişilere belirli koşullarla tanınan hak.

Exclusive rigths : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Öncelik oynatımını sağlayan hak.

Subscription right : Subskripsiyon hakkı. Hissedarların yeni çıkartılan hisse senetlerini satın almada öncelik hakları.

Election : Saylav. Kabul. Seçimlik hakkı. İntihap. Seçim.

Preference synonyms : predisposition, right of priority, excellence, preferential right, advantage, previousness, ascendancy, choice, refusals, rights offering, championships, partialities, priority, distinction, priorities, predilections, refusal, option to call, ascendence, eligibility, seniorities, advantages, pre emptive right, primacy, pre emption right, antecedency, primacies, acquired taste, penchant, anteriority, initiative, dish, preemption.

Preference zıt anlamlı kelimeler, Preference kelime anlamı

Dislike : Sevmemek. Hoşlanmama. Beğenmeme. Antipati duymak. Hoşuna gitmemek. Hoşa gitmeme. Hoşlanmamak. Beğenmemek. Nefret etmek.

Disadvantage : Aleyhte durum. Kayıp. Götürü. Zarar. Çekince. Zarar vermek. Bir kişi, nesne, durum ya da koşula karşı olan, başarı ya da kazançta engelleyici etkisi bulunan özellikler. Sakınca. Mahzur.

Preference ingilizce tanımı, definition of Preference

Preference kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to give him his preference. The setting of one thing before another. The act of Preferring, or the state of being preferred. Precedence. Predilection. Choice. Also, the power or opportunity of choosing. Higher estimation.