Prefixed türkçesi Prefixed nedir

  • Önüne eklemek.
  • Başına eklemek.
  • Önek koymak.

Prefixed ingilizcede ne demek, Prefixed nerede nasıl kullanılır?

Prefixes : Başına eklemek. Önekler. Önüne eklemek. Önek koymak.

Metric prefixes : Metrik öntakılar.

Toll prefixes : Uzun mesafe önekleri.

Prefix characters : Önek karakterleri.

Prefix notation : Ön ek gösterimi. Öntakı simgelemi. Önek yazımı. Önek gösterimi. Öntakı gösterimi.

Prefiguring : Delalet etmek. Önceden canlandırmak. Önceden kavramak. Önceden fikir vermek.

Prefigured : Önceden canlandırmak. Önceden fikir vermek. Delalet etmek. Önceden kavramak.

Prefigurative : Prefigüratif.

Prefigure : Düşünüp hayal etmek. Delalet etmek. Önceden fikir vermek. Önceden canlandırmak. Önceden kavramak.

Prefixing : Başına eklemek. Önek koymak. Önüne eklemek.

İngilizce Prefixed Türkçe anlamı, Prefixed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prefixed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Patrician : Eski romalılarda, soylu bir aileden gelen kimse ve bu kimselerden oluşan sınıf. En yüksek sınıftan adam. Patrici. Asılzade. Patrik. Aristokrat. Asilzade. Soylu.

Affix : Bağlamak. Basmak (damga). Koymak. Eklemek. Ek. Atmak (imza). Pul yapıştırmak. Basmak (mühür). Son ek veya ön ek.

 

Civilised : Nazik. Sosyal açıdan gelişmiş (ayrıca 'civilized'). Terbiyeli. Medenileşmiş. Aydın. Uygar. İnce. Seviyeli. Kültürlü. Medeni.

Twee : Fazla nazlı. Tuhaf.

Elegant : Düzenli. Kibar. Mükemmel. Çok iyi. Nazik. Şık. Zarif. Hoş. Latif. Güzel.

Gracious : Bağışlayıcı. Cana yakın. Zevkli. İnayetli. Zarif. İnce. Rahim. Merhametli. Kibar. Seviyeli.

Ladylike : Nazik. Hanım gibi. Zarif. Hanım hanım. Hanımefendice. Kadınsı. Hanıma yakışır. Hanım. Hanımlara layık. Hanımca.

Debonair : Tatlı. Nazik. Güler yüzlü. Güleryüzlü. Zarif. Hoş. Şirin. Şen. Kibar. Neşeli.

Polished : Nazik. Parlatılmış. Mücella. Parlak. Gösterişli. Cilalı. Boyanmış. Cilalanmış. Kibar. Yontulmuş.

Prefix : Alan kodu. Önek. Ön ek. Bazı yabancı dillerde, genellikle kelime türetmede veya çekim esnasında rastlanan kök kelimenin başına ön sesten önce gelen ve kelimeye belirli bir anlam katan ek: ing. ordinary "olağan" /extra-ordinary "olağanüstü"; countable "sayılabilen" / un-countable "sayılamayan"; fr. attendu "beklenilen" / in-attendu "beklenilmeyen", heureux "mutlu" / mal-heureux "mutsuz"; almanca scheinen "parlamak" / be-scheinen "ışıklandırmak"; kennen "bilmek, tanımak" / erkennen "farkına varmak, hüküm vermek"; national "milli" / inter-national "milletlerarası"; in-land "memleket içi", aus-land "memleket dışı"; ar. zi-kıymet "kuymetli"; far. bi-perva "pervasız, korkusuz"; bi-kes "kimsesiz"; na-reside "yetişmemiş, olgunlaşmamış"; na-tamam "bitmemiş" vb. Önek koymak (sözcük başına). Öntakı.

Prefixed synonyms : debonnaire, alpha privative, civilized, gentlemanly, well bred, prefixes, couth, debonaire, cultured, fastidious, genteel, dainty, prefixing, cultivated, gentlemanlike, well mannered, delicate, polite, superfine, mincing, overrefined, suave, finespun, niminy piminy, prim.

 

Prefixed zıt anlamlı kelimeler, Prefixed kelime anlamı

Ungracious : Kaba. İnceliksiz. Terbiyesiz. Tatsız. Nahoş. Nazik olmayan. Sevimsiz. Hoş olmayan. Nezaketsiz.

Noncivilized : Uygarlaşmamış. Uygarlaşmamış olan. Evcilleşmemiş (ayrıca noncivilised). Yabani. Yobaz. Nazik olmayan. Medeni olmayan.

Unrefined : Kaba. Arıtılmamış. Damıtılmamış. Tasfiye edilmemiş. Ham.

Prefixed antonyms : unfastidious, inelegant, unpolished.