Presenters türkçesi Presenters nedir

Presenters ingilizcede ne demek, Presenters nerede nasıl kullanılır?

Presenter : Tanıtıcı. Takdimci. Spiker. İbraz eden. Sunan. Sunucu. Sunan kişi.

Representer : Gösteren. Temsil eden.

Presented : Sunmak. Sunulmuş. Takdim etmek. Arzetmek. Bulunmak (iltifat). Sahneye koymak. İbraz etmek. Çıkarmak. Doğrultmak (silah). Sahnelemek.

Presentee : Görev alan kimse.

Was presented to him : Fikir alışverişi için ona belirtildi. Ona sunuldu. Onun önüne döküldü. Tartışma için ona açıldı.

Unrepresented : Temsil edilmemiş.

Present day : Modern. Zamanımıza ait. Aktüel. Şimdiki. Bugünkü. Günümüz. Günümüzün. Günümüzdeki.

Present continuous : Şimdiki zaman.

Present arms : Silahları selam vaziyetinde tutmak. Selam durmak.

Overrepresented : Fazla temsil edilmiş.

İngilizce Presenters Türkçe anlamı, Presenters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Presenters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Introductory : Giriş niteliğinde. Önsöz. Tanıtma amacıyla yapılan. Önsöz niteliğinde. Başlangıç ile ilgili. Giriş niteliğinde olan.

Cryer : Falcon-gentil (zooloji). Mezatçı. Dişi şahin. Müjdeci.

Commentator : Yorum hazırlayan ve okuyan kimse. Maç spikeri. Şarih. Açıklayıcı. Anlatıcı (maç vb). Anlatıcı. Yorumcu. Açıklamayı okuyan kimse. Tefsirci. Bir şeyi anlatıcı.

 

Promotional : Reklamla ilgili. Kurma ile ilgili. Kurmayla ilgili. Geliştirici. Yükselme. Terfi. Terfiye ait. Kuruluş. Reklam.

Narrators : Aktarımcı. Ekran okuyucusu hakkında. İletişim. Anlatıcı. Hikayeci. Ekran okuyucusu. Anlatan. Anlatımcı. Ekran okuyucu.

Currentness : Modernlik. Şimdiki duruma ait olma niteliği. Hali hazırdalık. Geçerlilik.

Up to dateness : Güncellik. Modernlik.

Submitter : Arzeden. Boyun eğen.

Commentators : Anlatıcı. Yorumcu. Maç spikeri. Eleştirmen. Eleştirmeci. Anlatıcı (maç vb). Tefsirci. Bir şeyi anlatıcı. Şarih.

Sponsor : Desteklemek. Vaftiz babalığı yapmak (çocuğa). Belirli koşulları taşıyan bir filmin ya da televizyon izlencesinin gerçekleştirilmesini, parası karşılığı isteyen kimse. -e kefil olmak. Arka çıkmak. Kefil. Himaye etmek. Parasal destek sağlamak. Siparişçi. Korumak.

Presenters synonyms : nowness, informative, narraters, shewers, submitters, advocate, emceed, exhibitory, newsman, speakers, newsmen, emcees, declarator, host, announcer, exponent, emcee, anchorman, timing, communication server, shewer, identifier list, prelusory, identifier, exhibitioners, announcers, advocator, compere, comperes, master of ceremonies, introducer, enunciators, speaker.

Presenters zıt anlamlı kelimeler, Presenters kelime anlamı

Futurity : Gelecekteki durum. Gelecek. Gelecekçilik. İlerisi. İstikbal.

Presenters antonyms : pastness.