Representer türkçesi Representer nedir

Representer ingilizcede ne demek, Representer nerede nasıl kullanılır?

Represented : Göstermek. Betimlemek. Temsilciliğini yapmak. Sunmak. Temsil etmek. Canlandırmak. Vekalet etmek. Simgelemek. Belirtmek. Tarif etmek.

Misrepresented : Saptırılmış. Kötü temsil etmek. Yanlış sunmak. Biçimi bozulmuş. Yanlış temsil edilmiş. Yanlış tanıtmak.

Overrepresented : Fazla temsil edilmiş.

Unrepresented : Temsil edilmemiş.

Represent as : Olarak tanımlamak. Olarak göstermek.

Representative consumer : Soyutlama düzeyinde, bir piyasada yer alan tüketicilerin ortak özelliklerini yansıttığı düşünülen tüketici. Temsili tüketici.

Representative firm : Temsili firma. Soyutlama düzeyinde, bir piyasa ya da kesimde yer alan firmaların ortak özelliklerini yansıttığı düşünülen firma.

Representations : İşaret. Simge. Temsil. Sunma. Tasarım (fel.). Sitem. Piyes. Beyan. Temsilcilik. Vekillik.

Representation : Bir yöney, gerey ya da matematiksel işlerin belirli bir uzay, düzlem ya da konsayı dizgesi üzerinde aldığı sayısal, dizeysel biçim. Bir şeyin biçimini zihinde canlandırma işi ya da tasarlanan biçim. önceki bir algının yeniden canlandırılması. Simge. Piyes. İbraz. Sembol. Temsil. Betimleme. Oyun. Sunma.

Represent : Vekili olmak. -i oynamak. -in adına hareket etmek. İfade etmek. Resmetmek. Belirtmek. Canlandırmak. Simgelemek. Temsilciliğini yapmak.

 

İngilizce Representer Türkçe anlamı, Representer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Representer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Emblematic : Simgesel. Sembolik. Temsil edici. Simgeleyen.

Displaying : Gösterme. Görüntülenen. Web aboneliklerinden. Görüntüleniyor. Sergi. Görüntü. Tanıtım. Sergileyen.

Demonstratives : Duygularını açığa vuran. Duygularını gizlemeyen. İşaret zamiri. Hislerini açığa vuran. Hislerini serbestçe açığa vuran. Demonstratif. Göze çarpan. Duygularını gizleyemeyen. Kanıtlayan.

Denotative : İşaret eden. Belirten. Düzanlamsal. İfade eden.

Stand for : Anlamına gelmek. Tarafını tutmak. Sineye çekmek. Desteklemek. Demek olmak. Kabullenmek. Sindirmek. Aday olmak. Çekmek. Simgelemek.

Demonstrative : Kanıtlayan. Belirtici. Hislerini açığa vuran. İşaret zamiri. Duygularını açığa vuran. Kesin olarak ispatlayan. Göze çarpan. Demonstratif. Duygularını gizleyemeyen.

Indicant : Gösterici. Gösterge. Ortaya döken. Gösteren (şey). Belirten. İşaret eden.

Exhibiters : Bir sergiye katılan kimse. Resimle gösteren. Arz eden. Sergileyen. Teşhir eden. Gösterici.

Denotive : Belirtici. Gösterici. Belirten. İşaret eden.

Representer synonyms : illustrative of, exhibiter, exhibitioners, exhibitant, vakil, exhibitory, serve, be, epitomist, vakeel, representative, expressive, emblematical, exhibitioner, equal, displayer, correspond, deictic.

Representer zıt anlamlı kelimeler, Representer kelime anlamı

Differ : Farklı düşünmek. Aynı fikirde olmamak. Benzememek. Farklı olmak. Ayrıcalık göstermek. Ters düşmek. Değişiklik göstermek. Değişik olmak. Farlı düşünmek. Anlaşamamak.

 

Prosecute : Savcılık yapmak. Kovuşturma açmak. Kovuşturmak. Aleyhinde dava açmak. Devam etmek. Takip etmek. Sürdürmek. Dava açmak. İlerletmek. Hakkında kovuşturma açmak.

Representer ingilizce tanımı, definition of Representer

Representer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who shows, exhibits, or describes.