Preservations türkçesi Preservations nedir

Preservations ingilizcede ne demek, Preservations nerede nasıl kullanılır?

Preservation of environment : Çevre korunması. Doğa değerlerinin, çağbilim ve yapıtasarcılık yapıtlarının ekinsel ve ekonomik değerini artırdığı yerlerin, kamu kuruluşlarının koruyucu ve geliştirici yönelti ve izlencelerine konu yapılması. bk. çevrel denetim.

Preservation of monuments : Anıtların korunması. Anıtların ve çevresinin bakım, onarım ve değerlendirilmesine ilişkin kuralları ve yöneltileri uygulamaya geçirme eylemi.

Preservation of natural sites : Doğanın korunması. Kentsel ve kırsal alanlardaki doğal ve yapay değerlerin bir bütün olarak, özellikle doğal güzelliklerin, çağbilim değerlerinin ve yapıtasarcılık yapıtlarının geliştirilerek korunmasına, kamuca benimsenmiş bir yönelti olarak çalışılması.

Preservation of old works : Eski eserlerin korunması.

Law of preservation of energy : Enerji korunumu yasası. Enerjinin kaybolmadığı veya elde edilmediğini sadece şekil değiştirdiğini beliren ilke.

Law of preservation of mass : Kütlenin korunumu yasası. Kütlenin sabit olduğunu ve bu maddenin yaratılamadığını veya yok edilemediğini belirten kanun.

Chemical preservatives : Kimyasal koruyucu. Kimyasal koruyucular. Yemlerde bakteri ve mantar gibi mikroorganizmaların gelişmelerini önlemek, oksijene karsı duyarlı maddeleri korumak gibi amaçlarla kullanılan, askorbik asit, bütil hidroksi anizol, kalsiyum propiyonat, sodyum propiyonat, sodyum sülfit, sorbik asit, tokoferoller gibi kimyasal maddeler.

 

Self preservation : Kendini savunma. Nefsini koruma. Kendini koruma.

Cryopreservation : Hücrelerin, dokuların, embriyoların ya da tohumların çok düşük sıcaklıklarda (-100 °c'den aşağıda) depolanması. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Soğuk saklama. Dondurarak saklama. Hücre, doku, embriyo veya tohumların yaşayabilirliğini sürdürmek için çok düşük sıcaklıklarda, sıvı azotta -196 oc da depolanması veya saklanması, kriyopreservasyon. Kriyoprezervasyon. Kriyopreservasyon.

Preservationists : Korumacı.

İngilizce Preservations Türkçe anlamı, Preservations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Preservations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Caretaking : Himaye. Bakma. Göz kulak olma. Denetleme.

Concealment : Gizleme. Gözetlemeye karşı koruma. Sükut. Yanıtlayıcının, olan bir durumu ya da bildiği bir konuyu açıklamaktan kaçınması ya da geçiştirmesi. Gizlenme. Örtme. Sır tutma. Suça yataklık etme.

Suffusion : Kızartı. Gizlenme. Yayılma. Kaplama. Yayma. Sufüzyon. Kızarma.

Territorial division : Bölgesel ayırım. İdari bölge.

Rampart : Sur. Sur ile çevirmek. Siper. Kale duvarı. Set. Savunma. İstihkam.

Forestallment : Önceden harekete geçme. Boşa çıkma. Önceden hareket etme. Önüne geçme. Yol kesme. Umma. Engel olma. Pusu kurma. Zorla durdurma. Hüsran.

 

Cannings : Kutuya koyma. Kutulama. Konservecilik. Tenekeleme. Madeni kaplarda ambalajlama. Konserveleme.

Weasel word : Anlam bozucu söz veya kelime. Anlam bozucu kelime. Doğrudan cevap vermekten kaçınmak için kullanılan söz veya kelime. Kaçamak cevap için kullanılan söz veya kelime.

Hiding : Gizleme. Dövme. Sopa. Gizlenme. Dayak.

Keeping : Tutma. Bakım. Geçindirme. (defter) tutma. Gelecekte kullanmak için ayırma. Uyum. İşletme. Geçimini sağlama. Nezaret. Muhafaza etme.

Preservations synonyms : indian reservation, body guard, asylum, disguisement, protections, preventions, casings, embeddings, maintenances, preservation, being saved, administrative district, qualification, hidings, care, casing, embedding, phylaxis, auspices, small print, prophylaxis, evading, bodyguard, armouring, chokidar, armoring, administrative division, dissimulation, conservancy, preserve, depositum, conservations, suffusions.

Preservations zıt anlamlı kelimeler, Preservations kelime anlamı

Certainty : Açıklık. Kesinlik. Olasılık kuramında bir olayın gerçekleşme olasılığının tam, yani 1'e eşit olması ya da gerçekleşmesinin kesinliği, bk. gerçekleşmeme olasılığı. Katiyet. Emniyet. Kuşkusuzluk. Belirli olma. Gerekirlik. Muhakkak. Kesin olan şey.