Pretending türkçesi Pretending nedir
- Gösterişçi.
- Numarası yapmak.
- Yalandan yapmak.
- Numara yapmak.
- Hak iddia etmek.
- Bahane etmek.
- Yapar gibi görünmek.
- Yapar gibi görünme.
Pretending ile ilgili cümleler
English: Ali is only pretending he's asleep.
Turkish: Ali sadece uyuyormuş gibi davranıyor.
English: Ali has been pretending to be me.
Turkish: Ali benmişim gibi davranıyor.
English: Ali is only pretending he's not interested.
Turkish: Ali sadece ilgilenmiyor gibi görünüyor.
English: Ali is only pretending that he doesn't know.
Turkish: Ali sadece bilmiyor gibi davranıyor.
English: Ali has his eyes closed and is pretending to be asleep.
Turkish: Ali gözlerini kapattı ve uyuyor gibi davranıyor.
Pretending ingilizcede ne demek, Pretending nerede nasıl kullanılır?
Unpretending : İddiasız. Mütevazı. Gösterişsiz. Alçakgönüllü. Mütevazi.
Pretend to : Süsü vermek. İddiasında olmak. Taslamak. İddia etmek.
Pretend to the throne : Tahtta hak iddia etmek.
Pretend : (yalandan) -miş gibi yapmak. Yapar gibi görünmek. Numara yapmak. Numarası yapmak. Rol kesmek. -miş gibi davranmak. İddiada bulunmak. Olmak. Gelmek. Bahane etmek.
Pretended : Numaradan. Varsayılan. Yapmacık. Sahte. Yalandan. Zahiri.
Pretentious : Yüksekten atıp tutan. İddialı. Kurumlu. Gösterişçi. Kendini beğenmiş. Kasıntı. Fiyakalı. Yüksekten atan. Gösterişli.
Pretends : Yalandan yapmak. Gelmek. İddiada bulunmak. (yalandan) -miş gibi yapmak. Olmak. Numarası yapmak. Yapar gibi görünmek. Numara yapmak. -miş gibi davranmak. Gibi yapmak.
Pretenders : Davacı. Hak iddia eden kimse. İsteyen kimse. Talip. Hak iddia eden. Tahta talip olan. Tahta hak iddia eden sahtekar.
Pretender : Davacı. Tahta hak iddia eden sahtekar. İsteyen kimse. Hak iddia eden kimse. Hak iddia eden. Talip. Tahta talip olan.
Pretense : Numara. Oyun. Rolüne girme. Yalandan yapma. Bahane. Yalan. İddia. Hile.
İngilizce Pretending Türkçe anlamı, Pretending eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pretending ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Feigning : Yalandan yapma. Sahte veya yanıltıcı bir tarzda hareket etme. Numara yapma. Başka türlü gösterme. Başkasıymış gibi davranma.
Affect : Gibi davranmak. Dokunmak. Üzmek. Duyguları etkilemek. Tutmak. Sevmek. Taslamak. Hoşlanmak. Değiştirmek. Bozmak.
Make pretense of doing : Yapıyormuş gibi görünmek.
Put on : Sayı yapmak. Çalıştırmak. Eklemek. İleri almak. Yapmak (makyaj). Almak (kilo). Sahnelemek. Takmak. Yakmak (ışık). Abartmak.
Braggy : Burnu büyük. Kibirli. Böbürlenen. Övüngen. Kendi kendini öven.
Acted : Rol yapmak. Etki etmek. Hareket etmek. Oynamak. Görevini yapmak. Davranmak. Rol oynamak.
Act : -e etkimek. Hukuk, kimya, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Etki etmek. Bir oyunda konunun ana parçalarından her biri bk. perde. Yapmak. Etki. Eylem. Özdeğin sonsuz türlerinden bir ya da birkaçının, başkalarında uyandırdığı her türlü iz ve iz bırakma eylemi. nedensellik,bağlantısı içinde bir nedenin sonucu. Bir tiyatro yapıtında olay dizisinin ana kesimlerini oluşturan ve kendi içinde bütünlüğü olan bölüm. Yasa.
Demand : Zorlamak. Talepte bulunmak. Talep. Kişinin alıcının mal isteminde bulunması. sataktan mal alımı için yapılan isteklerin tümü. Bir piyasadaki tüketicilerin bir mal ya da hizmete yönelik satınalma gücüyle desteklenmiş istek, niyet ve davranışları. Talep etmek. İstek. Rağbet etmek. İstem.
Play : Tutmak. Piyes. Sözsüz ve müzikli ya da müziksiz (raks, pandomim ve benzeri), sözlü ve müzikli (tiyatro, opera, operet ve benzeri) olup sahnelerde oynanabilen ürünler. Çalmak (müzik terimi). Oyuncunun gerekli ses uygulayımı ve gövde hareketleri ile bir oyun kişisini canlandırması ya da göstermesi. Hareket etmek. Oynama üzere yazılmış tiyatro yapıtı. Bahis yapmak. Oynaşmak. Çalmak.
Sail under false colors : Kandırmak. Aldatmak. Olduğundan başka türlü görünmek. Olduğundan farklı göstermek. İkiyüzlü bir şekilde hareket etmek. Aldatmak için başkasının bayrağını veya flamasını çekerek yelken açmak (korsanların başka gemileri güvende oldukları hissi vermek için yaptıkları). Kuzu postuna bürünmek.
Pretending synonyms : affects, dissembling, pose as, pleads, plays, make believe, arrogate to oneself, pretence, put on an act, rodomontade, pretend, claimed, make a show of, simulate, performed, stake out a claim, hammed, play at, performs, plead, demanded, made as if to, allege, pleaded, ham, simulates, played, simulating, feigns, raffish, pled, assert, impersonating.

Bu kısımda Pretending kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pretending ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pretending anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pretending ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.