Prill türkçesi Prill nedir

Prill ingilizcede ne demek, Prill nerede nasıl kullanılır?

April : Popo. Kıç. Deep purple hiti 1969. Yılın dördüncü ayı. Göt. Nisan. Nisan ayı.

April 5 austerity measures : 5 nisan kararları. Yüksek oranlı süreğen enflasyonu düşürmek ve iktisadi istikrarı sağlamak amacıyla kamu harcamalarının kontrol altına alınması, kamu gelirlerinin arttırılması ve ücret/maaşların dondurulması gibi önlemler içeren program.

April 5 decisions : 5 nisan kararları. Yüksek oranlı süreğen enflasyonu düşürmek ve iktisadi istikrarı sağlamak amacıyla kamu harcamalarının kontrol altına alınması, kamu gelirlerinin arttırılması ve ücret/maaşların dondurulması gibi önlemler içeren program.

April 5 stabilization decisions : 5 nisan kararları. Yüksek oranlı süreğen enflasyonu düşürmek ve iktisadi istikrarı sağlamak amacıyla kamu harcamalarının kontrol altına alınması, kamu gelirlerinin arttırılması ve ücret/maaşların dondurulması gibi önlemler içeren program.

April fool : 1 nisanda aldatılan kimse. Bir nisan şakası. Nisan 1 de kandırılan kişi. Nisan 1 şakası yapmak. Nisanbalığı. 1 nisanda aldatılan kişi.

Priapisms : Priapizm. Priyapizm.

Enalapril : Anjiyotensin 1’den anjiyotensin 2 oluşumunu sağlayan anjiyotensin dönüştürücü (ace) enziminin baskılayarak etkisini gösteren damar genişletici ilaç. Enalapril.

 

Priapism : Priyapizm. Priapizm.

April fools day : Nisan bir. 1 nisan şaka günü.

Mid april : Nisan'ın ortası.

İngilizce Prill Türkçe anlamı, Prill eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prill ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Trepan : Balta. Cerrah testeresi. Cerrah testeresi ile kafatasını kesmek. Delik açmak. Kafatası delgisi. Matkap. Kemiklerin üzerinde yapılacak herhangi bir şirurjikal müdahalede kullanılan delici aygıt. Trepan. Kuyu delme burgusu.

Brills : Mükemmel. Çivisiz kalkan. Pisi balığı. Balık türü. Çivisizkalkan. Dişikalkan. Harika. Süper.

Brill : Pisi balığı. Süper. Balık türü. Mükemmel. Harika. Dişikalkan. Çivisiz kalkan. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, yanyüzergiller (pleuronectidae) familyasından, 50 cm kadar uzunlukta, üzerinde kara lekeler bulunan, avrupa, akdeniz ve karadeniz'de yaşayan bir tür.

Note : Bilgisayar, gitar, tarih alanlarında kullanılır. Bir devletin başka bir devlete ya da onun elçisine yazılı ya da sözlü olarak yaptığı bildiri. Pusula. Saygınlık. Not etmek. Senet. Dikkat. Belge. Kağıt para. Farketmek.

Ore : Cevher. Filiz (kimya terimi). Metal. Yeter gerilimli, doğru akımlı bir üretece bağlı iki elektrikucunun uçları arasında, 3000°c'nin üzerinde bir sıcaklıkla ortaya çıkan, akımın, elektrik uçlarının buğusuyla aktarılması sonucu yeğin bir ışık veren boşalma. Mineralbilimde, bileşiminde metal bulunan, metalimsi parıltısı ve yüksek yoğunluğu ile kendini belirten mineral topluluğu. Maden. Töz. Madencilik, sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır. Filiz.

 

Tone : Donuklaştırmak. Ses tonu. Renk tonu. Bilgisayar, gitar, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tarz vermek. Ses. Perde. Rengin üç değişkeninden biri (öbürleri: parlaklık, doyma). karmaşık bir ışığın, ağır çeken dalga uzunluğu, dolayısıyla bu dalga uzunluğuna uygun düşen rengi. herhangi bir rengin; kırmızı, sarı, yeşil, mavi ve yeniden kırmızı olarak çembersel biçimde sıralanan renklerden birine olan benzerliği. (siyah, beyaz ve gri, renközü bulunmayan ışıklardır). tv. renkli televizyonda, renklilik bilgisini oluşturan öğelerden biri. Sesin yeğinliği, yüksekliği ve anlatım nitelikleri. Sesin değişik düzeylerdeki frekanslarının işitsel algısı.

Bore : Usandırmak. Oyu. Sıkıcı şey. Canını sıkmak. Sonda. Delmek. Yüksek dalga. Birisinin canını sıkmak. Dert. Başını ağrıtmak.

Spud : (kutlama vb amacıyla) yumruk çakma. Çapalamak. Mala. Tirpidin. Patates. Kazma. Çapa ile kesmek. Kısa ve kalın şey. Tirpit. Spatula.

Cut : İndirilmiş. Pay. Kurgulamak. Kesik. Diş çıkarmak. Çevirimin sona erdiğini, alıcının durdurulmasını bildirmek için yönetmenin, alıcı yönetmenine verdiği komut. Sapmak. Bilgisayar, basketbol, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yontmak. Kamçılamak.

Shake : Çırpmak. Silkelemek. Sarsıntı. Yakasını kurtarmak. Atlatmak. Silkmek. Titremek. Üzmek. Sarsma. Titretmek.

Prill synonyms : counter drill, musical note.

Prill ingilizce tanımı, definition of Prill

Prill kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A stream. A nugget of virgin metal. To flow. The brill.