Primary coil türkçesi Primary coil nedir

  • Dalgalı gerilimleri yükseltmeye ya da alçatmaya yarayan bir dönüştürecin girdi kangalı.
  • Birinci devre bobini.
  • Birincil kangal.
  • Birincil sargı.
  • Primer bobin.
  • Fizik alanında kullanılır.
  • Primer sargı.

Primary coil ingilizcede ne demek, Primary coil nerede nasıl kullanılır?

Primary : Birinci derecede. Primer. Baş. İlk. Öncelikli. En önemli. İlksel. Temel. Ana renk. Çifyıldızlarda büyük olan yıldız.

Coil : Dolanmak. Roda. Halatların muhafaza edilmeleri için yapılan istif biçimi. Kangal etmek. Gebeliği önleyici alet. Sargı. Sarılmak. Bir mıknatıs ve bu mıknatısın çevresine sarılmış, oluşturduğu manyetik alan yoluyla çalgıdaki tel titreşiminin ses sinyaline dönüşümüne olanak sağlayan ve dışına yapıştırılan bir bez ile yalıtılan iletken tel yumağından oluşan alet. Kangallanmak. Tutam.

Primary abilities : Birincil beceriler. Temel yetenekler. Anlak bileşenlerinin sayısını azaltmak üzere etken çözümlemesiyle birbirinden ayrılan ve anlağı oluşturduğu varsayılan başlıca etkenler.

Primary acanthosis nigricans : Birincil akantozis nigrikans. Esas olarak bir yaşından küçük dachshund ırkı köpeklerde kesin olarak bilinmeyen sebeplerle biçimlenen, kalıtsal olduğu kabul edilen akantozis nigrikans, idiopatik akantozis nigrikans.

 

Primary active transport : Hücre zarında, bir maddenin az yoğun ortamdan çok yoğun ortama, taşıyıcı aracılığıyla ve atp’ den enerji sağlanmak suretiyle taşınması. Birincil aktif taşınım.

Primary alcohol : Primer alkol. Birincil alkol. Genel formülleri r-ch2oh olarak gösterilen ve işlevsel kökün (-oh) bağlı olduğu karbona bir alkil ve iki hidrojen bağlanmış alkol. örn. propan-1-ol, c2h5-ch2-oh. Birinci alkol.

İngilizce Primary coil Türkçe anlamı, Primary coil eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Primary coil ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abcoulomb : Saltık birimler dizgesindeki elektrik yükü birimi. Cgs sisteminin elektromanyetik birimi. Saltık coulomb. On kulon. Abkulon.

Accelerometer : İvmeyi ölçen. Doğrusal ya da dönel ivmeyi ölçme işinde kullanılan aygıt. İvme ölçer. Hızlanmayı. Devinen bir cismin ivmesini ölçen aygıt. İvmeyi ölçen aygıt. İvme ölçme aleti. Akselerometre. Gösteren ve kaydeden bir cihaz (havacılık).

Absorptivity : Bir ortamın, bu ortamın sınırlarının hiç bir etkisi olmamak koşulu ile, birim kalınlığının iç yutma çarpanı. Soğurabilirlik. Yutuculuk. Bir yüzeye vuran ışınım erkesinin yüzeyce soğurulan bölüğünün ölçüsü. Emme yetkesi. Emicilik. Emme kapasitesi. Emme sığası. Soğurma katsayısı.

Absorption band : Soğurum kuşağı. Absorpsiyon bandı. Soğurma bandı. Bir soğurum izgesinde belirtken karanlık bir kuşak.

Absorption loss : Bir ortamdan geçen ya da bir ortamın yüzeyinden yansıyan bir erke türünün bir kesiminin başka bir erkeye dönüşerek yitimi. Emme yitmesi. Emme yitiği. Soğurma kaybı. Emme kaybı. Absorpsiyon kaybı. Soğurum yitimi.

 

Absorption edge : Soğurum kenarı. Absorpsiyon kenarı. Soğurum kıyısı. Bir x-ışmı izgesinin birden kesildiği dalga boyu. bu tür izgenin resminde keskin bir kıyı görülür.

Acoustic absorptivity : Ses emiciliği katsayısı. Ses emiciliği. Ses soğurganlığı. Bir yüzey tarafından soğurulan ses erkesinin yüzeye vuran erkeye oranı.

Absolute magnitude : Mutlak büyüklük. 10 parsek (3,26x10 ışık yılı) uzağındaki bir yıldızın görünür büyüklüğü. Saltık büyüklük.

Absolute concentration : Saltık derişim. Birim oylumda bulunan özdek, erke ya da başka bir varlık tutarı; santimetre küp başına erg ya da sayı olarak verilir.

Primary winding : Primer sarım. Birinci devre sargısı. Birinci sargı. İlk sargı.

Primary coil synonyms : absolute units, abampere, accumulation coefficient, acoustic feedback, abnormal reflection, absorptiometer, absolute zero.