Primary source türkçesi Primary source nedir

  • Temel kaynak.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Eğitim araştırmalarında baş vurulan ve herhangi bir olay ya da olgu üzerinde doğrudan doğruya bilgi edinilmesini sağlayan belge, yapıt, yazı ve sözlü tanıklık.
  • Asli kaynak.
  • Ana kaynak.
  • Birincil veya ana kaynak.
  • Birincil kaynak.
  • Bir erkesel dönüşüm ile üremiş ışık yayımlayan yüzey ya da nesne.
  • Görgüsel ve tanıklı betimlemeler gerektiren bir araştırmada, olayın görgü tanıklarının açıklamalarını içeren doğrudan belgeler, bk. görgü tanıklığı.

Primary source ile ilgili cümleler

English: Electronic news media is our primary source of information.
Turkish: Elektronik haber medya temel bilgi kaynağımızdır.

Primary source ingilizcede ne demek, Primary source nerede nasıl kullanılır?

Primary : Primer. Ana. Çifyıldızlarda büyük olan yıldız. İlk, en yalın, en önemli olay , biçim ya da küme. örn. karmaşık tepkimeler dizgesindeki en önemli ya da en hızlı tepkime. Temel. En başta gelen. Ana renk. Öncelikli. Başyıldız. Baş.

Source : Sebep. Tedarik etmek. Kaynakça. Işık, elektromagnetik dalga gibi erke türlerini üretip dışarı salan cisim ya da yer. Köken. Haber kaynağı. (bilgi veya haber) kaynağını belirtmek veya vermek. Kaynak. Menşe. Memba.

Primary abilities : Anlak bileşenlerinin sayısını azaltmak üzere etken çözümlemesiyle birbirinden ayrılan ve anlağı oluşturduğu varsayılan başlıca etkenler. Temel yetenekler. Birincil beceriler.

 

Primary acanthosis nigricans : Esas olarak bir yaşından küçük dachshund ırkı köpeklerde kesin olarak bilinmeyen sebeplerle biçimlenen, kalıtsal olduğu kabul edilen akantozis nigrikans, idiopatik akantozis nigrikans. Birincil akantozis nigrikans.

Primary active transport : Hücre zarında, bir maddenin az yoğun ortamdan çok yoğun ortama, taşıyıcı aracılığıyla ve atp’ den enerji sağlanmak suretiyle taşınması. Birincil aktif taşınım.

Primary alcohol : Birincil alkol. Primer alkol. Genel formülleri r-ch2oh olarak gösterilen ve işlevsel kökün (-oh) bağlı olduğu karbona bir alkil ve iki hidrojen bağlanmış alkol. örn. propan-1-ol, c2h5-ch2-oh. Birinci alkol.

İngilizce Primary source Türkçe anlamı, Primary source eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Primary source ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Academic preparation : Belli bir bilim ya da meslek dalında çalışmak için gerekli öğrenimi tamamlamış olma. yüksek öğretimin herhangi bir dalında öğrenim yapmak için gereken ön hazırlık. Akademik hazırlık.

A priori knowledge : A priyori bilgi. Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi. Önsel bilgi.

Abnormal child : Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk. Olağandışı çocuk.

Achievement tests : Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler. Başarı testi. Başarı testleri.

 

Academy : Yüksekokul. Akademi. Okul. Medrese. Bilim adamları topluluğu. Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu. Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Yüksek okul.

Active school : Etkin okul. Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul.

Fountainheads : Pınar başı. Memba (akarsu). Kaynak. Pınar. Memba. Asıl kaynak. Çeşme.

Abulia : İrade yitimi. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. Abuli. İstem yitimi. İrade kaybı. Kayıtsızlık. İstenç yitimi. Abulya. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı.

Fountainhead : Memba (akarsu). Memba. Pınar başı. Çeşme. Pınar. Asıl kaynak. Kaynak.

Accustoming : Ünsiyet. Ülfet. Bir hayvana şu ya da bu amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi. Alıştırmak. Yetiştirim.

Primary source synonyms : academic intelligence, academy of economic and commercial sciences, ability group, principle, achromatopsia, abstract intelligence, primary light source, achievement age, academic year, abstract reasoning.