Fountainhead türkçesi Fountainhead nedir

Fountainhead ingilizcede ne demek, Fountainhead nerede nasıl kullanılır?

Fountainheads : Ana kaynak. Asıl kaynak. Pınar. Memba (akarsu). Memba. Çeşme. Kaynak. Pınar başı.

Fountain head : Çıkış noktası. Pınar başı. Kaynak. Asıl.

Fountain of youth : Gençlik çeşmesi.

Fountain pen : Dolma kalem. Stilo. Dolmakalem.

Drinking fountain : Fıskiyeli çeşme. Su çeşmesi. Suyu düzgün bir şekilde fışkırtarak içilmesini kolaylaştıran çeşme. Musluk. Çeşme.

Fountain : Asıl. Aslanağzı. Köken. Çeşme. Süs havuzu fıskiyesi. Pınar. Memba. Fıskiye. Kaynak.

Soda fountain : Soda makinesi. Büfe. Kola makinesi.

Water fountain : Su çeşmesi. Musluk. İçme suyu çeşmesi. Çeşme. Soğuk içme suyunu dağıtan aparat.

Fountains : Pınar. Fıskiye. Kaynak. Memba. Çeşmeler. Çeşme.

İngilizce Fountainhead Türkçe anlamı, Fountainhead eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fountainhead ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Well head : Kuyu ağzı. Kuyu üzerine kurulan yapı. Sebil. Kuyu kafası. Kuyu başı.

Spring : Mart, nisan ve mayıs aylarını içine alan zaman aralığı (kuzey yarımküre için). gökbilimde 21 mart ile 22 haziran arası. Atlama. Kışı yaza bağlayan ara mevsim, bk. mevsimler. Yaylanmak. Çıtlatmak. Yeraltı sularının kendiliğinden yeryüzüne çıktığı yer. Ekseni çevresinde döndürülüp sıkıştırıldıktan sonra eski durumuna gelirken bir iş, bir devinim sağlayan çelik yay. Zemberek. Bahar.

 

Source : Yararlanılan kaynak. Haber kaynağı. Göz. Tedarik etmek. Işık, elektromagnetik dalga gibi erke türlerini üretip dışarı salan cisim ya da yer. Göze. Sebep. Menşe.

Root : Tutmak. Kökleştirmek. Deşmek. Kökleşmek. Köken. Araştırmak. Çakmak. Yerleşmek. Örtü kökü. Eşelemek.

Headwaters : Irmağı besleyen kollar. Irmak kolları. Su kaynağı. Göze. Irmağın kaynak kısmı. Irmağı besleyen kaynaklar. Irmak kaynağı.

Authorship : Köken. Eser sahipliği. Yazarlık. Müelliflik. Yapıt yaratmayı kendine uğraşı yapma işi. Muharrirlik.

Chapter and verse : Bir konuya ait tüm ayrıntılar veya gerçekler veya noktalar. Bir pasaja yapılan gönderme. Kanıtlarla doğruluğunu savunmak. Bir alıntıya vb atıfta bulunmak.

Roots : Kökler.

Origin : Bir şeyin dayandığı temel. Bir cismin ya da varlığın doğduğu ya da çıktığı yer. güneş dizgesinin kökeni büyük bir gaz bulutuydu. Bilgisayar, hukuk, fizik, kimya, uzay, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Doğuş. Menşe. Bir malın üretildiği yer. Bir malın üretildiği ya da yapıldığı, alındığı, getirildiği yer. Nereden. Herhangi bir malın üretildiği ya da dışsatımının yapıldığı yer. Asıl.

Fountains : Fıskiye. Çeşmeler.

Fountainhead synonyms : rootage, founts, mines, basis, tap water, font, bottoms, bubblers, fonts, head, fountain head, wellspring, mine, birth, aggregator, water fountain, fount, context, well, breeder, primary source, derivation, headspring, principle, anlage, fountain, sources, births, fountainheads, drinking fountain, beginning, springhead, contexts.