Fountainheads türkçesi Fountainheads nedir

Fountainheads ingilizcede ne demek, Fountainheads nerede nasıl kullanılır?

Fountainhead : Ana kaynak. Çeşme. Memba. Asıl kaynak. Kaynak. Memba (akarsu). Pınar. Pınar başı.

İngilizce Fountainheads Türkçe anlamı, Fountainheads eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fountainheads ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bottoms : Dip tortu. Tortu. Kabın dibinde toplanan sıvı. Kıç (argo terim). Tekne. Alt. Dip. Popo. Gemi omurgası.

Head : Başında olmak. Kafa. Atletizm, bilgisayar, biyoloji, jimnastik, madencilik, sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır. Çekicin demir, pirinç ya da pirinçten daha sert bir özdekten yapılmış, madensel dolgulu yuvar biçiminde baş bölümü. Gövde. Kullanmak. Baş. İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan en ön bölgesi. herhangi bir hayvanın bu bölgeye karşılık olan yapısı. sefal, kafa. 3.bakteriyofajlarda ikozahedral şekilli, dna içeren kısmı. 4.miyozinin bir parçası. fosfolipitlerin yağ asitleri içermeyen kısmı. spermlerde haploit çekirdeğin bulunduğu kısmı. Başına geçmek (şirket vb). Bir örtünün en ileri sürüklenmiş kesimi.

 

Root : İlkyazı. Yatık bir kıvrımın ya da örtünün, az çok düşey durumda olan ve yere girer gibi bulunan arka yanı. Tutmak. Yerleşmek. Kökleşmek. Kök salmak. Örtü kökü. Kelimelerin bütün yapım ve çekim eklerini çıkardıktan sonra ayrılamayan ve esas (temel) anlamı taşıyan bölümü: ye-, sor-, kış, el(elig), al-, dur-, yol, ver- vb. Biyoloji, hukuk, gramer, jeoloji alanlarında kullanılır. Köken.

Roots : Kökler.

Derivation : Vücutta bir yöndeki sıvı ve kanı diğer yöne kaydırma, çekme. kan alma; idrar söktürücü, terletici ve ishal yapıcı ilaçlarla gerçekleştirilir. Türeme. Bir işlevin türevimi alma. birtakım varsayımlardan yola çıkarak doğabilimsel bir yazım geliştirme. Ad veya fiil kök ve gövdelerine yapım ekleri getirmek suretiyle eklendiği kökle ilgili yeni anlamlar kazanmış kelime yapma işi: oyun+a-mak, verim+li+lik, yara-r+lı, kum+luk, bin-ici + lik, ben + im + se-mek, bir-le-ş-tir + mek, oku-t-tur-, yan-kı vb. Asıl. Derivasyon. Köken. Türetme.

Primary source : Eğitim araştırmalarında baş vurulan ve herhangi bir olay ya da olgu üzerinde doğrudan doğruya bilgi edinilmesini sağlayan belge, yapıt, yazı ve sözlü tanıklık. Bir erkesel dönüşüm ile üremiş ışık yayımlayan yüzey ya da nesne. Temel kaynak. Görgüsel ve tanıklı betimlemeler gerektiren bir araştırmada, olayın görgü tanıklarının açıklamalarını içeren doğrudan belgeler, bk. görgü tanıklığı. Birincil kaynak. Asli kaynak. Birincil veya ana kaynak.

Fonts : Yazı tipi. Lambanın gaz haznesi. Yazı tipleri. Vaftiz su kabı. Yazıtipleri.

Font : Menşe. Yazıtipi. Yazı tipi. Vaftiz su kabı. Vaftiz kurnası. Yazıyüzü.

 

Springhead : Pınarbaşı.

Births : Doğurma. Doğumlar. Doğuş. Doğma. Soy. Köken. Nesil. Yavrulama. Doğum.

Fountainheads synonyms : rootage, tap water, birth, fountainhead, context, contexts, beginning, well, well head, breeder, fount, water fountain, fountains, principle, origin, basis, authorship, fountain head, source, headwaters, fountain, chapter and verse, mine, sources, founts, bubbler, drinking fountain, bubblers, headspring, anlage, spring, aggregator, wellspring.