Primase türkçesi Primase nedir

  • Replikasyon çatalında, dna sentezinin başlangıcını tanıyan ve kısa rna primerini oluşturan enzim.
  • Dna polimerazlar tarafından birincil olarak kullanılan rna oligonükleotitlerin üretimini katalize eden enzim.
  • Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Primaz.

Primase ingilizcede ne demek, Primase nerede nasıl kullanılır?

Prima ballerina : Bale sanatında yıldız düzeyine erişmiş sanatçı. Baş katta dansçı. Balede başrolde dans eden kadın sanatçı. Baş balerin. Yıldız dansçı.

Prima donna : Kendini beğenmiş kişi. Baş kadın oyuncu (opera). Baş kadın şarkıcı. Primadonna. Opera'da başrolde oynayan kadın sanatçı. Kaprisli. Zor beğenen kimse. Nazlı kimse.

Prima facie : İlk izlenime göre değerlendirilen. İlk intiba üzerine. İlk bakışta. Vehleten. Dış görünüşe göre. İlk bakışta olan. İlk izlenime göre.

Alla prima : Resmin tek seferde boya uygulamasıyla tamamlandığı yağlı boya resim tekniği (sanat).

Fissura prima : Fissura prima. Beyincikte, culmen ile declive'yi birbirinden ayıran sığ oluk.

Primacies : Başpiskoposluk. Önce gelme. Önde gelme. Papalık. Öncelik. Üstünlük.

Primarily : Aslında. Herşeyden önce. Esasen. En çok. Öncelikli olarak. Her şeyden önce. Başlıca. Ağırlıklı olmak üzere. Öncelikle. İlk olarak.

 

Primacy : Başpiskoposluk. Üstünlük. Papalık. Önde gelme. Önce gelme. Öncelik.

Prima : Kılavuz söz. Eskiden yazmalarda, bugün genellikte ansiklopedi ve sözlüklerde kullanılan, bir sayfanın son satırının sağ alt köşesine yazılan bir sonraki sayfanın ilk sözcüğü.

Primal : Başlıca. Ana. Asal. İlk. Birincil ya da primer. Baş. Temel. İlkel.

İngilizce Primase Türkçe anlamı, Primase eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Primase ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clannish : Ayrılıkçı. Klana ait. Birbirini tutan. Klik yaratan. Klan. Kabile. (grup) ayrılıkçı. Kabileye ait. Yabancıları sevmeyen.

Personal : Zati. Kişisel. Kişiye özel. Menkul. Bedensel. Özel. Kişisel ilanlar sayfası. Hususi. Kişiye yönelik. Şahsa özel.

One on one : İki kişi arasında. Sadece iki kişi dahil eden.

Clubby : Girişken. Girgin.

Head to head : Yüzyüze. Kafa kafaya. Başbaşa. Kafa kafaya denge. Baş başa. Karşılıklı (yüzleşme). Bir kişi ayakta dururken, onun üstüne, amuda kalkarak çıkan kişinin kafasını ötekinin kafası üzerine koyarak dengelenmesi. Erkek erkeğe.

Offstage : Sahne dışı. Kulis. Sahne arkası. Sahne arkasında olan. Sahnenin ya da dekorun dışı.

Swear off : Bırakacağına yemin etmek. Bir şeyi yapmamak için tövbe etmek. Tövbe etmek.

Esoteric : Belirli bir kesime hitap eden. Belli bir gruba hitap eden. İçrek. Gizli. Özel. Olağandışı. Bir kesime hitap eden. Ufak bir gruba özgü. Nadir. Ezoterik.

Secret : Yaşırın. Gizli kalmış. Gizli şey. Gizem. Sır. Saklı. Gizemli. Esrar. Gizli. Kentsoylu tiyatrosunun «iyi kurulu oyun» anlayışında, seyirciye bildirilen, ama oyun kişilerinin bilmedikleri bir şey. bu giz oyunun çözüm kesiminde aydınlanır.

 

Backstage : Dekor arkası. Perde arkasında olan. Dekorun gerisindeki kulis. Perde arkası. Perde arkasında. Gözdenlerden uzakta. Sahne arkası. Perde gerisi. Ünlü kişilerin özel yaşamlarına dair. Sahne arkasında.

Primase synonyms : cloistered, nonpublic, plight, cliquish, confidential, undertake, declare, closed door, toffee nosed, reclusive, snobby, sequestered, insular, snobbish, tete a tete, semiprivate, guarantee, pledge, assure, contract, privy, close, secluded.

Primase zıt anlamlı kelimeler, Primase kelime anlamı

Exoteric : Eksoterik. Harici. Kolay anlaşılır. Dışrak. Anlaşılır. Genel. Sıradan.

Impersonal : Kişisiz. Şahsi olmayan. Gayrı şahsi. Kişilerüstü. Kişiliksiz. Kişilikdışı. Kişidışı. Kişilik dışı. Kişisel olmayan. Gayri şahsi.

Public : Herkesçe bilinen. Amme. Ahali. Topluluk oluşturucu ortak çıkarlar çevresinde oluşan ve üyeleri bu ortak çıkarlar konusunda karar birliğine ulaşmak için etkileşimde bulunan toplumsal kesim. Kamu. Aleni. Bar. Herkesin bildiği. Milli. Kamuya ait.

Primase antonyms : last, unoriginal, inessential, secondary.