Primitive mammals türkçesi Primitive mammals nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • İlkel memeliler.
  • Bazı sınıflandırmalara göre memeliler (mammalia) sınıfının, tek delikliler (monotremata) takımı ile soyu tükenmiş olan bazı ilkel yapılı memelileri içine alan bir alt sınıfı.

Primitive mammals ingilizcede ne demek, Primitive mammals nerede nasıl kullanılır?

Primitive : Basit. Önceki. İlk insan. Yapmacıksız ve kendi kendini yetiştirmiş ressam. Yabanıl. Evvelki. Pirimitif. Primitif. İlk, ilkel, özgün.

Mammals : Memeliler. İkincil ağızlı hayvanlardan, kordalılar (chordata) alt filumunun, omurgalılar (vertebrata) dalından, süt bezleri gelişmiş ve yavrusunu süt ile besleyen, sıcakkanlı, tek delikliler (monotremata) takımı hariç hepsi doğurarak çoğalan, kalpleri dört odalı, göğüs ve karın boşlukları bir zar ile ikiye ayrılmış, vücutları tüylerle örtülü, karada, denizde ve havada yaşayan türleri kapsayan bir sınıf. Memeli. Memeli hayvanlar.

Primitive accumulation : İlkel birikim. İlk birikim. İlkel birikme. Üretim araçlarının emekten ve üreticiden ayrılmasıyla sermayenin tarihsel doğuşunu hazırlayan, emeği ücretli emeğe dönüştürerek sermayeye bağımlı kılan, kapitalist üretim için gerekli temeli sağlayan ve karl marx tarafından tanımlanan tarihsel süreç.

 

Primitive architecture : Damsız kulübelerden, direkler üzerine kurulan barakalara; tek duvardan ibaret gölgeliklerden, içinde yüzlerce kişiyi barındıran büyük evlere; mağaralardan çadır-evlere; bunların yanı sıra teknik bakımdan kusursuz, güzelduyusal yönden değerli olan yapılara kadar değişen bir tablo gösteren; toprak, çamur, ahşap, taş, kerpiç, kiremit, ağaç kabuğu, deri, post, çayır, yaprak, sarmaşık vb. gereçlerle yapılan barınak, yapı, ev ve konutların tümü. İlkel mimarlık.

Primitive art : İlkel sanat. İlkellerin, güzelduyusal amaçtan çok dinsel ve toplumsal amaca yönelik, görevsel nitelikteki sanatı.

Primitive cell : Kristal bileşimindeki bütün atom türlerinin, olanaklı bütün yerlerini aldıkları ve içinde bütün bakışım özelliklerinin bulunduğu en küçük ağcık. İlkel göze.

İngilizce Primitive mammals Türkçe anlamı, Primitive mammals eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Primitive mammals ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abiotic environment : Cansız çevre. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Acacia : Salkım ağacı. Akasya sakızı. Arap zamkı. Mimoza. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya.

 

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Aardvark : Yerdomuzu. Karınca yiyen. Borudişli. Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

Primitive mammals synonyms : a cells, abo blood groups system, aardvarks, abiotic factor, abacus bodies, abambulacral area.