Prioritize türkçesi Prioritize nedir

  • Öncelik vermek.
  • Önem sırasına göre sıralamak.
  • Ön planda tutmak.
  • Öncelik tanımak.
  • Öncelik sırasına koymak.
  • Öncelemek.
  • Önceliklendirmek.
  • Önem sıralaması yapmak.
  • Önem sırasına göre dizmek.

Prioritize ile ilgili cümleler

English: I have to prioritize.
Turkish: Öncelik sırasına karar vermeliyim.

Prioritize ingilizcede ne demek, Prioritize nerede nasıl kullanılır?

Priorities : Öncelik. Kıdem. Öncelikler. Rüçhan hakkı. Öncelik kaideleri.

Prioritisation : Önceliklendirme. Öncelik verme.

Prioritise : Ön planda tutmak. Öncelemek. Önem sırasına göre sıralamak. Öncelik tanımak. Öncelik vermek. Önem sıralaması yapmak. Önem sırasına göre dizmek. Önceliklendirmek. Öncelik sırasına koymak.

Prioritised : Öncelik verilmiş.

Prioritises : Önem sırasına göre dizmek. Öncelik vermek. Öncelik sırasına koymak. Önem sırasına göre sıralamak. Önem sıralaması yapmak. Önceliklendirmek. Öncelemek. Öncelik tanımak. Ön planda tutmak.

Prioritising : Öncelik verme.

Priority base : Öncelik tabanı. Temel öncelik.

Priority indicator : Öncelik göstergesi.

Priority development areas : Kalkınmada öncelikli yöreler. Bir ülkede resmi makamlarca belirlenen ve orada yapılacak yatırımlara ve çalışanlara bazı özel desteklerin sağlandığı yerleşim birimleri.

 

Priority level : Öncelik düzeyi.

İngilizce Prioritize Türkçe anlamı, Prioritize eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prioritize ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Place : Koymak. Ev. Statü. Kutsal olarak nitelenen, içinde ya da çevresinde dinsel, büyüsel, geleneksel, törensel işlemler yapılan, toplantılar düzenlenen alan, düzlük, dağ, tepe, orman vb. her biri. bk. adak, kurban. Yerleşim yeri. Vermek (para). Oturtmak. Sorumluluk. Mekan. Yerleştirmek.

Gave way : Dayanamamak. Çökmek. Yol vermek. Kendini vermek. Boyun eğmek. Kapılmak. Küreklere asılmak.

Prefer : Tercih etmek. Yeğlemek. Üstün tutmak. Beğenmek. Tayin etmek. Atamak. Sunmak. Yeğ tutmak. İleri sürmek.

Given way : Kendini vermek. Yol vermek. Çökmek. Kapılmak. Boyun eğmek. Küreklere asılmak. Dayanamamak.

Giving priority : Ayrıcalıklı konuma koymak.

Give priority : Öncelik göstermek. Öncelikli tutmak. Rüçhan hakkı vermek.

Give way : Çekilmek. Kopmak. Yol vermek. Dayanamamak. Kendini vermek. Çökmek. Kuvveti tükenmek. Boyun eğmek. Küreklere asılmak.

To give up : Yol vermek. Teslim etmek. Ödün vermek. Vazgeçmek. Bırakmak. Teslim olmak. Kabullenmek. Vermek. Kabullenmek zorunda kalmak.

Preferring : Yeğ tutmak. Üstün tutmak. Arzetmek. Tayin etmek. Atamak. Tercih etmek. Sunmak. İleri sürmek. Yeğlemek.

Prioritize synonyms : prioritise, range, give precedence, prefers, grade, yield precedence to, order, prioritises, rank, give priority to, rate.