Probes türkçesi Probes nedir
- Soruşturmak.
- Derinine inmek.
- Derinlemesine araştırmak.
- Araştırmak.
- Deşmek.
- Sonda koymak.
- İskandil etmek.
- Sonda ile yoklamak.
Probes ile ilgili cümleler
English: Pictures taken by space probes have shown thin rings around Jupiter.
Turkish: Uzay sondaları tarafından çekilen resimler, Jüpiter'in etrafındaki ince halkaları gösterdi.
Probes ingilizcede ne demek, Probes nerede nasıl kullanılır?
Saprobes : Saprobes. Saprofit karakterli mantarlar. Besinlerini canlı olmayan ölü organik maddelerden temin eden organizma.
Probe question : Belli sorulara alınan yanıtların nedenlerine ve gerekçelerine inmeyi amaçlayan sınama sorusu. Yoklama sorusu.
Antagonistic probe : Bir görüşmede gerçekliğinden kuşku duyulan kimi yanıtların sınanabilmesi için yanıtlayıcıyla sağlanmış uylaşımın geçici ve amaçlı olarak örtük bir çatışkınlığa dönüştürülmesi, bk. yoklama. Karşıtyoklama.
Coupling probe : Kuplaj probu.
Hybridisation probe : Melezleme işlemi için kullanılan ve genetik tercüme yolu ile sentezlenmiş radyoaktif olan ya da olmayan maddeler ile işaretlenmiş kısa dna ya da rna parçaları. Melezleme probu.
Probabilism : Olasılıkçılık. Probabilizm. Olasıcılık. Bilgide salt doğruluk ya da değişmezlik olamayacağını, ancak daha olası görünen sanılar ile düşünceler bulunabileceğini ileri süren öğreti.
Lacrimal probe : Duktus naso lakrimalis kanalını açmak amacıyla kulanılan prop. Lakrimal prop.
Probabilistic : Olasılıksal. Olasılığa dayanan. Olasılıkçı.
Probenicid : Böbreklerdeki proksimal tübülleri etkileyerek ültrafitrattaki üratların geri emilimini azaltan ve böylece ürikozürik etki yapan ve üremiyi düşüren bir ilaç. Probenisit.
Space probe : Uzay araştırma aracı. Sonda (insansız küçük uzay aracı). Uzay aracı. Uzaydan bilgi gönderen uydu. Uzay araştırması.
İngilizce Probes Türkçe anlamı, Probes eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Probes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ascertaining : Aslını öğrenmek. Bulmak. Doğrusunu öğrenmek. Doğrusunu anlama. Aslını anlama. Öğrenmek. Anlamak.
Rigmarole : Deli saçması. Saçma sapan laf. Kırtasiyecilik. Tekerleme.
Probe : Toprak burgusu. İrdelemek. Melezleme ile nükleik asit zincirine yerleştirilerek bunlarla melezlenen dizileri bulmak üzere kullanılan kimyasal ya da radyoaktif olarak işaretli dna ya da rna parçası. Soru sorarak sondaj yapmak. Derin yara vb. gibi oluşumları sondayla yoklama. ultrasonografik muayenede ultrases dalgaları üretip dokuya gönderen ve dokuya çarpan ses dalgalarının yansımalarının geri alınmasını sağlayan ultrasonografi cihazının kısmı, transüder genler veya hedef dna parçalarındaki tamamlayıcı baz sırasını tanımlamak için kullanılan, sıklıkla bir belirleyici molekülle işaretlenmiş tek zincirli dnadan oluşan molekül. Derinlemesine incelemek. Prob.
Procedure : Prosedür. Uygulanan işlem. Yöntem. Muamele. İşlem. Bilgisayar, bilişim, hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Racon. Özel bir amacı olan bir eylem için atılması gerekli adımların bir tanımı. Proses. Ameliye.
Delves : Altüst ederek aramak. Kazmak. Arayıp taramak. Bellemek.
Exhuming : Mezardan çıkartma. Topraktan kazıp çıkartma. Açığa çıkartma. Mezardan çıkarmak. Yeniden ortaya çıkarmak.
Open up : Başlatmak. Konuşmaya başlamak. Geliştirmek. Söz açmak. Çenesi düşmek. Rahat konuşmak. Açılmak. Açmak. Ateş açmak.
Mapping : Bir uzaydaki matematiksel nesnelere karşılık, başka bir uzayda kimi nesneler gösterme işlemi. Gönderme. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Haritacılık.
Fingerprinting : Bir insanın parmak izlerini kaydetme. Parmak izi kontrolu.
Analyzed : İncelemek. Tahlil etmek. Çözümlendi. Çözümlemek. Analiz edilmiş. Analiz etmek. Çözümlenen.
Probes synonyms : race problem, chromosome mapping, genetic profiling, medical procedure, balance of payments problem, experimental condition, genetic fingerprinting, experimental procedure, operating procedure, calculation, analyzes, exhumes, diagnostic technique, open, plumb, rigamarole, delve, plumbs, cast around, dug out, enquire, enquiring, enquires, sounds, check up on, stiffening, lance, activity, check out, analyze, formula, rule, difficulty.
Probes zıt anlamlı kelimeler, Probes kelime anlamı
Inactivity : Avarelik. Üşengeçlik. Etkisizlik. Durgunluk. Tesirsizlik. Hareketsizlik. Tembellik.
Incorrect : Asılsız. Doğru olmayan. Münasebetsiz. Biçimsiz. Yanlış. Yakışıksız. Düzeltilmemiş. Hatalı. Uygunsuz.
Impropriety : Ahlaksızlık. Yolsuzluk. Terbiyesizlik. Yakışıksızlık. Hata. Uygunsuzluk. İrtikap. Yersizlik. Yanlış kullanma. Yanlışlık.
Probes antonyms : inappropriate, indecorous, indecent, improper, wrong, improperness.

Bu kısımda Probes kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Probes ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Probes anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Probes ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.