Profanes türkçesi Profanes nedir

Profanes ingilizcede ne demek, Profanes nerede nasıl kullanılır?

Profane : Kirletmek. Kutsal şeylere karşı saygısız. Saygısızlık etmek. Bulaştırmak. Putperest. Dinsiz. Laik. Kafir. Allah'a karşı son derece saygısız olan. Dinle ilgisi olmayan.

Profaned : Saygısızlık etmek. Saygısız. Kirletmek. Pisletmek. Kutsal şeylere karşı saygısız. Bayağı. Allah'a karşı son derece saygısız olan. Dinle ilgisi olmayan. Profan. Bulaştırmak.

Profanely : Saygısızca. Dinsiz bir şekilde. Bayağı bir biçimde.

Profaneness : Dinsizlik. Kafirlik. Kutsal olmama. Laiklik. Dinle ilgisi olmama.

Profaner : Kafir.

Profanatory : Saygısızca kullanan.

Profanities : Sövgü. Dine küfür etme. Kutsal şeye saygısızlık. Kutsal şeylere karşı saygısızlık. Küfürlü konuşma. Kaba konuşma. Küfür. Sövme. Ağız bozukluğu. Kutsal şeylere saygısızlık.

Profaners : Kafir.

Profanations : Kutsal şeye saygısızlık. Saygısızca kullanma. Dünyevileştirme.

Prof : Profesör.

İngilizce Profanes Türkçe anlamı, Profanes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Profanes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Lead astray : Bozmak. Dalalete düşürmek. Azdırmak. Yoldan çıkarmak. Ayartmak. (birini) yoldan çıkartmak. Hedef şaşırtmak. Yanlış yönlendirmek. Aklını çelmek. Baştan çıkarmak.

Lead off : Başlangıç. Başlatmak. Yol göstermek. İşe başlamak. İşe girişmek. İşe koyulmak. Başlamak. Başa geçmek.

Cheaps : Kıytırık. Uğraşsız. Değersiz. Aciz. Ucuzcu. Kalitesiz. Adi. Ucuz. Ucuzlatmak.

Vitiate : Etkisini azaltmak. Bozmak. Gücünü azaltmak. Berbat etmek. Halel vermek. Geçersiz kılmak. Saptırmak. Halel getirmek. Zarar vermek.

Poison : Olumsuz yönde etkilemek. Ağı. İçki. Otalamak. Bozmak. Zehir. Ağılamak. Zehir saçmak. Aşı.

Misdirect : Hedef şaşırtmak. Jüriyi yanlış bilgilendirmek. Yanlış yola sokmak. Yanlış yol göstermek. Yanlış yere göndermek. Yanlış adrese göndermek. Hedefi şaşırtmak. Yanlış yön göstermek. Yanıltmak. Yanlış yönlendirmek.

Blurs : Bulanıklaşmak. Lekelemek. Bulanmak. Lekelenmek. Bulanıklık. Flu yapmak. Bulandırmak. Bulanıklaştırmak.

Slights : Adam yerine koymamak. Az. Önemsememek. İhmal etmek. Hafife almak. Hiçe saymak. Küçümsemek. Geçiştirmek. Hakaret etmek. Hafif.

Blue : Morali bozuk. Deniz. Çürümüş. Müstehcen. Har vurup harman savurmak. Açık saçık. Canı sıkkın. Mavi yapmak. Umutsuz. Mavi.

Brash : Aceleci. Arsız. Kırık taş. Toy. Acemi. Atılgan. Kırpıntı. Sağanak. Kırık kaya parçaları.

Profanes synonyms : carnalize, carnalise, profaning, bespreading, brasher, begrimes, carry, discourteous, aweless, seculars, coarser, common, take liberties with, debase, bastardise, cavaliers, bemires, change, set at liberty, awless, bedaubed, besmeared, commonplace, profaned, begrimed, corrupt, slighting, bespread, disregard, cheaper, classless, blasphemous, bastard.

Profanes zıt anlamlı kelimeler, Profanes kelime anlamı

Clean : Arıtmak. Yasal. Temizlenmek. Ak. Saf. Parlatmak. Temiz. Yazısız. Lekesiz. Temizlemek.

Consecrated : Takdis etmek. Kutsanmış. Kutsamak. Adamak. Vakfetmek. Kutsal.