Prolapsed türkçesi Prolapsed nedir

Prolapsed ingilizcede ne demek, Prolapsed nerede nasıl kullanılır?

Prolapse of perivaginal fat : Perivajinal yağların prolapsusu. Perivajinal bölgesi aşırı yağlı etçi ırk düvelerde, doğum sırasında vajina duvarının bir noktadan yırtılarak perivajinal bölgedeki yağların dışarı çıkması.

Prolapse retainer : Daha çok koyunlarda prolapsus vajina tedavisinde vajinanın yeniden prolabe olmasını engellemek amacıyla vajina içine geçici olarak yerleştirilen lastik veya diğer maddelerden yapılmış araç. Vajinal pessari.

Bladder prolapse : İdrar torbası prolapsusu. Vajinanın anteriyor kısmında biçimlenen bir yırtık aracılığıyla idrar torbasının vajina-vulva yoluyla dışarı çıkması.

Intestine prolapse : Vajinanın anteriyor kısmında biçimlenen bir yırtık aracılığıyla ince bağırsakların vajina-vulva yoluyla dışarı çıkması. İnce bağırsakların prolapsusu.

Preputial prolapse : Travma ve enfeksiyon gibi nedenlerle, prepusyumun içini örten mukozanın şişmesi sonucu prepusyum deliğinden dışarıya sarkması. kimi boynuzsuz sığır ırkı boğalarda, özellikle genç yaşlarda, prepusyum kaslarındaki zayıflık nedeniyle bir yatkınlık vardır, prepusyum mukozasının ters dönmesi. Prepusyum mukozasının prolapsusu.

 

Uterine prolapses : Döl yatağı çıkması. Rahim sarkması. Uterus prolapsusu.

Prolapses : Yerinden oynamak. Sarkmak. Kaymak.

Third eyelid gland prolapse : Üçüncü göz kapağı bezinin prolapsusu. Üçüncü göz kapağı bezinin yangısal nedenlerle göz kapağının altından çıkarak büyük ve görülebilir duruma gelmesi.

Rectal prolapses : Rektum prolapsusu. Rektum mukozasının veya tüm katmanlarının anüsten dışarı çıkması, prolapsus rekti, hlk. sofra çıkması.

Prolapse : Kaymak. İnme. Sarkma. Düşmek. Düşme. Yerinden oynamak. Prolaps. Prolapsus. Sarkmak.

İngilizce Prolapsed Türkçe anlamı, Prolapsed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prolapsed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Creep : Ürperti. Kayma. Sürünmek. Emekleme. Sığınak. Yaltakçı. Ürperme. Yayılma. Yer kayması. Toprak ve molozların yeğnice eğimli yerlerde, sezilmeyecek ölçüde yavaşça durmaksızın kayma devimi.

Fall : Yağmak. Vurmak. İnmek. Yıkılmak. Tam yerine denk gelmek. Asılmak. Çöküş. Yenilmek. Aşağı sallanmak. Rastlamak.

Prolapsing : İnme. Düşme. Prolapsus. Düşmek. Sarkma. Prolaps.

Disablement : Yetkisizlik. Sakatlık. Yetersizlik. İş göremezlik hali. Özür. İktidarsızlık. Malüllük. Maluliyet. Ehliyetsizlik. Sakatlanma.

Draped : Katlamak. Kumaşla örtmek. Kumaşla süslemek. Dökümlü olmak. Kumaş kaplanmış. Kıvırmak. Dökülmek. Asmak.

Curding : Kesmik. Lor. Teleme. Kesilmiş süt. Pıhtı.

Creme : Likör. Krem. Krem likör.

Blouses : Günlük ceket. Bluz. Kadın gömleği. Gömlek. Asker ceketi.

Bloused : Asker ceketi. Kadın gömleği. Günlük ceket. Gömlek. Bluz.

 

Droop : Eğilmek. Ümidini yitirmek. Asmak. Çökmek. Eğmek. Düşmek. Kuvvetten düşmek. Solmak. Zayıflamak.

Prolapsed synonyms : nephroptosis, nephroptosia, descensus uteri, urethrocele, glossoptosis, metroptosis, ptosis, descensus, beetled, impairment, enteroptosis, flow away, cremes, dangle, change into, glides, bag, go down, prolapses, disability, glide, curd, get loose, glided, glissade, handicap, come down, descend, depend, ureterocele, depend from, dangles, come away.

Prolapsed zıt anlamlı kelimeler, Prolapsed kelime anlamı

Rise : Yükseltmek. Terfi etmek. Yükseliş. Artmak. Bilgisayar, uzay alanlarında kullanılır. İyileşmek. Doğma eylemi. Çıkmak. Yükselmek. Kabarmak.

Ascend : Pesten tize geçmek (müzik terimi). Çıkmak (tahta). Yükselmek. Tahta çıkmak. Tırmanmak. Artmak. Yukarı çıkmak. Ağmak. Çıkmak. Ziyadeleşmek.