Proliferative türkçesi Proliferative nedir
- Proliferatif.
Proliferative ingilizcede ne demek, Proliferative nerede nasıl kullanılır?
Proliferative fascitis : Proliferatif keratokonjunktivitis. Nodüler fasya yangısı.
Proliferative hamorrhagic enteropathy : Üremeli kanamalı enteropati. Genç domuzların akut veya perakut seyirli anemi, kanlı ishal, ateş ve bağırsaklarda adenomatöz üremelerle ve kanamalarla belirgin hastalığı. bağırsaklardan campylobacter hyointestinalis izole edilmekle birlikte, kesin nedeni bilinmemektedir.
Proliferative inflammation : Üremeli yangı. Aşırı derecede bağ doku artışıyla belirgin doku reaksiyonu, proliferatif yangı. Proliferatif yangı.
Proliferative phase : Proliferatif evre. Endometriyumun ovaryal siklusa bağlı olarak geçirdiği, endometriyumun kalınlaşması ve bağ doku hücrelerinde artışların olduğu üç evreden biri, folikül hormonu dönemi. bu evrede glandula uterina adı verilen döl yatağı bezlerinin gelişmesi ve kıvrımlarının artması görülür. Foliküler evre. Proliferasyon evresi.
Lymphoproliferative : Lenfoid dokuda artış gösteren, lenfoid doku artışıyla belirgin. Lenfoproliferatif.
Proliferations : Üreme. Tomurcuk verme. Proliferasyon. Tomurcuktan üreme. Çabuk çoğalma. Çoğalma. Yayılma (silah vb). Yaygınlaşma.
Nonproliferation : Çoğalmayan. Yaygınlaşmanın önlenmesi. Bir şeyin üretimini veya dağıtımını sınırlama (özellikle nükleer silahlar). Bir şeyin çoğalmasını önleme. Yayılmasını önleme (nükleer silahlar vb).
Proliferate : Üremek. Artmak. Hızla çoğalmak. Çoğalmak. Tomurcuk vermek. Çabuk çoğalmak. Tomurcuklanmak.
Proliferated : Tomurcuk vermek. Çabuk çoğalmak. Çoğalmak. Hızla çoğalmak. Tomurcuklanmak. Üremek.
Proliferates : Tomurcuklanmak. Çabuk çoğalmak. Üremek. Tomurcuk vermek. Hızla çoğalmak. Çoğalmak.
İngilizce Proliferative Türkçe anlamı, Proliferative eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Proliferative ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Development : Filmdeki gizli imajın görünür duruma getirildiği birinci banyo aşaması. Tab etme. Biyoloji, eğitim, fizik, iktisat, madencilik, sinema, televizyon, ekonomi, tiyatro, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Film banyo. Geliştirim. Gelişme. Bir oyunun sonuca doğru inandırıcı bir yolda gelişmesini kapsayan bölüm ya da kuruluş. Zuhur. Büyüme. Bir ekonomide halkın değer yargıları, dünya görüşü ile tüketim ve davranış kalıplarındaki değişmeleri içerecek biçimde toplumsal ve kurumsal yapıda dönüşüme yol açan büyüme.
Increment : Artış aralığı. Çoğalma. Gelir. Artma. Kazanç. Artım. Kar. Fazlalık. Zam.
Maturation : Tam olarak farklılaşmış ve işlevsel duruma geçmiş olan ergin olma durumu, eşeysel olgunluğa erişme, matürasyon. Kalıtım ve çevre koşulları arasında etkileşim sonucu olan biyolojik gelişme. bedensel, fizyolojik ve sinirsel gelişme dolayısıyle bir organizmanın özelliklerinde görülen değişmeler. bireyin davranışlarında öğrenme ve alıştırma yapma yoluyla değil de büyüme sürecinin doğal sonucu olarak görülen değişme. Tam bir şekilde farklılaşmış ve işlevsel duruma geçmiş olan ergin olma durumu; eşeysel olgunluğa erişme. matürasyon. Yetkinleşme. Cerahat toplama. Tekemmül. Olgunlaşma. Olma. Biyoloji, eğitim alanlarında kullanılır. İltihaplanma.
Ontogenesis : Bireyoluş. Canlının, döllenmeyi takiben türe özgü yapı ve biçim alıncaya kadarki gelişme ve büyümesi olayı. Örgenliklerin tarih içinde birer birey olarak belirmesi süreci. Bir organizmanın ömür süresi (biyoloji terimi). Ontogeni. Biyoloji, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ontojenez. Bireyin geüşmesi ve büyümesi olayı. ontogenez. Ontogenez.
Growth : Büyümüş şey. Sürgün. İnkişaf. Filiz. Ur. Geliştirme. Nema. Yaşlanma. Bir bitkiden sarkan dallar. Fidan.
Increase : Eder artırımı. Arttırmak. Çoğalmak. Büyümek. Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması. Çoğaltmak. Artmak. Zam yapmak. Artış.
Growing : Gelişme. Tarım. Büyümekte olan. Yetiştirme. Gelişim. Gelişen. Büyüme. Büyüyen. Artan. Giderek artan.
Ontogeny : Gelişme. Bir organizmanın gelişimi. Bir organizmanın ömür süresi (biyoloji terimi). Birey dil tarihçesi. Bireyoluş. Ontogeni. Ontogenez. Bireyin geüşmesi ve büyümesi olayı. ontogenez.
Proliferative zıt anlamlı kelimeler, Proliferative kelime anlamı
Nondevelopment : Gelişmeme. Kalkınmama.
Decrement : Bir tarihten diğerine geçen sürede değerdeki azalma. Azaltma miktarı. Eksiklik. Azaltma. Kayıp. Azalım. Eksilme. Azaltım. Zayiat. Azalma.
Decrease : Eksiltmek. Düşüş. İnişe geçmek. Eksilmek. Eksilme. Düşmek. İnmek. Küçültmek. Azalmak. Küçülmek.
Proliferative antonyms : non proliferation, nonproliferation.

Bu kısımda Proliferative kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Proliferative ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Proliferative anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Proliferative ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.