Proportionate türkçesi Proportionate nedir

Proportionate ile ilgili cümleler

English: This big gate is disproportionate to the small garden.
Turkish: Bu büyük kapı küçük bahçeye göre oransızdır.

English: The punishment should be proportionate to the crime.
Turkish: Ceza suça orantılı olmalı.

Proportionate ingilizcede ne demek, Proportionate nerede nasıl kullanılır?

Proportionate change : Orantılı değişim.

Proportionately : Oransal olarak. Belirli bir oranda. Oranlı olarak.

Proportionateness : Orantılılık.

Disproportionate : Nispetsiz. Aşırı. Fazlasıyla. Çok fazla ya da çok az. Orantısız. Oransız. Çok büyük ya da çok küçük.

Disproportionately : Oransız olarak. Orantısız şekilde.

Unproportionate : Orantılı olmayan. Orantısız. Münasip olmayan. Uygun olmayan. Oranlı olmayan.

Disproportionates : Oransız. Aşırı. Nispetsiz. Çok büyük ya da çok küçük. Fazlasıyla. Çok fazla ya da çok az. Orantısız.

Proportional action : Oransal eylem. Orantılı eylem.

Disproportionation : Kimyasal tepkime. Oransızlaşım.

Proportional action coefficient : Orantılı eylem katsayısı. Oransal eylem katsayısı.

İngilizce Proportionate Türkçe anlamı, Proportionate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Proportionate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Agreeable : Kabul edilir. Hemfikir. Hoşa giden. Mutabık. Anlaşmaya hazır. Tatlı. Razı. Kabul edilebilir.

Appropriates : Ayırmak. Tasarruf etmek. Sahipsiz birşeyi almak. Kendine maletmek. İç etmek. Üstüne oturmak. Tensip etmek. Mülk edinmek. Özelleştirmek.

Apropos : Tam zamanında. -e ait. Yerinde. İle ilgili. Hakkında. Sırası gelmişken. Zamanı gelmişken.

Adequate : Yeterli. Ehven. Elverişli. Kifayetli. Yeter. Kafi.

In proportion : Mantıklı bir şekilde. Oranla. Oranında.

Congruent : Mutabık. Uyumlu. Uyuşan. Ahenkli. Yerinde. Eşleşik.

Amenable : Uysal. Yumuşak başlı. Aklı başında. Bağlı. Tabi olan. Mükellef. Yükümlü. Tabi. Sorumlu.

Due to : Hesabıyla. Sayesinde. Nedeniyle. Yüklenebilir. -den ötürü. Layık. Bağlı. -den dolayı. Dolayı.

Decorous : Usturuplu. Terbiyeli. Kibar. Efendi. Zevkli. Yakışık alır. Ağırbaşlı.

Adjusted : Uyarlanmış. Ayarlanmış. Tashih edilmiş. Düzeltilmiş. Ayarlı. Değişmez (sigorta talebi). Düzenlenmiş. Değiştirilmiş. Oturtulmuş.

Proportionate synonyms : proportionable, comme il faut, commeasurable, applicative, scaled, acceptable, comparatives, apposite, pro rata, advisable, per capita, meaner, relative, comparative, commensurable, adaptable, answerable, mean, congruous, allowable, meanest, proportional, convenient, comparatively, applicable, appropriate, proportional to, admissible, commensurately, appropriating, commensurate, accordant, apt.

Proportionate zıt anlamlı kelimeler, Proportionate kelime anlamı

Disproportionate : Aşırı. Oransız. Fazlasıyla. Orantısız. Çok büyük ya da çok küçük. Çok fazla ya da çok az. Nispetsiz.

 

Incommensurate : Kusurlu. Yetersiz. Eksik. Oransız. Ölçülemez. Nispetsiz. Kıyaslanamaz.

Proportionate ingilizce tanımı, definition of Proportionate

Proportionate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To proportion. Adjusted to something else according to a proportion. To adjust according to a settled rate, or to due comparative relation. Proportional. To make proportional. As, to proportionate punishment to crimes.