Prosthetic türkçesi Prosthetic nedir

  • Öne ekleme.
  • Proteze ilişkin.
  • Prostetik.

Prosthetic ile ilgili cümleler

English: Tom has a prosthetic leg.
Turkish: Tom'un bir protez bacağı var.

English: Jale has a prosthetic arm.
Turkish: Jale'nin protez bir kolu var.

Prosthetic ingilizcede ne demek, Prosthetic nerede nasıl kullanılır?

Prosthetic group : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir proteine kovalent olarak bağlanmış, diyalizle uzaklaştırılması mümkün olmayan ve proteinin etkinliği için gerekli olan bir metal iyonu veya organik bir bileşik. Prostetik grup. Prostetik küme. Bileşik proteinlerin içerdiği aminoasit yapısında olmayan bileşik. Birçok enzimlerde olduğu gibi, genellikle aktif merkezin bir kısmını oluşturan proteine sıkıca bağlı, diyalizle uzaklaştırılamayan, protein olmayan flavin, metal iyonları gibi kimyasal maddeler.

Prosthetics : Protezcilik.

Prostheses : Önses ilavesi (dilbilgisi terimi). Takma organ. Öntüreme. Protez.

Prosthesis : Takma organ. Öntüreme. Önses ilavesi (dilbilgisi terimi). Protez. Önses ilavesi. Sakat bir yere suni uzuv ilavesi. Protezler. Yapay uzuv takma. Ön türeme.

Ocular prosthes : Çıkarılan gözün yerine estetik amaçla konulan yapay göz. Oküler protez.

Prosthodontia : Takma dişçilik.

Trachial prosthesis : Trakel şok durumunda soluk borusunun normal genişlikte kalmasını sağlayacak sentetik materyaller. lümenin içine veya dışına uygulanabilmektedir. Trake protezi.

 

Prosthodontist : Protez uzmanı. Prostodontist.

Ocular prosthesis : Göz protezi.

Prosthodontics : Takma dişler. Takma dişçilik. Prostodonti. Takma diş. Protez diş.

Prosthetic ingilizce tanımı, definition of Prosthetic

Prosthetic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to prosthesis. Prefixed, as a letter or letters to a word.