Proto nedir, Proto ne demek
Proto; Biyoloji alanında kullanılan bir sözcüktür.
Biyoloji'deki anlamı:
Yunanca ilk anlamına gelen ön ek.
Proto ile ilgili Cümleler
- Bir hidrojen atomunun yalnızca bir proton ve bir elektronu vardır.
- Helium ikinci en basit atomdur. O, iki proton ve iki nötron içeren bir çekirdekten oluşur. Çekirdek etrafında 2 elektron döner.
- Amip bir protozoadır.
- Yeni başkan geleneksel protokollerin büyük bir kısmını yürürlükten kaldırdı.
- Nezaket sadece her toplumda farklı olan bir protokoldür.
- Her tür atomun içinde protonlar, nötronlar ve elektronlar denilen belirli benzersiz parçacıkları vardır.
- Protonlar pozitif, elektronlar negatif yüke sahiptir ve nötronların yükü yoktur.
- Protonlar ve nötronlar atomun çekirdek denilen merkezinde bir araya gelirler. Elektronlar çekirdeğin etrafında dönerler.
- Bir hidrojen atomu çekirdeği tek bir protondan oluşur. Bu protonun etrafında tek bir elektron döner.
Proto ile ilgili Atasözü veya Deyim
protokole dahil : resmi törenlere katılma hakkı olan kişi.
Proto tanımı, anlamı
Azot protoksit : Gaz durumundaki genel anesteziklerden biri, güldürücü gaz
Cenevre protokolü : (1925) bk. Kimyasal ve Biyolojik Silahların Yasaklanması, Silahsızlanma, bk. Topyekün Silahsızlanma.
Doğuştan protoporfiri : Alyuvarlarda, plazma, karaciğer ve dışkıda aşırı miktarda protoporfirin bulunması ve ferroşelataz enziminin eksikliği sonucu oluşan, klinik olarak sadece ışığa duyarlı deri yangısıyla belirgin kalıtsal hastalık, kalıtsal protoporfiri, protoporfiri.
Eritropoetik protoporfiri : Belli başlı sığır ırklarında, hemin üretiminde anahtar bir enzim olan üroporfirinojen III kosentetazın yetmezliği sonucu biçimlenen diş ve kemiklerin kırmızı-kahverengi görünümü ve hematoporfirinüriyle belirgin çekinik özelikte kalıtsal hastalık, hematoporfirinüri, osteohemokromatozis, porfinüri, pembe diş hastalığı, sığırların eritropoetik protoporfirisi.
Hayvanlarda protozoon enfeksiyonları : Protozoa alt aleminde bulunan tek hücreli organizmaların hayvanlarda neden olduğu enfeksiyonlar.
Kalıtsal protoporfiri : Doğuştan protoporfiri.
Karşı proton : Protonla birleştiğinde, kütlesi enerjiye dönüşen negatif yüklü parçacık.
Katma protokol : Avrupa Birliğine üye olmak isteyen ülkelerin izlemesi gereken kural ve işlemler bütünü. Krş. Türkiye-AET Katma Protokolü. Dünya Ticaret Örgütü, Dünya Bankası gibi herhangi bir uluslararası kuruluşa üye olmak isteyen ülkelerin izlemesi gerek kural ve işlemler bütünü.
Kyoto protokolü : Sanayileşmiş ülkelerin seragazı emisyonlarını azaltmalarına yönelik yükümlülüklerinin ve uygulanabilecek mekanizmaların belirlendiği ve belirli bir zaman dilimi içerisinde kademeli olarak seragazı emisyonlarının azaltılmasını öngören Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında 1997 yılında Japonyanın Kyoto şehrinde benimsenen ve 2005 yılında yürürlüğe giren iklim değişimlerini önlemeye yönelik düzenleme.
Mali protokol : Ankara Antlaşması uyarınca Türkiye ekonomisinin hızla gelişerek Avrupa Ekonomik Topluluğunun üye ülkeleri ile gelişmişlik farkını kapatabilmesi için Topluluğun Türkiye'ye yapacağı mali yardımın miktarını ve koşullarını düzenleyen protokol.
Montreal protokolü : Ozon tabakasına zarar veren ürünlerin üretim ve ticaretinin kontrol altına alınması amacıyla hazırlanan ve 1987 yılında imzalanan belge.
Ovsync protokolü : İneklerde daha iyi kızgınlık ve daha yüksek oranda gebelik elde etmeyi amaçlayan yöntem. Hayvanlara önce 7 gün aralıklarla GnRH, PGF2 alfa ve 48 saat tekrar GnRH enjeksiyonu 20 saat sonra da suni.
Protociliata : Eski sınıflandırma sistemlerinde üyeleri Opalinata alt şubesinde bulunan silyumlu protozoa alt takımı.
Protococcidiida : Sporozoea sınıfında, Coccidia alt sınıfında bulunan omurgasızlarda parazitlenen protozoa takımı.
Protofilik çözücü : Bir proton kabul edebilen sıvı amonyak gibi bir çözücü.
Protogini : Hermafrodit bitki ve hayvanlarda, protandrinin tersine, dişi gametlerin erkek gametlerden önce olgunlaşması ve çıkarılması.
Protogoni : Hermafrodit canlılarda dişi genital organların erkek genital organlardan önce oluşması.
Protojenik çözücü : Etanoik asit gibi proton verebilen çözücüler.
Protokolcülük : Protokolcü olma durumu.
Protokranyum : Böceklerde başın art kısmı.
Protoksilem : Vasküler farklılaşmanın başlangıcında ortaya çıkan, bitkinin vasküler sisteminde öz yapısal bir yer oluşturan doku.
Protomastigida : Kinetoplastida.
Protomer : Monomer.
Protomonadina : Kinetoplastida.
Proton akseptörü : Bir asit-baz reaksiyonundaki proton alıcısı.
Proton pompası : H+ iyonun parietal hücrenin ön yüzünde yerleşmiş bir etkin transport mekanizmasıyla hücreden lümene atılması ve karşılığında lümenden K+ alması mekanizması.
Proton pompası baskılayıcısı : Midenin asit salgısını azaltan ilaçların yeterliliği en yüksek olan grubu.
Proton vericisi : Bir asit-baz reaksiyonundaki proton vericisi.
Protonefridyum : Yassı solucanlar (Platyhelminthes), iplik solucanları (Nematoda), rotatorlar (Rotatoria) gibi ilkel omurgasızlarda görülen, bir uçta alev hücreleri ile başlayan dallanmış kanalların bir merkez kanalla birleşerek vücut yüzeyine bir delik ya da deliklerle açıldığı boşaltım organı. Bazı ilkel omurgasızlarda görülen, bir uçta alev hücreleriyle başlayan ve dallanan kanalların bir merkez kanalla birleşerek, dışarıya açıldığı boşaltım organı tipi. Yassı solucanlar (Platyhelminthes), rotatorlar (Rotatoria) Nemertea, Rotifera ve kimi Trochophore larvalarında görülen, bir uçta alev hücreleriyle başlayan dallanmış kanalların bir merkez kanalla birleşerek vücut yüzeyine bir delik veya deliklerle açıldığı boşaltım organı. Omurgasız hayvanların ilkel yapılı boşaltım organı.
Protonimf : Kimi mesostigmatid akarların yaşam sikluslarında kan emdikleri erken evre. Akarların üç nimf evresinden birincisi.
Protonlanma : Bir substrata bir protonun transfer olması.
Protoonkogen : Hücre büyümesi ve çoğalmasını kontrol eden proteini kollayan gen; ya proteinin yapısındaki bir değişmeyle ya da proteini kollayan segmentteki bir değişmeyle sonuçlanan bir onkogene dönüşebilen gen. Hücresel onkogenler.
Protoplast : Çekirdek, sitoplazma ve hücre zarının oluşturduğu yapı. Lizozim veya penisilin etkisiyle hücre duvarını kaybetmiş, Gram pozitif bakteri. Hücre duvarı olmayan protoplazma kitlesi.
Protoplast kültürü : Kültüre alınan hücrelerden veya bitki dokularından protoplâstların ayrılması ve kültürü.
Protoplazma füzyonu : İki ayrı protoplâstın yahut bir protoplast ile diğer bir hücrenin herhangi bir kısmının genetik transformasyonu.
Protoplazmik astrositler : Sinir dokusundaki gliya hücrelerinden olan astrositlerin sitoplazma uzantılarının kısa ve dallı budaklı bir grubu.
Protoplazmik yüz : Hücre zarlarının dondurup kırma metoduyla incelenmesi sırasında bimoleküler lipit tabakasının ayrılması ile oluşan iki tabakadan içteki tabakanın dış lipit tabakasına bakan yüzeyi. P yüzü.
Protopod : Eklem bacaklılarda koksa ve bazisin ikisi birden bu adı alır.
Protopod larva : Kimi Hymenoptera ve Dipteraların iç organları tam gelişmemiş, bacakları az gelişmiş olan veya bulunmayan ve gelişimi için besleyici ve koruyucu bir ortama gereksinim duyan larvası.
Protoporfiri : Doğuştan protoporfiri.
Protopterus : [Bakınız: balçık balığı]. Balçık balığı.
Protopterus aethiopicus : [Bakınız: Nil balçık balığı]. Nil balçık balığı.
Protopterus annectens : [Bakınız: Senegal balçık balığı]. Senegal balçık balığı.
Protoraks : Böcek toraksının birinci segmenti. [Bakınız: ön-göğüs].
Protorasik bez : Böceklerde deri değiştirme hormonu (ekdizon) salgılayan bez.
Protoserebrum : Böceklerde ve diğer eklem bacaklılarda beynin ön kısmı.
Protoskoleks : Taeniid sestodların metasestodlarından, sönurus ve hidatit kist içerisinde tomurcuklanarak oluşan genç skoleks. Echinococcus türlerinde ara konakta bulunan hidatit veya alveoler kistler içerisinde aseksüel tomurcuklanma sonucunda oluşan küre biçimindeki larval evre.
Protospirura : Spiruridae ailesinde bulunan nematod cinsi.
Protospirura gracilis : Kedilerin midesinde parazitlenen nematod türü.
Protostomia : [Bakınız: birincil ağızlılar]. Birincil ağızlılar. Yumuşakçaları, annelidleri ve eklem bacaklıları içeren Eucoelomate canlılar.
Protostrongilozis : Protostrongylustan kaynaklanan solunum sistemi strongilozisi.
Protostrongylidae : Cystocaulus, Muellerius, Neostrongylus, Parelaphostrongylus ve Protostrongylus cinslerini içeren, birçok türü koyun, keçi ve diğer memelilerde parazitlenen nematod ailesi.
Protostrongylus : Protostrongylidae ailesinde bulunan akciğer kıl kurtlarının bir cinsi.
Protostrongylus rufescens : Koyun, keçi, geyik ve tavşanlarda verminöz bronşite neden olan nematod türü.
Prototekal enfeksiyonlar : Prototekozis.
Prototekal enterokolitis : Köpeklerde kanlı ishal ve ağırlık kaybıyla belirgin renksiz algler tarafından oluşturulan kanamalı ve ülserli kolon yangısı. İskoç Çoban Köpeklerinde diğer ırklara göre daha yaygındır.
Prototekozis : Renksiz alglerden, Prototheca zopfii ve Prototheca wickerha türlerinin hayvan ve insanlarda oluşturduğu panuveitis, mastitis, dermatitis, enterokolitis ve sistemik değişimlerle belirgin enfeksiyon. Kedi ve insanda derideki değişimler, ineklerde meme yangısı, köpeklerde ise sistemik enfeksiyonlar genellikle daha baskındır, prototekal enfeksiyonlar.
Prototheria : [Bakınız: ilkel memeliler]. [Bakınız: ilkelmemeliler].
Protozoa : Bir hücreliler. Canlıların Protista âlemine ait olan, bölünme veya tomurcuklanmayla çoğalan, genel olarak gözle görülemeyecek kadar küçük olan, bazıları asalak olup hastalık yapan, serbest veya bir yere tutunarak yaşayan, kamçı, kirpik veya yalancı ayaklarıyla hareket edebilen tek hücreli mikroskobik organizmalar. [Bakınız: bir hücreliler]. Hayvanlar alemindeki en basit organizmaları içeren, tek hücreli, mikroskobik veya makroskobik, birçoğu serbest yaşamlı, kimileri kommensal, mutual veya parazitik yaşam süren, Sarcomastigophora, Labyrinthomorpha, Apicomplexa, Microspora, Acetospora, Myxozoa ve Ciliophora olmak üzere yedi şubesi olan tek hücreli canlılar. Kimileri bitkiler ve omurgalı hayvanlar için oldukça patojendir ve bu nedenle zirai, veteriner ve beşeri önem arz ederler. Protozoon kelimesinin çoğulu. [Bakınız: birgözeliler].
Protozoa sporları : Apicomplexa ve Microspora şubelerindeki sporozoon protozoonların yaşam döngülerindeki vejetatif evre.
Protozoal : Protozoon türü mikroorganizmalarla ilgili olan. Protozoon türü mikrorganizmaların neden olduğu.
Protozoal dizanteri : Amip dizanterisi. Balantidiyal dizanteri.
Protozoal hepatitis : Toxoplasma, Neospora, Eimeria ve Leishmania gibi protozoon parazitlere bağlı olarak oluşan karaciğer yangısı.
Protozoan : Protozoonlara ait.
Protozoasit : Protozoonları yıkımlayan ajanlar.
Protozoofaj : Protozoonları fagosite edebilen hücreler.
Protozooloji : [Bakınız: birgözeli hayvanlar bilimi]. [Bakınız: bir hücreliler bilimi]. Protozoonları inceleyen bilim dalı. Protozoonlar üzerinde çalışan bilim dalı. [Bakınız: Birgözeliler Bilimi].
Protozoon : Bir hücreli. Protozoonlara ait.
Protozoon antijenleri : Protozoonların insan ve hayvanlarda bağışıklık cevabı oluşturan herhangi bir kısmı veya türevi.
Protozoon antikorları : Klinik ve deneysel olarak protozoon antijenlerine maruz bırakılan, insan ve hayvan hücreleri tarafından üretilen antikorlar.
Protozoon aşıları : Enfeksiyöz protozoer hastalıkları tedavi etmek veya bu hastalıklardan korunmak amacıyla kullanılan attenüe edilmiş veya öldürülmüş protozoa süspansiyonları.
Protozoon enfeksiyonları : Protozoa alt aleminde bulunan tek hücreli organizmaların neden olduğu enfeksiyonlar.
Protozoon genleri : Protozoonlarda bulunan kalıtsal materyal.
Protozoon proteinleri : Herhangi bir tür protozoonda bulunan proteinler.
Protozoon rna : Protozoonlarda bulunan ve protein üretimindeki rollerine ek olarak katalitik ve düzenleyici fonksiyonlara sahip RNA.
Protozoon sporları : Apicomplexa ve Microspora şubelerindeki sporozoon protozoonların yaşam sikluslarındaki vejetatif evre.
Protozoozis : Protozoonların neden olduğu hastalıklar.
Sığırların eritropoetik protoporfirisi : Eritropoetik protoporfiri.
Türkiye aet geçici protokolü : Türkiye-AET ortaklığının Hazırlık Dönemi'nin usullerini belirleyen ve özellikle bu dönemde Topluluğun tek yanlı olarak sağlayacağı ticari ödünleri gösteren, Ankara Antlaşması'na ek belge. karşılığı Türkiye-AET Katma Protokolü, Türkiye-AET Hazırlık Dönemi.
Türkiye aet katma protokolü : Türkiye AET ilişkileri çerçevesinde geçiş döneminde gümrük birliğinin gerçekleşme koşullarının sıra, süre ve yöntemlerini belirleyen, 23 Kasım 1970 tarihinde imzalanan ve 1 Ocak 1973 tarihinde yürürlüğe giren anlaşma.
Protojin : Gnays yapısında, genellikle Alp dağlarında rastlanan bir granit.
Protokol : Bir toplantı, oturum, soruşturma sonunda imzalanan belge. Diplomatlıkta, devletler arasındaki ilişkilerde geçen yazışmalarda, resmî törenlerde, devlet başkanları ile onların temsilcileri arasındaki görüşmelerde uygulanan kurallar. Resmî ilişkilerde ve işlemlerde ciddiyet. Diplomatlar arasında yapılmış olan anlaşma tutanağı.
Protokolcü : Protokol işleriyle uğraşan kimse. Kurallara sıkı sıkıya bağlı olan kimse.
Proton : Atom çekirdeğinde her biri (+1) pozitif elektrik yükü taşıyan tanecik. Hidrojen atomunun çekirdeği.
Protonema : Yosun sporlarının çimlenmesinden oluşan iplik biçimindeki organ.
Protoplazma : Yapı bakımından çekirdek ve sitoplazmadan oluşan, yan sıvı, saydam ve canlı hücrenin metabolizma olaylarının oluştuğu yer.
Prototip : İlk örnek. Model.
Diğer dillerde Protistler anlamı nedir?
İngilizce'de Protistler ne demek ? : protists

Bu kısımda Proto nedir? Proto ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Proto tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Proto hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.