Birgözeliler bilimi nedir, Birgözeliler bilimi ne demek

Birgözeliler bilimi; Zooloji alanında kullanılan bir terimdir.

Zooloji'deki anlamı:

(karşılık: Protozooloji), Zoolojinin birgözeli hayvanlarla (Protozoa) uğraşan bir dalı.

Birgözeliler bilimi anlamı, kısaca tanımı

Birgözeliler : (Eş anlamlısı: Birhücreliler, Protozoa), Hayvanlar (Animalia) âleminin bir alt-âlemi. Baş özellikleri daima bir gözeden yapılmış olmalarıdır. Vücudun bölünmesi ya da tomurcuklanmasiyle çoğalırlar. Seyrek olarak yüksek yapılı hayvanlardaki döllenmeye benzeyen bir birleşme görülür (konjugasyon = kavuşma, birleşme). Genel olarak gözle görülemeyecek kadar küçüktürler. Tatlı su ve denizlerde yaşarlar. Bazıları asılak olup hastalık yapar. Biçimleri çok çeşitlidir. Bazısı kendini bir yere bağlayarak yaşar. Bazısı kamçı, kirpik ya da yalancı ayak yardımı ile hareket eder. Kamçılılar (Flagellata),kök-ayaklılar (Rhizopoda), sporlular (Sporozoa), kirpikliler (Ciliata) olmak üzere dört sınıfa ayrılırlar

Bili : Bilgi.

Bilim : Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim. Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi. Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.

 

Birgözeli hayvanlar : Çoğalma, beslenme, büyüme gibi canlılığa özgü olayları kendi başına, bağımsız olarak yürüten, yaşamı boyunca, ya da yaşamının bir evresinde devim yeteneği gösteren, çekirdekli ve gözle görülemeyecek ölçüde ufak vücudu yalnız bir gözeden oluşmuş hayvanlar topluluğu. (Kökbacaklılar, kamçılılar, sporlular ve haşlamlılar olmak üzere dört büyük sınıfa ayrılır.).

Protozooloji : [Bakınız: birgözeli hayvanlar bilimi]. [Bakınız: bir hücreliler bilimi]. Protozoonları inceleyen bilim dalı. Protozoonlar üzerinde çalışan bilim dalı. [Bakınız: Birgözeliler Bilimi].

Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.

Protozoa : Bir hücreliler. Canlıların Protista âlemine ait olan, bölünme veya tomurcuklanmayla çoğalan, genel olarak gözle görülemeyecek kadar küçük olan, bazıları asalak olup hastalık yapan, serbest veya bir yere tutunarak yaşayan, kamçı, kirpik veya yalancı ayaklarıyla hareket edebilen tek hücreli mikroskobik organizmalar. [Bakınız: bir hücreliler]. Hayvanlar alemindeki en basit organizmaları içeren, tek hücreli, mikroskobik veya makroskobik, birçoğu serbest yaşamlı, kimileri kommensal, mutual veya parazitik yaşam süren, Sarcomastigophora, Labyrinthomorpha, Apicomplexa, Microspora, Acetospora, Myxozoa ve Ciliophora olmak üzere yedi şubesi olan tek hücreli canlılar. Kimileri bitkiler ve omurgalı hayvanlar için oldukça patojendir ve bu nedenle zirai, veteriner ve beşeri önem arz ederler. Protozoon kelimesinin çoğulu. [Bakınız: birgözeliler].

 

Karşılık : Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Cevap, yanıt. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz.

Zooloji : Hayvan bilimi.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Proto : Yunanca ilk anlamına gelen ön ek.

Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].

Uğraş : Bir insanın yaptığı iş veya meslek, iş güç, meşguliyet. Bir güçlüğü yenmek için gösterilen sürekli çaba, mücadele. Bir kimsenin kendi isteğiyle seçerek ve zevk alarak yaptığı iş, iş güç, meşguliyet.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Uğra : Yufka açılırken hamurun tahtaya yapışmaması için serpilen kalın un.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Birgözeliler bilimi anlamı nedir?

İngilizce'de Birgözeliler bilimi ne demek ? : protozoology