Protociliata nedir, Protociliata ne demek

Protociliata; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Eski sınıflandırma sistemlerinde üyeleri Opalinata alt şubesinde bulunan silyumlu protozoa alt takımı.

Protociliata anlamı, tanımı

Proto : Yunanca ilk anlamına gelen ön ek

Sınıflandırma : Sınıflandırmak işi.

Opalinata : Sarcomastigophora şubesinde bulunan, genellikle kurbağalarda daha az olarak da balık, semender ve sürüngenlerde endokommensal olarak yaşayan, makronükleus ve mikronükleus biçiminde iki farklı çekirdek tipi bulunmayan ve bu özelliğiyle Ciliophora’lardan ayrılan, seksüel olarak çoğalan, Opalinatea sınıfını içeren, parazitik, yassı, yaprak biçiminde, çok çekirdekli protozoa alt şubesi.

Alt takım : Bir takım içinde oluşturulan ikinci derecedeki takım.

Alt şube : Bir şube içinde kurulan ikinci derecedeki şube.

Protozoa : Bir hücreliler. Canlıların Protista âlemine ait olan, bölünme veya tomurcuklanmayla çoğalan, genel olarak gözle görülemeyecek kadar küçük olan, bazıları asalak olup hastalık yapan, serbest veya bir yere tutunarak yaşayan, kamçı, kirpik veya yalancı ayaklarıyla hareket edebilen tek hücreli mikroskobik organizmalar. [Bakınız: bir hücreliler]. Hayvanlar alemindeki en basit organizmaları içeren, tek hücreli, mikroskobik veya makroskobik, birçoğu serbest yaşamlı, kimileri kommensal, mutual veya parazitik yaşam süren, Sarcomastigophora, Labyrinthomorpha, Apicomplexa, Microspora, Acetospora, Myxozoa ve Ciliophora olmak üzere yedi şubesi olan tek hücreli canlılar. Kimileri bitkiler ve omurgalı hayvanlar için oldukça patojendir ve bu nedenle zirai, veteriner ve beşeri önem arz ederler. Protozoon kelimesinin çoğulu. [Bakınız: birgözeliler].

 

Opalina : Opalinatea sınıfında, Opalinida takımında bulunan kurbağaların kolonlarında endokommensal olarak yaşayan silyumlu parazitik protozoa cinsi.

Silyum : Kirpik.

Sistem : Düzen. Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. Model, tip. Dizge. Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat. Yol, yöntem.

Opalin : Opali andıran camdan yapılmış vazo, kupa vb.

Takım : Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Takım elbise. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Sigara ağızlığı. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik.

 

Sınıf : Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü. Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Derslik. Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri. Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas.

Sını : Ağaçtan yapılmış yayık. “Tuluhdan, sınısıdan yayduh.”. Sini, yemek sofrası.

Eski : Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı. Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz. Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan. Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan. Önceki, sabık. Geçerli olmayan. Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey.

Opal : Silisin hidratlı ve jelatinli bütün türlerini kapsayan değerli bir mineral, panzehir taşı. İnce, düzgün dokunmuş pamuklu kumaş.

Şube : Bir kurumun, bir kuruluşun alt mevkilerindeki iş yerlerinden her biri. Kol. Okullarda aynı düzeydeki sınıflardan her biri. Dal.

Takı : Çoğunlukla evlenen veya nişanlanan birine armağan olarak verilen küpe, bilezik, yüzük, zincir gibi şeylerin tümü. Adın başka bir kelime ile ilgi kurmak üzere aldığı durum eki. Cümleler ile kelimeler arasında ilişki kurmaya yarayan kelimeler. Kadınların ziynet eşyası, asım takım.

Alt : Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.

Diğer dillerde Protistler anlamı nedir?

İngilizce'de Protistler ne demek ? : protists