Protons türkçesi Protons nedir
Protons ile ilgili cümleler
English: Each kind of atom has a certain unique number of particles called protons, neutrons, and electrons in it.
Turkish: Her tür atomun içinde protonlar, nötronlar ve elektronlar denilen belirli benzersiz parçacıkları vardır.
English: Helium is the second simplest atom. It consists of a nucleus containing 2 protons and two neutrons. Around the nucleus orbits 2 electrons.
Turkish: Helium ikinci en basit atomdur. O, iki proton ve iki nötron içeren bir çekirdekten oluşur. Çekirdek etrafında 2 elektron döner.
English: The protons and neutrons cluster together in the center of the atom in what is called the nucleus. The electrons orbit around the nucleus.
Turkish: Protonlar ve nötronlar atomun çekirdek denilen merkezinde bir araya gelirler. Elektronlar çekirdeğin etrafında dönerler.
English: Protons have a positive charge, electrons have a negative charge, and neutrons have no charge.
Turkish: Protonlar pozitif, elektronlar negatif yüke sahiptir ve nötronların yükü yoktur.
Protons ingilizcede ne demek, Protons nerede nasıl kullanılır?
Antiprotons : Karşıt proton. Antiproton. Karşıt önelcik. Eksi yüklü proton (fizik). Karşı proton.
Proton acceptor : Proton akseptörü. Bir asit-baz reaksiyonundaki proton alıcısı.
Proton donor : Proton vericisi. Bir asit-baz reaksiyonundaki proton vericisi.
Proton pump : Proton pompası. H+ iyonun parietal hücrenin ön yüzünde yerleşmiş bir etkin transport mekanizmasıyla hücreden lümene atılması ve karşılığında lümenden k+ alması mekanizması.
Proton pump inhibitor : Proton pompası inhibitörü. Proton pompası baskılayıcısı. Proton pompa inhibitörü. Midenin asit salgısını azaltan ilaçların yeterliliği en yüksek olan grubu.
Protonic : Protonik.
Protonema : Protonema.
Protonation : Protonasyon.
Protonymph : Protonimf. Kimi mesostigmatid akarların yaşam sikluslarında kan emdikleri erken evre. akarların üç nimf evresinden birincisi.
Protonephridium : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yassı solucanlar (platyhelminthes), rotatorlar (rotatoria) nemertea, rotifera ve kimi trochophore larvalarında görülen, bir uçta alev hücreleriyle başlayan dallanmış kanalların bir merkez kanalla birleşerek vücut yüzeyine bir delik veya deliklerle açıldığı boşaltım organı. Bazı ilkel omurgasızlarda görülen, bir uçta alev hücreleriyle başlayan ve dallanan kanalların bir merkez kanalla birleşerek, dışarıya açıldığı boşaltım organı tipi. Protonefridyum. Yassı solucanlar (platyhelminthes), iplik solucanları (nematoda), rotatorlar (rotatoria) gibi ilkel omurgasızlarda görülen, bir uçta alev hücreleri ile başlayan dallanmış kanalların bir merkez kanalla birleşerek vücut yüzeyine bir delik ya da deliklerle açıldığı boşaltım organı.
İngilizce Protons Türkçe anlamı, Protons eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Protons ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Spin : Örmek (ağ, koza vb). Diklemesine indirmek (uçak). Eğirmek. Tasarlamak. Bir temel parçacığın devinim süresi. Çakmak (sınav). Vril yapmak. Temel parçacıkların ya da çekirdeğin açısal devinim büyüklüğünü belirtmekte kullanılan ve yüklerin parçacık ekseni çevresinde dönmesine ilişkin bir nitelik. Örmek (koza, ağ). Dönü.
Spin out : Uzatmak. Uzun uzadıya anlatmak. İdare etmek. Geçirmek. Harcamak. Yettirmek. Gereksiz yere uzatmak.
Lengthen : Daha uzun yapmak. Sulandırmak. Uzatmak. Uzanmak. Uzamak.
Extend : Uzanmak. Tevsi etmek. Erişmek. Sağlamak. Avcı hattına yayılmak. Uzamak. Yardım eli uzatmak. Sunmak (taziye veya kutlama). Vermek. Uzatmak.
Carry : Taşıyıcılık yapmak. Yardım etmek. Erişmek. Çekmek. Geçirmek. Taşımak. Götürmek. Başarmak. Sevketmek. Büyülemek.
Temporize : Ayak uydurmak. Zamana uymak. Uygun zamanı kollamak. (zaman kazanmak için) temposunu ayarlamak veya yavaşlatmak. Savsaklamak. Karar vermeyerek zaman kazanmaya çalışmak. (zaman kazanmak için) konuyu veya süreci uzatmak. Oyalamak.
Draw out : Ana hatlarıyla çıkarmak. Söyletmek. Çıkarmak. Yaymak. İstasyondan çıkmak. Uzatmak. Yerleştirmek. Konuşturmak. Görevlendirmek. Açmak.
Proton : Yükü eksiciğinkine eşit ve karşıt imli, kütlesi eksiciğinkinin 1840 katı olan kararlı temdi parçacık. Pozitif yükü 1,60219 x 10(üzeri -19) c'ye; durgun kütlesi 1,67265 x 10(üzeri -27) kg'a eşit olan kararlı elemanter parçacık. Pozitif yüklü çekirdek parçacığı. Atom çekirdeğinin yapısında bulunan pozitif (+) yüklü parçacıklar. Yükü elektronunkine eşit ve artı imli kütlesi 1.6726x 10-24 g. olan ve atomların çekirdeğini oluşturan kalımlı temel parçacık. hidrojen atomunun çekirdeği olan temel parçacık. Biyoloji, fizik, kimya, nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Early : -in başlarında. İlk. Önceki. Erkenden. Erken. Eski. İlk zamanlarında.
Protract : Uzatmak. Dışarıya uzatmak. Ölçekli çizmek. (süresini) uzatmak. Süresini uzatmak. Küçük ölçekle planını çizmek. Uzatmak (süreyi). Temdit etmek. İletki ile çizmek.
Protons synonyms : temporise.
Protons zıt anlamlı kelimeler, Protons kelime anlamı
Shorten : Yağ katarak kıvamına getirmek (un). Azaltmak. Yağ katarak kıvamına getirmek (un vb.). Kısalmak. Kısaltmak. Kasılmak. Yelkeni sarıp küçültmek. Azalmak. Kısmak.
Late : Geç kalan. Geçen. Müteveffa. Ölü. Gecikmiş. Son. Tehirli. Eski. Merhum. Geç.
Middle : Ortadaki. Vasat. Orta. Orta yer. Göbek adı. Aradaki. Ara. Bel. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Orta kısım.

Bu kısımda Protons kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Protons ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Protons anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Protons ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.