Protrusions türkçesi Protrusions nedir

Protrusions ingilizcede ne demek, Protrusions nerede nasıl kullanılır?

Protrusion of harderien gland : Harderbezi protrüzyonu. Harder bezinin gözün dışına çıkması. bezi üçüncü göz kapağı kıkırdağına bağlayan bağ dokunun doğuştan gevşekliğine bağlı olarak köpeklerde oldukça yaygın biçimde rastlanır, cerrahi olarak alınması, gözyaşı yetersizliğine ve keratokonjunktivitis sikkaya yol açabilir.

Protrusion : Dışarı uzanmış. Protrüzyon. Çıkıntı. Çıkıntı, çıkık. Dışarı çıkmış. Çıkma. Çıkarma. Protrusyon. Çıkarılma.

Protrusible : Uzatılabilir.

Protrusile : Pırtlak.

Protrusive : Dışarı çıkan. Çıkıntılı. Fırlak. Protrusif. Dışa çıkık. Pörtlek. Uzantılı.

İngilizce Protrusions Türkçe anlamı, Protrusions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Protrusions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Balcony : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Balkon. Sinemalarda salonun dip yanında yer alan, yüksekçe ve ileriye doğru çıkıntılı bölüm.

Excrescence : Fazla. Gereksiz. Fazlalık. Ur. Normal dışı çoğalma. Yumru. Şiş.

Annotations : Ek açıklamalar. İzah edici notlar. Not. Dipnot. Kısaltmalar. Şerhler.

 

Cancellations : Çizme. Damga. Fesh etmek. Bozma. İptal olunan şey. Damga (pul). İptal. Lağıv. Fesih.

Coving : Kemer oluşturmak. Kubbelenme. Sundurma.

Exclusion : Kabul etmeme. Ret. Dışında bırakma. Kovma. Tart. Hariç bırakma. Dışlama. Dahil etmeme.

Belched : Fışkırmak. Çıkarmak duman. Fırlatmak. Çıkarmak (duman). Püskürtmek. Duman çıkarmak. Geğirti. Püskürmek. Geğirmek.

Eminentia : Yükseklik, çıkıntı, kabartı, tepe. Kabartı. Tümör. Eminensiya.

Belly : Karın. Ahenk tahtası. Karnı. İştah. Şişmek. Omurgalı hayvanlarda vücudun sindirim organını içine alan, memelilerde göğüsten bir diyafram ile ayrılmış bölgesi. eklem bacaklı hayvanlarda ve bazı poliket solucanlarda vücudun arka bölgesi. 3.tunikatlarda mide ve bağırsağı kapsayan bölge. abdomen. Biyoloji, jimnastik alanlarında kullanılır. Şikayet etmek. Yakınmak. Gövdenin, kaburga alt kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi.

Exuded : Kaçırmak. Dışarı vermek. Terlemek. Çıkarmak. Sızmak. Belirtmek. Sızdırmak. Sızmış. Terlemiş. Yaymak.

Protrusions synonyms : gibbousness, occipital protuberance, frontal eminence, cantilevering, hump, cape, bow window, gibbosity, change of shape, protuberance, swelling, projection, bossage, snag, mogul, bump, caret, deduction, corbeling, climbing, jut, buckle, ear, protrusion, detachment, cancellation, desorption, end piece, deletion, nub, chasing away, egressed, corbels.