Prover türkçesi Prover nedir
- Delillerle kanıtlayan.
- İspatlayan.
Prover ile ilgili cümleler
English: "A rolling stone gathers no moss" is a proverb.
Turkish: "Yuvarlanan taş yosun tutmaz" bir atasözüdür.
English: "A stitch in time saves nine" is a proverb.
Turkish: "Bugünün işini yarına bırakma" bir atasözüdür.
English: Ali concluded his speech with a proverb.
Turkish: Ali konuşmasını bir atasözü ile bitirdi.
English: A proverb is a long experience that is said in short.
Turkish: Bir atasözü kısa söylenen uzun bir deneyimdir.
English: An old proverb says that time is money.
Turkish: Eski bir atasözü zamanın nakit olduğunu söylüyor.
Prover ingilizcede ne demek, Prover nerede nasıl kullanılır?
Proveratrin a : Proveratrin-a. Ak çöpleme bitkisinin (veratrum album, v. viride) kök ve yumrularında bulunan, yapı yönünden kalp glikozitlerine benzeyen bir veratrin alkaloidi.
Proveratrin b : Ak çöpleme bitkisinin (veratrum album, v. viride) kök ve yumrularında bulunan, yapı yönünden kalp glikozitlerine benzeyen bir veratrin alkaloidi. Proveratrin-b.
Proverb : Darbımesel. Anonim özellik taşıyan, atalardan kaldığı kabul edilen ve toplumun yüzyıllar boyunca geçirdiği gözlem ve denemelerden, ortak düşünce, tutum ve davranışlarıyla dünya görüşünden oluşan, genel kural niteliğindeki kısa, özlü, kalıplaşmış söz: alet işler, el övünür. ak akça kara gün içindir. çalma elin kapısını, çalarlar kapını. ağlamayan çocuğa meme vermezler. keskin sirke küpüne zarar. çobansız koyunu kurt kapar. taşıma su ile değirmen dönmez. güvenme varlığa düşersin darlığa. bakarsan bağ, bakmazsan dağ vb. Mesel. Atasözü. Halkın, doğal ve toplumsal olaylarla ilgili kanıtlarını belirleyen özlü, kısa, geleneksel halk anlatımı. (bu anlatım genellikle uyaklı, benzer, karşıt anlamlı, eş sesli sözcüklerle sözcük oyunlarından oluşmaktadır.). Öneylem.
Proverbial : Atasözünde geçen. Konuşulan. Atasözü türünden. Dillere destan. Ünlü. Bilinen. Meşhur. Atasözü gibi. Çok kişi tarafından bilinen. Atasözü olmuş.
Proverbially : Özdeyişler kullanarak. Herkesçe bilindiği gibi. Atasözleriyle ifade ederek.
Proverbs : Eski ahit. Atasözleri. İncil.
Become a proverb : Atasözü haline gelmek. Vecize olmak. Atasözü olmak. Özdeyiş olmak.
Disprover : Yanlışlığını ispatlayan. Çürüten. Aksini kanıtlayan. Doğru olmadığını gösteren. Tersini ispatlayan.
Improver : Düzelten kimse. Reformcu. Geliştirici. Islahatçı. Düzeltici. Çırak. Düzenleyici. Yenilikçi. Gönüllü çalışan kimse.
Provers : İspatlayan. Delillerle kanıtlayan.
İngilizce Prover Türkçe anlamı, Prover eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Prover ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Stultify : Yavaş yavaş yok etmek (şevk veya inisiyatif vb'ni). Aptal durumuna düşürmek. Akıl hastası olduğu için yargı gücünden yoksun bulunduğunu iddia etmek. Çürütmek. Çıkmaza sokmak. Etkisini azaltmak. Aptallaştırmak. Aptal gibi göstermek. Küçük düşürmek. İptal etmek.
Result : İleri gelmek. Sonucu olmak. Doğmak. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Önemli sonuç. Çıkmak. Elde edilen bulgunun ortaya çıkardığı yenilik, düşüncenin dış dünyaya çıkardığı teknik etki. Netice. Bulgu sonucu. Meydana gelmek.
Substantiate : Neden göstermek. Tahkik etmek. Doğrulamak. Desteklemek. İspat etmek. Tasdik etmek. Doğruluğunu ispat etmek. Gerçeklemek. Kanıtlamak. Gerçekleştirmek.
Affirm : Tasdik etmek. Beyan etmek. Onaylamak. Bildirmek. İddia etmek. Olumlamak. Doğrulamak. Söylemek. Tekrarlamak. İleri sürmek.
Be : Mal olmak. -di. Olmak. Berylliumb (berilyum). Bulunmak. Var olmak. -dir. Kalmak. Durmak. -dır.
Shew : Göstermek. Gösterme. Gösteri. Gösteriş. Sergilemek. Sunmak.
Ensue : Netice olarak husule gelmek. Doğmak. Sonradan gelmek. (sonuç olarak) ortaya çıkmak. İzlemek. Birbirini takip etmek. Sonucu olmak. Takip etmek. Sonuç olarak ortaya çıkmak. Meydana gelmek.
Negate : İptal etmek. Değillemek. Çürütmek. Boşa çıkarmak. Yadsımak. Olumsuzlamak. Reddetmek. Aksini ispatlamak. Etkisiz duruma getirmek. Olumsuz yapmak.
Sustain : Kabul etmek. Maruz kalmak. Desteklemek. Katlanmak. Çekmek. Devam ettirmek. Taşımak. Çökmesine engel olmak. İyi oynamak (rol). Sürdürmek.
Turn up : Açmak. Damlamak. Ortaya çıkmak. Sıvamak. Vazgeçmek. Bulunmak (eşya). Dönmek. Çevirip kaldırmak. Kaldırmak. Yukarı tutmak.
Prover synonyms : prove oneself, confirm, establish, provers, support, contradict, corroborate, turn out, show, demonstrate.
Prover zıt anlamlı kelimeler, Prover kelime anlamı
Negate : Değillemek. İptal etmek. İnkar etmek. Olumsuz yapmak. Boşa çıkarmak. Reddetmek. Çürütmek. Yadsımak. Etkisiz duruma getirmek.
Disprove : Tersini ispat etmek. Doğru olmadığını kanıtlamak. Tersini kanıtlamak. Çürütmek. Aksini kanıtlamak. Yanlış olduğunu kanıtlamak. Aksini ispatlamak. Yalanlamak. Aksini ispat etmek.
Affirm : Doğrulamak. Tekrar söylemek. Bildirmek. Onaylamak. Söylemek. Tasdik etmek. Söz vermek. İleri sürmek. Olumlamak. Tekrarlamak.
Prover antonyms : incorrect, impropriety, inappropriate, indecorous, indecent, improper, wrong, improperness.
Prover ingilizce tanımı, definition of Prover
Prover kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, proves.

Bu kısımda Prover kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Prover ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Prover anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Prover ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.