Proximity türkçesi Proximity nedir

Proximity ingilizcede ne demek, Proximity nerede nasıl kullanılır?

Proximity effect : Yaklaştırma etkisi. Yakınlık etkisi.

Proximity indicator : Doğrudan ya da saçılmış ışınımla, iki cismin bağıl yakınlığını belirlemeye yarayan iyonlaştırıcı ışınım kaynaklı belirteç. Yakınlık belirteci.

Proximity of blood : Kan yakınlığı. Kan bağı. Akrabalık.

Proximity sensor : Yaklaşım sensörü. Yakınlık algılayıcı. Yakınlık duyucusu.

Proximity space : Yakınlık uzayı.

Aerodrome proximity light : Meydan yaklaşma farı.

Close proximity : En yakınlık. Çok yakınlık.

Proximal convoluted tubule : Glomerüllere yakın olan kıvrıntılı lümenli tübüller. buranın kübik epitelinin fırçamsı kenarı vardır ve sodyum, potasyumla su geri emilimini gerçekleştirir. Böbrekte nefronun baş kısmını oluşturan, fırça kenar mikrovillüsleri bulunan tek tabakalı kübik epitelle astarlanmış dalgalı kanal. Proksimal dalgalı kanal. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Proksimal kıvrımlı tübül.

Proximal : Bir noktaya doğru. Merkeze yakın olan. Yakınsal. Yakın olan. Proksimal. Yakın. Organın bağlanma noktasına yakın. Bir organizmanın orta eksenine ya da organizmanın herhangi bir parçasının bir bağlantı noktasına göre yakın olan bölgesi.

 

Proximity switch : Tahdit şalteri. Yaklaşım sensörü. Temassız şalter. Yaklaştırma sensörü. Yakınlık anahtarı. Yaklaşma anahtarı. Yoklayıcı.

İngilizce Proximity Türkçe anlamı, Proximity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Proximity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adjacencies : Etraf. Çevre.

Suburbs : Banliyö. Kentin dolayları. Varoşlar. Kenar mahalle. Banliyöler. Varoş.

Parentage : Ana baba. Asıl. Nesil. Ebeveyn. Ebeveynlik. Soy. Ana babalık. Ana-babalık.

Propinquity : Yakın akrabalık. Yakın hısımlık. Benzerlik.

Draw nearer : Yakınına gelme. Yanına yaklaşma. Yaklaşma.

Country : Taşra. Millet. İl. Kır. Kırsal kesim. Taşraya özgü. Kırsal. Köy. Bölge.

Adjacency : Yanyanalık. Bitişiklik. Bitişik olma. Komşuluk.

Connexions : Bağlantı. Bağ. İlgi. İlişki. Dost. Bağlantılar. İlişkiler. Akraba. Yakın.

Environment : Etraf. Canlıların içinde yaşadıkları ortam ve bu ortamlardaki çeşitli faktörlerin bütünü, ambiyens. herhangi bir yapının merkezinden uzakta olan, kenarda olan. Çevre. Muhit. Bir organizmanın veya bir parçasının üzerinde etki yapan dış etkenler topluluğu. Ayırıcı toplumsal özellikleri bulunan ve bireyleri kuşatarak biçimlenmelerinde köklü bir üstlencesi bulunan ekinsel ya da yersel alan. Bilgisayar, biyoloji, eğitim, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Bir tortulanma yerinde, etkiyen koşulların ve güçlerin topluluğu. Ortam. Bir organizmanın ya da bir parçasının üzerinde etki yapan dış etkenler topluluğu.

 

Connection : Yakın. İrtibat. İlgi. Akraba. İlgilenme. Aktarma. Bağlama. Alışveriş. Dostluk.

Proximity synonyms : law of proximity, gestalt principle of organization, gestalt law of organization, party, alliances, localities, impendence, contiguity, contiguousness, imminence, neighbourhood, bloodings, locale, filiation, chumminess, blood, regions, precincts, neighborhood, area, kin, drawing near, entourages, cognation, vicinity, familiarity, blood relation, outskirt, closeness, bloods, cousinage, neighborhoods, districted.

Proximity zıt anlamlı kelimeler, Proximity kelime anlamı

Farness : Uzaklık. Çok uzakta olma durumu. Mesafelilik.

Proximity ingilizce tanımı, definition of Proximity

Proximity kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Immediate nearness, either in place, blood, or alliance. The quality or state of being next in time, place, causation, influence, etc.