Pseudogene türkçesi Pseudogene nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Yalancı gen.
  • Zaman zaman kendi kopyasını yapan genlerden fonksiyonunu kaybetmiş olanları. psödogen.

Pseudogene ingilizcede ne demek, Pseudogene nerede nasıl kullanılır?

Pseudography : Psödografi.

Pseudogut : Yaşlı köpeklerde eklem çevresindeki dokularda kalsiyum pirofosfat dihidrat birikimi, eklem yangısı, kıkırdak ve kemik dokunun metaplazisiyle belirgin kalıtsal hastalık. Yalancı gut.

Pseudo aggregated markov process : Yapay toplulaştırılmış markov süreci.

Pseudo arthrosis : Kırıkta hareketsizliğin sağlanamaması nedeniyle kırık uçlarının fibrokartilaj yapıda sert bir tabakayla örtülmesi ve kaynamanın olmayıp kırık uçlarının anormal hareketli bir durum alması, kaynama yokluğu. Kaynama yokluğu. Yalancı eklem.

Pseudo cholinesterase : Karaciğerde sentezlenen, plazmada bulunan, asetilkolini asetik asit ve koline hidrolize eden enzim. Yalancı kolinesteraz.

Pseudo f test : Yapay f sınaması.

Pseudo lumpyskin disease : Yalancı yumrulu deri hastalığı. Herpesviridae ailesinde bulunan sığır herpesvirüs 2’nin sığırlarında neden olduğu, klinik olarak yumrulu deri hastalığına benzeyen hastalık.

Pseudo instruction : Sözde komut. Benzetik kod. Komutsu. Yalancı komut.

Pseudo f statistic : Yapay f istatistiği.

 

Pseudo density function : Yapay yoğunluk fonksiyonu.

İngilizce Pseudogene Türkçe anlamı, Pseudogene eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pseudogene ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler. Yerdomuzu.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini.

 

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Pseudogene synonyms : a cells, aardwolf, aardvark, acacia, abiotic environment, abambulacral area.