Psittacine beak and feather disease türkçesi Psittacine beak and feather disease nedir

  • Papağangillerin gaga ve telek hastalığı.
  • Genellikle genç papağanlarda ve otuz beşten fazla papağangil türünde, teleklerde ve tüylerde bakışımlı distrofi sonucu dökülme ve kellikle birlikte gaga ve tırnaklardaki biçim bozukluklarıyla belirgin bir sirkovirüs enfeksiyonu.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Psittacine beak and feather disease ingilizcede ne demek, Psittacine beak and feather disease nerede nasıl kullanılır?

Beak : Hakim (ingiliz ingilizcesi). Okul müdürü (ingiliz ingilizcesi). Kuşların keratinden oluşan, şekli, büyüklüğü, rengi türlere göre değişen bir ağız uzantısı. Ağız. Gagalamak. Yargıç. Yargıç (ingiliz ingilizcesi). Gaga. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kakaç.

And : Sonra. Ma. De. Da... da... ya da de... de. -bundan dolayı. Ve. Daha sonra. Da. Ayrıca. Hem... hem de.

Feather : Uçucu. Köpük (dalga). Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tüy takmak. Tüylenmek. Tüylerle donatmak. Kuştüyü ile kaplamak. Kuşların vücutlarını örten çeşitli yapı ve renkteki üst deri uzantıları. Zengin etmek. Yalnızca kuşlarda bulunan ve vücudu örten, izolasyon, uçma, savunma, kur yapma ve diğer fonksiyonları sağlayan boynuzumsu epidermal yapı.

Disease : Rahatsızlık. Maraz. Sayrılık. Nedeni, vücutta oluşturduğu değişimleri ve iyileşme olanağı bilinen veya bilinmeyen, karakteristik belirtiler ve bulgular dizisiyle kendini gösteren vücudun herhangi bir bölümü, organ veya sisteminin normal yapısı ve işlevlerinin kesilmesi veya sapması, sayrılık, maraz, rahatsızlık, hlk. illet, kem, morbus, toga. Çeşitli dış faktörlerin etkisi sonucu vücudun bir bölümü veya tamamında normal fonksiyonun bozulması durumu. Lyme hastalığı. İllet. Hastalık. Dert.

 

İngilizce Psittacine beak and feather disease Türkçe anlamı, Psittacine beak and feather disease eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Psittacine beak and feather disease ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

Abattoir : Kesimevi. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Mezbaha. Salhane.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Abaxial : Aks kemiği dışında. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak, eksen dışı. Eksendışı. Eksen dışı. Eksenden uzak. Abaksiyal.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

 

Abdomen : Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Batın. Karın (böcek gövdesinde). Karnın altı. Abdomen. Karın. Böcek gövdesinin alt kısım.

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Psittacine beak and feather disease synonyms : abdominal ovariectomy, a amplitude mod, abdominal pain, abdominal distention, abdominal palpation, a crochordon.