Psycholepsy türkçesi Psycholepsy nedir

  • Psikolepsi.
  • Bedensel ve ruhsal gücü yitirme, umutsuzluk duygusuna kapılma durumu.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Ruh düşümü.

Psycholepsy ingilizcede ne demek, Psycholepsy nerede nasıl kullanılır?

Psycholeptic : Psikoleptik. Merkezi sinir sisteminde baskıya yol açarak etkisini oluşturan psikotrop ilaç grubu.

Psycholagny : Psikolagni. Fiziksel temas olmadan orgazm.

Psycholinguistics : Ruhdilbilim. Psikodilbilim. Dil psikolojisi. Davranışsal dilbilim. Psikolinguistik.

Psychologic : Ruhbilimsel. Psikolojik. Ruhsal.

Psychological : Özsel. Öze ya da öze süreçlerine ilişkin. Ruhi. Psikolojik. Tinbilimsel. Ruhbilimsel. Ruhsal.

Psychological repression : Ruhsal baskı. Bireyin, toplum yaşamındaki türlü uyarıcılara toplumsal çevresinin beklentilerine uygun karşılık verme yetersizliği ya da isteksizliği.

Psychological clinic : Ruhbilim kliniği. Kişilik ya da davranım bozukluklarının tanımlanması ve giderilmesi için kurulan, içinde ruhbilimcilerin türlü testler, ölçme ve tanıma gereçleri ile özel eğitim gereksindiren çocukları da inceledikleri bakımevi.

Psychological block : Bir kimsenin, öğrenme karşısındaki ruhsal tutumunu olumsuz yönden etkileyen duygusal yaşantı ya da durum. Ruhsal engel.

Psychological determinism : Hiç bir davranımın rasgele olmayacağını, her eylemin bilinçli ya da bilinçsiz bir nedene dayandığını ileri süren ruhbilim öğretisi. zihinsel yeteneklerin tümüyle doğuştan geldiğini ve çevresel etkilerin altında bulunmadığını ileri süren görüş. Ruhbilimsel gerekircilik. Psikolojik determinizm.

 

Psychological drama : Ruhbilimsel oyun. Düşüncelerin, duyguların ve tutkuların ruhbilimsel çözümlemelerine giren, freud'un etkisini bulduğumuz oyun türü. burada bireyin ruhsal durumu ele alınır. değişik, güzelduyusal anlayışta yazılan bu oyunların kimi gerçekçi, kimi melodramatik, kimi de düşseldir. örnek : o'neill'in birçok oyunu.

İngilizce Psycholepsy Türkçe anlamı, Psycholepsy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Psycholepsy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Achievement tests : Başarı testleri. Başarı testi. Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler.

Abstract intelligence : Soyut zeka. Düşünme ve yeni durumlara uyma konularında soyut kavramlar ile simgelerden başarılı biçimde yararlanma yeteneği.

Achromatopsia : Akromatopsi. Renk körlüğü. Nesnelerin renksiz algılanması ya da kimi renklerin algılanmamasından ileri gelen bir görme bozukluğu.

Academy of economic and commercial sciences : İktisadi ve ticari ilimler akademisi. Ekonomi, tecim ve maliye alanlarında çalışmak isteyenleri yetiştiren, bu alanlarla ilgili sorunlar üzerinde incelemeler ve araştırmalar yapan yüksek öğretim kurumu.

Ability group : Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi. Düzey kümesi.

 

Abulia : İrade yitimi. İstenç yitimi. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. İrade kaybı. Abuli. İstem yitimi. Kayıtsızlık. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. Abulya.

Academic year : İlk, orta ve yüksek okullar ile üniversitelerde öğretimin başladığı ve sona erdiği gün arasında geçen süre. Eğitim öğretim yılı. Ders yılı. Öğretim yılı. Akademik yıl.

Academy : Okul. Akademi. Medrese. Yüksek okul. Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Yüksekokul. Bilim adamları topluluğu. Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu.

Achievement age : Başarı yaşı. Bir başarı testinde gerçek ya da yaklaşık olarak ortalamayı gösteren ham puanı elde etmek için gereken yaş.

Active school : Etkin okul. Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul.

Psycholepsy synonyms : academic intelligence, abstract reasoning, academic preparation, accustoming, abnormal child, a priori knowledge.