Psychos türkçesi Psychos nedir

Psychos ingilizcede ne demek, Psychos nerede nasıl kullanılır?

Psychosensory : Psikosensori.

Psychoses : Çildin. Çıldırı. Ruhsal denge bozukluğu. Psikoz. Ruh hastalığı.

Psychosexual : Psikoseksüel.

Psychosis : Ruh hastalığı. Çildin. Psikoz. Çıldırı. Ruhsal denge bozukluğu.

Psychosomatic : Ruh ve beden arasındaki ilişkiyle ilgili olan. zihni ve ruhsal etmenlerin vücut işlevlerini etkilemesiyle ortaya çıkan. Psikosomatik.

Senile psychosis : Yaşlılık psikozu.

Manic depressive psychosis : Manik depresif psikoz.

Psychosomatic disease : Zihni ve ruhsal nedenlerle ortaya çıkan hastalık. hayvanlarda kesin olarak olmamakla birlikte, suni tohumlama merkezlerindeki boğalarda görülen abomazum ülserleri, köpeklerdeki ülserli kolon yangısı ve domuzlardaki mide ülserleri psikosomatik hastalık olarak değerlendirilmektedir. Psikosomatik hastalık.

Metempsychosis : Ruhun başka vücuda geçmesi. Ölen birinin ruhunun başka bir varlığa göçtüğü ve yaşamasını onda sürdürdüğü inancı. Ruh göçmesi. Ruhgöçü. Ruh geçişmesi.

Psychosynthesis : Psikosentez.

İngilizce Psychos Türkçe anlamı, Psychos eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Psychos ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Ego : Ego. Ben kavramı. Benlik. Kendine güven. Ben. Düşünen ve iradesini kullanan insan.

Paranormal : Normal ötesi. Alışılmamış.

Subconscious : Şuuraltı. Altbilinçsel. Bilinçte hiç yer almayan ya da henüz bilinç yüzüne çıkmayan ruh durumlarının niteliği. bilinçte hiç yer almayan ya da henüz bilinç yüzüne çıkmayan. Stanislavski dizgesinde,, insanın denetim dışındaki duygusal tepkilerini kapsayan iç mekanizma için kullanılan sözcük. Bilinç düzeyinde bulunmamakla birlikte bireyin türlü bilinçli etkinliklerini etkileyebilen onun kişiliğini oluşturan öğeler arasında yer alan, dilendiğinde kapsamındakiler bilince çağrılabilen anlık süreçleri. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Subkonsiyöz. Bilinçaltı.

Psychical : Bkz.psychic. Psişik. Zihni. Ruhsal. Ruhi.

Head : Basınç yüksekliği. Olgunlaşmak. Yollanmak. Beyni ve duyu organlarını taşıyan vücut parçası. Başlık. Gövde. Kelle. Baş. Baştaki. Çekiç tokmağı.

Unconscious mind : Bilinç dışı veya bilinç altı.

Tabula rasa : Bebeğin daha etkilenmemiş beyni. Yazısız levha. Bebeğin işlenmemiş beyni. Üzerine yazılmamış levha. Yok etme. Boş sayfa.

Nous : İdrak. Akıl. Zeka. Anlayış. Tin. Zihin. Sağduyu.

Psychosis : Ruh hastalığı. Çıldırı. Ruhsal denge bozukluğu. Çildin.

Psychoses : Ruh hastalığı. Çildin. Çıldırı. Ruhsal denge bozukluğu.

Psychos synonyms : subconscious mind, cognition, unconscious, noesis, brain, knowledge, noddle, mind, psicose.

Psychos zıt anlamlı kelimeler, Psychos kelime anlamı

Normal : Muntazam. Düzgülü. Ortalama. Olağan. Dikey doğru. Beklenilen durumda bulunan, olağandışılığı bulunmayan. Dikey. Orta. Normal. Standart.

Physical : Fiziksel. Mevcut. Maddi. Bedensel. Fiziki. Bedeni. Somut. Muayene. Maddesel.