Psikoz nedir, Psikoz ne demek

Psikoz; bir ruh bilimi terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

"Psikoz" ile ilgili cümleler

  • "Bu hastalık korkusu onda, hayatı kendine zehreden tehlikeli bir psikoz hâlini almıştı." - M. Ş. Esendal
  • "Sansür, sağlam rejimlerde, kimsenin aklına dahi gelmeyen bir korku psikozunun simgesidir." - H. Taner

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Altı karbonlu ketoz monosakkaritlerden biri.

İngilizce'de Psikoz ne demek? Psikoz ingilizcesi nedir?:

psicose

Psikoz hakkında bilgiler

Psikoz, düşünce ve duyunun ağır oranda bozulduğu zihin durumunu tanımlamakta kullanılan genel bir psikiyatri terimidir. Psikotik epizod geçiren hastalar halüsinasyonlar görüp, delüzyonel inançlar taşıyabilir (grandiyöz veya paranoid delüzyonlar gibi), kişilik değişiklikleri ve düşünce bozukluğu gösterebilir. Bir psikotik epizod gerçek ile bağlatının kopması veya zarar görmesi ile karakterizedir denilebilir. Gençlerde daha sık görülen psikoz ağır bir zihinsel hastalığın belirtisi olabilir.

Psikoz sözcüğü ilk kez Ernst von Feuchtersleben tarafından 1845'te delilik ve maniye alternatif olarak kullanılmıştır. Sözcük Yunanca psyche ("zihin, ruh") ve -osis ("hastalıklı" veya "anormal durum") dan türemiştir. Sözcük zihin bozuklukları olduğu düşünülen bozuklukları, sinir sistemindeki bir bozukluktan türediği düşünülen nevrozdan ayırmak için kullanılmıştı.

 

Genel psikiyatride psikoz ağır akıl hastalığının semptomu olarak kabul edilir, fakat kendisi bir diyagnoz sayılmaz. Her ne kadar sadece belirli bir psikolojik veya fiziksel durumla arasında bağlantı olmasa da, özellikle şizofreni, bipolar bozukluk ve ağır klinik depresyon ile ilişkilendirilmiştir. Ayrıca psikotik duruma yol açabilecek, saptanabilir fiziksel patolojiler de vardır, beyin zedelenmesi veya diğer nörolojik bozukluklar, lupus ve alışkanlık oluşmuş uyuşturucu maddelerin kullanımının geri çekilmesi gibi.

Psikoz terimi, bir kişinin davranışları sebebiyle suçlanamayacağını ortaya koyan ve hukuki bir terim olan delilik kavramından ayrıştırılmalıdır. Benzer bir şekilde, bir kişilik bozukluğu olan psikopatiden de farklıdır. Her ne kadar yaygın görüş ikisini aynı şekilde ele almakta ve psiko olarak kısaltmakta ise de, psikoz psikopatinin temel özellikleriyle benzerlik taşımaz; özellikle şiddet yönü psikoz da nadiren görülürken, gerçeklik duyusunun bozulması ve kaybolması da psikopatide nadiren görülür.

Psikoz anlamı, tanımı:

Kişi : Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Eş, koca. Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse. Erkek.

Bozukluk : Bozuk para. Bozuk olma durumu.

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon.

 

İçki psikozu : Alışkanlık hâlinde ve aşırı derecede içki kullanmanın yarattığı ağır bunalım.

Türlü : Çeşitli sebzelerle pişirilen yemek. Çok çeşitli özellikleri olan, çeşit çeşit, muhtelif.

Sebep : Bir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey.

Bütünlük : Bütün olma durumu, tamamiyet.

Uyum : Bir bütünün parçaları arasında bulunan uygunluk, ahenk. Ortak özellikleri açısından sesler arasındaki uygunluk, harmoni. Bir cismin görüntüsünü tam ağ tabaka üzerine düşürebilmek için göz merceğinin dışbükeylik derecesini çoğaltıp azaltması olayı, mutabakat. Toplumsal çevreye veya bir duruma uyma, uyum sağlama, intibak, entegrasyon.

Geniş : Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Çok. Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro. Eni çok olan, enli, vâsi. Bol (elbise). Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı.

Ölçü : Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu. Değer, itibar. Ölçme sonucu bulunan rakam. Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi. Belirlenmiş boyut. Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı. Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan. Ölçüt. Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin.

Ruhsal : Ruhla ilgili olan, ruhi, tinsel, psikolojik, psişik. Ruh bilimi ile ilgili, ruh bilimsel, psikolojik.

Düşünce : Tasa, kaygı, sıkıntı. Dış dünyanın insan zihnine yansıması. Niyet, tasarı. İlke, yönetici sav. Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea.

Diğer dillerde Psikoz anlamı nedir?

İngilizce'de Psikoz ne demek? : n. psychosis

Fransızca'da Psikoz : psychose [la]

Almanca'da Psikoz : n. Psychose

Rusça'da Psikoz : n. психоз (M)