Published türkçesi Published nedir

Published ile ilgili cümleler

English: Ali has published many papers on the subject.
Turkish: Ali konuyla ilgili birçok makale yayınladı.

English: A lot of books are published every year.
Turkish: Her yıl bir sürü kitap basılır.

English: Are there any newspapers published in your language?
Turkish: Senin dilinde yayınlanan gazete var mı?

English: During the 60s and 70s, she published her most famous books.
Turkish: En tanınmış kitaplarını 60'lı ve 70'li yıllarda yayınladı.

English: Ali has already published three books.
Turkish: Ali daha önce üç kitap yayımladı.

Published ingilizcede ne demek, Published nerede nasıl kullanılır?

Published work : Yayımlanmış yapıt. Hak iyesinin izni ile kamuya sunulan, yayımlanan yapıt. Açıklanmış yapıt. Sayıları nasıl olursa olsun, nicelik bakımından kamunun yararlanmasına yetecek ölçüde olan yapıt.

Published work in foreign countries : Bir ülkenin dışında kalan bir ülkede yayımlanmış yapıt. Yabancı ülkelerde yayımlanmış yapıt.

First published country : İlk yayım ülkesi. Bir yapıtın ilk kez kamuya sunulduğu, yayımlandığı ülke.

 

Form of published work : Basılıp yayımlanmış bir yapıtın boyutları ve dış görünüşü. Yapıtın biçimi.

Statutory copyright in published work : Yayımlanmış yapıtın yasalara göre sağladığı yapıt hakkı. Yayımlanmış yapıtın yasal yapıt hakkı.

Unpublished works : Kamuya sunulmamış, yayımlanmamış yapıt. Açıklanmamış yapıt.

Was published in the official gazette : Resmi gazetede yayımlandı. Devletin resmi antolojisinde çıktı.

Be published : Yayımlanmak. Baskıya verilmek. Basılmak.

Newly published : Yeni basılmış.

Unpublished : Yayımlanmamış. Yayınlanmamış. Basılmamış. Açıklanmamış. Neşredilmemiş.

İngilizce Published Türkçe anlamı, Published eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Published ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Affirming : Doğrulamak. Onaylamak. Beyan etmek. Bildirmek. Söylemek. İddia etmek.

Issue : Sorun. İhraç. Mesele. Tevzi etmek. (dergi veya gazete) sayı. (dergi veya gazete) nüsha. Neşet etmek. Akmak. Yayımlamak.

Emitted : Söylenmiş (fikir, düşünce). Atılmış. İfade etmek. Belirtmek. Yayılmış. Dışarı verilmiş.

Abstract : Özetlemek. Çalmak. Soyutlamak. Ayırmak. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Özet. Soyutlama yapmak. Heykel. Soyut resim. Kafasını meşgul etmek.

Caught : Tokat atmak. Tutuşmak. Tutmak. Baskın yapmak. Tutunmak. Cezbetmek. Kapmak. Maruz kalmak. Çekmek.

Bring out : Ortaya çıkarmak. Öndürmek. Görülmesini sağlamak. Yapmak. Üretmek. Yayımlamak. Piyasaya sürmek. Yapmak (yeni bir şeyi). Piyasaya yeni mal sürmek.

Affirms : Bildirmek. Onaylamak. Tasdik etmek. Beyan etmek. Olumlamak. Doğrulamak. Tekrarlamak. İddia etmek. Söz vermek.

 

Cast off : Çıkarıp atmak. Ağların suya atılması ve balıkların etrafının çevrilmesi komutu. Örgüye başlamak. Mola. İlmek atmak. Kurtulmak. Avara etmek. Atmak. Terk etmek.

Argues : -e belirti olmak. Karşı gelmek. Kandırmak. Belli etmek. -e alamet olmak. Tartışmak. İddia etmek. İtiraz etmek. Becelleşmek.

Annunciated : Bildirmek.

Published synonyms : advertized, catches, uncloak, air, advertizes, broadcast, break into, catch, aired, broach, announced, depress, blankest, bare, annunciates, delate, convey, was put in writing, annunciate, uncloaks, advertize, clarion, blanked, divulge, coin, give forth, give to the world, deployed, bring forward, advance, deploy, bespreads, bares.

Published zıt anlamlı kelimeler, Published kelime anlamı

Unpublished : Yayınlanmamış. Açıklanmamış. Neşredilmemiş. Yayımlanmamış. Basılmamış.

Suppressed : Bastırılmış. Dindirmek. Baskı altına alınmış. Baskı altına almak. Önlemek. Baskılanmış. Örtbas etmek. Hasıraltı etmek. Bastırmak. Zaptetmek.