Pulsations türkçesi Pulsations nedir

Pulsations ingilizcede ne demek, Pulsations nerede nasıl kullanılır?

Lh pulsations : Lh dalgalanması. Lh salgılanmasındaki yükselmelerin sıklığı. özellikle kısraklar gibi mevsimsel poliöstrik hayvanlarda anöstrüsten üreme mevsimine geçişte bu dalgalanma önemlidir, lh pulzasyonu.

Pulsation rate : Sağım makinelerinde bir dakikalık zaman dilimindeki pulzasyon sayısı. Pulzasyon hızı.

Pulsation ratio : Sağım makinelerinde pulzatör tarafından oluşturulan vakumla açılma süresi arasındaki oran. Pulzasyon oranı.

Lh pulsation : Lh pulzasyonu. Lh dalgalanması.

Period of pulsation : Zonklama dönümü. Dönümlü olarak şişip büzülen değişen yıldızlarda art arda gelen iki şişme ya da büzülme arasındaki zaman farkı. Atınım dönümü.

Pulsation : Çırpıntılı. Sarsma. Titreme. Sağım makinelerinin meme başlığındaki iç lastiğinin iki ayrı vakum sistemiyle bir kez açılması ve kapanması. Titreşim. Titreştirme. Kalp atışı. Esnek, bir cismin şişip büzülmesi ve böylece yüreğin atışına benzeyen ritmik devinme yapması. Zonklama. Atınım.

Pulsating voltage : Atımlı gerilim.

Pulsating star : Zonklayan yıldız. Yürek gibi şişip büzülerek atan bir değişen yıldız. Titreşen yıldız. Atınımlı yıldız.

 

Pulsatil secretion : Pulsatil salgılanma. Pubertadan sonra gonadotropin salıverici hormonun ve buna uyarak da fsh ve lh salıverilmesinin ortalama 80 dakikalık bir siklus göstermesi ve bu hormonların salgılanma hızının 70-100 dakikada bir maksimuma çıkarak salgılanması.

Counterpulsation : Kontrpulzasyon. Kontrpulsasyon.

İngilizce Pulsations Türkçe anlamı, Pulsations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pulsations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coup : Başarılı bir iş. Zekice davranış. Başarılı hareket. Askeri darbe. Darbe. Başarılı vuruş. Hükümet darbesi. Uğurlu bir hareket.

Beatings : Dövme. Sopa. Yenilgi. Dayak atma. Dayak. Kötek. Pataklama (argo terim). Bozgun.

Pulse : Vurum. Atmak. Kalp atışlarıyla ahenkli bir şekilde dolaşmak (kan damarlarda). Titremek. Alan eşlemesini sağlamak için, alan boşluğu süresinde verilen im. Niyet. Bilgisayar, biyoloji, fizik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Alışılmış değeri değişmeyen akım, gerilim gibi bir niceliğin kısa süreli patlarcasına artıp sönüşü. Değeri genellikle değişmez olan bir nicelikte ortaya çıkan ani yükselme, artış. son derece kısa süren im.

Jiggles : Hafifçe sallanmak. Irgalanmak. Dingildemek. Hafif sallantı. Salınmak. Hafif ve çabuk sallamak. Sallamak.

Jittered : Sinirlenmek. Heyecan. Sinirden titremek. Seğirme. Sorun yaratan tip. Punk dinleyen tip. Sapma. Gecikme. Stres.

Fremitus : Hırıltı (tıp veya medikal terimi). Hırıltı. Tıkırtı.

Shake : Yakasını kurtarmak. Atlatmak. Çalkalamak. Titremek. Üzmek. Sallanmak. Çalkalamak (sıvıyı). Oturtmak. Titretmek.

 

Erosion : Yalama. Kemirme. Aşınma. Toprak aşınımı. Erozyon. Belli bir yüzey üzerindeki epitelin kaybı, deri veya mukoza üzerinde sınırlı bir bölgenin epitelden mahrum oluşuyla belirgin durum, erozyon. ekolojik faktörler nedeniyle toprağın verimli tabakasının bulunduğu yerden, su, rüzgar, dalga ve buz gibi etkenlerle taşınması. Aşındırma. Aşınım. Ekolojik faktörler nedeniyle toprağın verimli tabakasının bulunduğu yerden, su, rüzgar, dalga ve buz gibi etkenlerle taşınması.

Hack : Kesici alet. Atla gezmek. Sıradan yürüyüş ve iz sürmede binicilik için kullanılan at. Alelade. At. Kabaca ve düzensizce kesmek. Tekme. Yazar bozuntusu. Taksi.

Pulsations synonyms : periodic event, recurrent event, chills, oscillation, diastole, shaking, bops, wave, vibration, jog, oscillations, choppy, flutter, battery, undulation, dunt, judder, concussion, buckling, bopped, heartbeat, heartthrobs, heart beating, resonances, erosions, libration, shock, throb, throbbing, batting, rhythm, pulsing, agues.