Pulse width modulation türkçesi Pulse width modulation nedir

  • Darbe genişlik modülasyonu.
  • Darbe.
  • Vurum genişlik kiplenimi.
  • Darbe genişlik kiplenimi.
  • Darbe genişliği modülasyonu.

Pulse width modulation ingilizcede ne demek, Pulse width modulation nerede nasıl kullanılır?

Pulse : Nabız atışı. Değeri genellikle değişmez olan bir nicelikte ortaya çıkan ani yükselme, artış. son derece kısa süren im. Ventrikül sistolünde fırlatılan kanın, önündeki kan kitlesine bir basınç yapması sonucu damar çeperi genişlemesi ve bu genişlemenin bir basınç dalgası durumunda bütün atardamar sistemi boyunca iletilmesi, nabız dalgası, sfigmus. Bakliyat. Tek karpelden meydana gelen, olgunlukta hem sırt hem de karın hattı boyunca açılan kuru meyve. Alışılmış değeri değişmeyen akım, gerilim gibi bir niceliğin kısa süreli patlarcasına artıp sönüşü. Gürül gürül akmak (su). Nabzı atmak. Atım. Vurum.

Width : En. Geniş olma durumu. Arz. Bir filmin iki kenar arasında kalan, filmlerin çeşitlerine göre değişen ve filmlerin boylarını belirleyen uzunluğu. Belli bir boyda kumaş parçası. Genişlik. Gen. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Enlilik.

Modulation : Değişme. Geçiş. Değişinim. Modülasyon. Bilgisayar, biyoloji, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Hafifletme. Değiştirme. Hücrenin esas karakterlerini bozmadan çevre uyartıları ile meydana gelen değişme. bazı ikinci uyartılar (modülator) tarafından bir hücreye verilen bir işaretin ya da cevabın gücünde değişiklik meydana getirilmesi. Değiştirim. Kipleme.

 

Pulse width : Darbe genişliği.

İngilizce Pulse width modulation Türkçe anlamı, Pulse width modulation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pulse width modulation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Beat : Atmak (kalp). Vuru. Volta vurmak. Yuvasından çıkarmak (av). Alt etmek (argo terim). Vurmak. Çırpmak. Çalmak (davul). Açmak (yol).

Brunts : En şiddetli kısım (saldırı veya azarlama veya baskı vb'nin). En ağır kısım (saldırı veya azarlama veya baskı vb'nin). Asıl yük. Hamle. Çarpma. Ağırlık.

Bumping : Toslamak. Çarpmak. Çarpışmak. Bindirmek. Su içeren petrol ürününün kaynama sırasında kabın duvarına yaptığı vuruntu.

Clout : İndirmek. Torpil. Güç. Vurmak. Paçavra. Yapıştırmak. Çakmak. Etki. Prestij.

Biffing : Bıff. Yumruk atmak. Yumruk. Yumruklamak. Yumruk vurmak. Çarpmak. Vurmak. Am. Vajina.

Biffed : Bıff. Yumruk vurmak. Vurmak. Yumruk. Yumruklamak. Çarpmak. Yumruk atmak. Am. Vajina.

Biff : Çarpmak. Yumruk atmak. Am. Bıff. Yumruklamak. Vajina. Yumruk vurmak. Yumruk. Vurmak.

Brunt : Asıl yük. Ağırlık. En şiddetli kısım (saldırı veya azarlama veya baskı vb'nin). Çarpma. Hamle. En ağır kısım (saldırı veya azarlama veya baskı vb'nin).

Bopping : Bir caz üslubu. Vurmak. Vuruş. Darbelemek (argo terim).

Bop : Vuruş. Darbelemek (argo terim). Bir caz üslubu. Vurmak.

Pulse width modulation synonyms : biffs, bops, blow, clouted, clouting, bopped.