Pursuivant türkçesi Pursuivant nedir

Pursuivant ingilizcede ne demek, Pursuivant nerede nasıl kullanılır?

Pursuing : Peşine düşmek. Peşinde koşmak. Yürütmek. Takip etmek. Devam etmek. Kovalamak. Peşinde olmak. Sürdürmek. Takip. İzlemek.

Pursuit : İş. İzleme. Peşinde olma. Hukuk, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Uğraşı. Kovalama. Meşgale. Gerçekleştirmeye çalışma. Uğraş. Arama.

Pursuit plane : Avcı uçağı.

Pursuits : Arama. Gerçekleştirmeye çalışma. Uğraşı. İlgi alanı. Peşinde olma. Takip. Meşgale. Uğraş. İş. Araştırma.

Lag pursuit : Geriden kovalama. Bir dönüş esnasında düşman uçağının arkasında kalma.

Right of pursuit : Pay hakkı. Bir yapıtın, satış bedelinden verilmesi gereken ve yazarınca istenmesi mümkün bulunan yüzde.

Lead pursuit : Önleme takip noktası. Bir dönüş esnasında düşman uçağının önünde kalma. Önde kovalamaca.

Rifht of pursuit : Yazarın, çoğaltılmış sayıların satışından belirli koşullara göre pay isteme hakkı. İzleme hakkı.

İngilizce Pursuivant Türkçe anlamı, Pursuivant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pursuivant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flunkey : Evet efendimci. Dalkavuk.

Boy : Oğlan. Oğul. Oğlan çocuğu. ãœf!. Erkek hizmetli. Vay be!. Erkek çocuk. Erkek (genç). Ufaklık.

 

Do all : Kahya. Her işe koşan yardımcı.

Domestic help : Hizmetçi.

Factotums : Hizmetçi. Kahya.

Garcon : Oğlan. Garson. Delikanlı.

Flunkeys : Dalkavuk. Evet efendimci.

Footmen : Ayvaz. Çuhadar. Piyade neferi. Getir götürcü. Piyade eri.

Consistent : İstikrarlı. Devamlı. Uyumlu. Bağıntılı. Sürekli. Uygun. Kıvamlı. Mütemadiyen. Tutarlı.

Butler : Baş kahya. Kilerci. Alabama eyaletinde şehir. New jersey eyaletinde yerleşim yeri. Bir evin baş hizmetkarı. Kahya. Baş uşak. Georgia eyaletinde şehir.

Pursuivant synonyms : footman, body servant, garcons, flunkies, flunky, butlers, factotum.

Pursuivant zıt anlamlı kelimeler, Pursuivant kelime anlamı

Inconsistent : Her zaman aynı seviyeyi tutmayan (iş). Bağdaşmaz. Saati saatine uymaz. Çelişik. Aykırı. Uyuşmaz. İstikrarsız. Değişken. Birbirini tutmayan. Kararsız.

Pursuivant ingilizce tanımı, definition of Pursuivant

Pursuivant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A functionary of lower rank than a herald, but discharging similar duties. To pursue. Called also pursuivant at arms. An attendant of the heralds. Also used figuratively.