Put in the shade türkçesi Put in the shade nedir

  • Gölgede bırakmak.

Put in the shade ingilizcede ne demek, Put in the shade nerede nasıl kullanılır?

Put : Atfetmek. Yatırım yapmak. Menetmek. Fırlatma. Neşretmek. Koymak. Para koyma. İndirmek. Hamle. Söndürmek.

In : İktidardaki. Gelmiş olan. İçine. İçinde. İçeri doğru yönelen. İçeriye. Dahili. Da. Çok moda olan. De.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Shade : Gölgelendirmek. Lambayı, gözden gizlemeye yarayan, saydamsız ya da yayıcı türlü maddelerden yapılmış örtü. Rengin üç değişkeninden biri (öbürleri: parlaklık, doyma). karmaşık bir ışığın, ağır çeken dalga uzunluğu, dolayısıyla bu dalga uzunluğuna uygun düşen rengi. herhangi bir rengin; kırmızı, sarı, yeşil, mavi ve yeniden kırmızı olarak çembersel biçimde sıralanan renklerden birine olan benzerliği. (siyah, beyaz ve gri, renközü bulunmayan ışıklardır). tv. renkli televizyonda, renklilik bilgisini oluşturan öğelerden biri. Lambalık. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renközü.

Put in : Sunmak. Sokmak. Diye eklemek. Uğramak. Yerleştirmek. Katmak. Limana girmek. İçeri sokmak. Geçirmek (vakit). Başvurmak.

 

Put in an appearance : Kısa bir süre kalıp gitmek. Katılmak. Boy göstermek. Uğramak. Yeralmak. Yer almak. Görünmek. Çok kısa bir süre kalmak.

Put in parentheses : Parantez içine almak.

Put in order : Düzenleme getirmek. Sıralamak. Düzene koymak. Hale yola koymak. Adam etmek. Düzenlemek. Sıraya sokmak. Düzene sokmak. Tanzim etmek. Sıraya koymak.

Put in for : İçin başvurmak. Başvuruda bulunmak. Başvurmak. Adaylığını koymak.

İngilizce Put in the shade Türkçe anlamı, Put in the shade eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Put in the shade ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Outshines : Öne çıkmak. Daha çok parlamak. -den daha fazla parlamak.

Dwarfing : Küçültme. Bodur kalmak. Cüceleştirmek. Büyümesini önlemek. Cüceleştirme.

Eclipsing : Tutulmasına neden olmak. Işığını kesmek. Eklips oluşturma.

Excelled : Geçmek. Geçmiş. Baskın çıkmış. Üstün olmak. Sivrilmek (argo terim). Üstün olmuş.

Dwarves : Bodur. Cüceleştirmek. Bodur kalmak. Büyümesini önlemek. Bücür. Küçük göstermek. Cüce. Bodur şey.

Excelling : Kusursuzlaşma. Mükemmelleşme. Geçmek. Sivrilmek (argo terim). Üstün olmak.

Eclipses : Tutulmak. Geçici karanlığa bürünme. Örtmek. Tutmak. Tutulmasına neden olmak. Sönmek. Düşüş. Işığını karartmak. Üstün çıkmak (birinden).

Eclipse : Tutulmak. Tutulma. Tutulma (ay veya güneş). Tutulma (güneş). Üstün çıkmak (birinden). Işığını karartmak. Düşüş. Tutulmasına neden olmak. Örtmek.

Dwarf : Büyümesini önlemek. Bodur kalmak. Bodur. Bodur şey. Küçük göstermek. Cüceleştirmek. Bücür. Cüce.

Dwarfed : Bücür. Küçük göstermek. Cüce. Bodur şey. Cüceleştirmek. Büyümesini önlemek. Bodur. Bodur kalmak.

Put in the shade synonyms : outshining, eclipsed, cut out, excels, outshined, excel.