Put in for türkçesi Put in for nedir
- İçin başvurmak.
- Adaylığını koymak.
- Başvurmak.
- Başvuruda bulunmak.
Put in for ile ilgili cümleler
English: I put in for more overtime.
Turkish: Daha fazla ek mesai için başvuruda bulundum.
English: She put in for a raise.
Turkish: O zam istedi.
Put in for ingilizcede ne demek, Put in for nerede nasıl kullanılır?
Put : Yatırma. Yatırım yapmak. İndirmek. Hamle. Fırlatma. Neşretmek. Söylemek. Atış. Para koyma. Bırakmak.
In : Da. İç. Gelmiş olan. De. İçeri doğru yönelen. Tutulan. İçeriye. Mevsimi gelmiş. İktidardaki. İçine.
For : -dir. Şerefine. Süresince. Bir takımyıldızın adı. Zarfında. Yönünden. -e elverişli. -e. -e göre. Karşılığında.
Put in : Eklemek. Takılmak. Çalmak. İçeri sokmak. Yerleştirmek. Vurmak. Geçirmek (vakit). Limana girmek. Gelmek (istasyona). İlave etmek.
Put in an appearance : Yeralmak. Katılmak. Çok kısa bir süre kalmak. Boy göstermek. Kısa bir süre kalıp gitmek. Uğramak. Görünmek. Yer almak.
Put in prison : Hapsetmek. Cezaevine göndermek. Hapse göndermek. Tutuklamak. Hapse atmak.
Put in the shade : Gölgede bırakmak.
Put into effect : Yürürlüğe koymak. Uygulamak. Uygulamaya koymak. Yürürlüğe almak.
Put into : (gemiyi) -e sokmak. -e tercüme etmek. Para yatırmak. -e girmek (gemi). Tercüme etmek. İçine koymak. Çevirmek. Para vermek. -e ... katmak. (gemi) -e girmek.
Put in time on : Bir iş için belirli bir zaman harcamak.
İngilizce Put in for Türkçe anlamı, Put in for eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Put in for ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Make application : Başvuru yapmak.
Put up : Çıkarmak. Yerine koymak. Havaya kaldırmak. Reçelini yapmak. Bahis oynamak. Konaklamak. Açmak (şemsiye). Yığmak. Misafir etmek.
Applied for : Talepte bulunmak.
Contest a seat : Seçime aday olmak.
Appealed : Müracaat etmek. Üst mahkemeye başvurmak. Hoşuna gitmek. Temyize gitmek. İlgisini çekmek. Temyiz edilmiş. Rica etmek. Yalvarmak.
Call on : Diye hitap etmek. Önünde söylemek. Aramak. Uğramak. Demek. İstemek. Adını vermek. Rica etmek. Davet etmek.
Run : Sürmek. Geçip gitmek. Otlatmak. İşletmek. Taşımak. Akmak. Oynatmak. Yayınlamak. Birbirini izleyen başlangıcı ve sonu belirlenmiş zaman aralıkları. Geçiş.
Consult : Müracaat etmek. Dikkate almak. Düşünmek. Görüşmek. Danışmanlık vermek. Bakmak. Sormak. Danışmak. Görüş alışverişinde bulunmak. Akıl danışmak.
Apply to : Uygulanacağı yer. Üstesinden gelmek. Pratik veya özel kullanım için uygulamak (örneğin, bilgi, yasalar, düzenlemeler). İçermek. Bahsetmek. Geçerli olmak. -i içermek. Müracaat etmek. Kapsamak.
Appeal : Yüksek mahkemeye yapılan rica. Bir soruşturuda, soru çizinliğinin başına eklenmiş bir yazı ya da mektup aracılığıyla ya da bir görüşmede yapılan açış konuşmasıyla araştırmanın sunulması. Yalvarmak. Üst mahkemeye başvurmak. Davayı temyiz etmek. Çağrı. Atılım. İlgisini çekmek. Karşıtlama.
Put in for synonyms : approaches, put forward, applies, apply for, appeals, campaigned, make an application, contest an election, nominate, campaign, approach, calling on, approached, apply, appeal to, call upon, nominates.

Bu kısımda Put in for kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Put in for ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Put in for anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Put in for ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.