Put into commission türkçesi Put into commission nedir

  • Tamir etmek.
  • Sefere hazırlamak.

Put into commission ingilizcede ne demek, Put into commission nerede nasıl kullanılır?

Put : Söylemek. Bırakmak. Yatırma. Sormak. İndirmek. Atfetmek. Koymak. Para koyma. Neşretmek. Atış.

Into : İçeriye. -a. Şekline. İçine. E. -e. -in içine. Haline. Ye. Biçimine.

Commission : Talimat. Vazife. Terfi. Bir ticari işlemin gerçekleştirilmesine aracılık eden kişiye hizmeti karşılığında işlem tutarının belli bir oranında yapılan ödeme. Görevlendirmek. Aracı karı. Atama. Görev vermek. Ismarlamak. Komite.

Put into : Tercüme etmek. -e yatırım yapmak. Çevirmek. -e para vermek. -e ... katmak. (gemiyi) -e sokmak. Para yatırmak. -e tercüme etmek. (gemi) -e girmek. -e girmek (gemi).

Put into circulation : Piyasaya sürmek. Tedavüle çıkarmak.

Was put into mothballs : Daha sonra kullanılmak üzere kenara kaldırıldı. Uzunca yıllar unutuldu. Naftalinlendi. Naftaline konuldu. Uzun yıllar rafta bekletildi.

Put into effect : Yürürlüğe koymak. Yürürlüğe almak. Uygulamak. Uygulamaya koymak.

Put into sirculation : Sürüme çıkarma. Parayı satağa sürme.

Was put into operation : Tamamlandı. Uygulamaya konuldu. Uygulandı. İfa edildi. Yerine getirildi.

İngilizce Put into commission Türkçe anlamı, Put into commission eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Put into commission ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Done up : Yormak. Fermuarını çekmek. Sarmak. İliklemek. Paketlemek. Güzelleştirmek. Bağlamak.

Fix : Yerleştirmek. Düzeltme. Düzeltmek. Tayin etmek. Tespit etmek. Gözünü ayırmamak. Oturtmak. Önceden belirlenmiş sonuç. Ayar çekmek.

Fix up : Yerleştirmek. Sağlamak. Kurmak. Uygun biçimde düzenlemek. Misafir edecek yer temin etmek. Vermek. Tertip etmek. Düzene sokmak. Düzenlemek. Yerine göre giyinmek.

Mended : Düzeltmek. Onarmak. İyileşmek. Düzelmek.

Debugged : Hatası ayıklanmış. Dinleme cihazlarından arındırmak. Onarmak.

Fixes : Önceden belirlenmiş sonuç. Tespit etmek. Rüşvet vermek. Ayar çekmek. Düzeltmek. Onarmak. Eroin dozu. Tayin etmek. Aşırı doz. Yerleştirmek.

Debug : Ayıklamak. Hata gidermek. Hata ayıklamak. Onarmak. Gizli dinleme aygıtını sökmek. Hata yakalamak. Hata ayıklama. Yanlış ayıklamak. Hatasızlaştırmak.

Bodge : Yamalamak. Yama yapmak. Berbat etmek. Bozmak. Gelişigüzel yapmak veya tamir etmek. Eline yüzüne bulaştırmak. Tamir ediyorum veya yapıyorum diye bir şeyin içine etmek. Onarmak.

Mends : Yamamak. İyileşmek. Düzelmek. İyileştirmek. Düzeltmek. Dikmek. Onarmak.

Do over : Yeniden yapmak. Tekrar yapmak. Tekrarlamak. Yeniden düzenlemek. Yenilemek. Tekrar başından başlamak. Tekrar gerçekleştirmek. Onarmak.

Put into commission synonyms : make good, overhaul, mend, doing up, debugs, do up.