Put into circulation türkçesi Put into circulation nedir

  • Piyasaya sürmek.
  • Tedavüle çıkarmak.

Put into circulation ingilizcede ne demek, Put into circulation nerede nasıl kullanılır?

Put : Neşretmek. Atış. Fırlatma. Yatırım yapmak. Menetmek. Hamle. Bırakmak. Para koyma. İndirmek. Yatırma.

Into : -e. Haline. E. Şekline. Biçimine. İçeriye. -a. -in içine. İçine. Ye.

Circulation : Devridaim. Dolaşma. Sirkülasyon. Döngüsel yer ya da konum değiştirme devinimi. Yayma. Bir sıvının, kanın ya da sitoplazma gibi sıvı içeren yapıların bir kanal ya da bir yönde sürekli hareketi. sirkülasyon. Dolanım. Dağıtım. Dolaşım. Devretme.

Put into : Para yatırmak. -e ... katmak. (gemiyi) -e sokmak. Çevirmek. Tercüme etmek. -e girmek (gemi). (gemi) -e girmek. Para vermek. -e para vermek. -e yatırım yapmak.

Put into commission : Sefere hazırlamak. Tamir etmek.

Was put into mothballs : Uzunca yıllar unutuldu. Naftalinlendi. Daha sonra kullanılmak üzere kenara kaldırıldı. Uzun yıllar rafta bekletildi. Naftaline konuldu.

Was put into operation : Tamamlandı. İfa edildi. Yerine getirildi. Uygulamaya konuldu. Uygulandı.

Put into effect : Uygulamaya koymak. Uygulamak. Yürürlüğe koymak. Yürürlüğe almak.

Put into sirculation : Parayı satağa sürme. Sürüme çıkarma.

İngilizce Put into circulation Türkçe anlamı, Put into circulation eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Put into circulation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bring out : Cesaret vermek. Öndürmek. Görülmesini sağlamak. Piyasaya yeni mal sürmek. Üzerinde durmak. -i açmak. Yapmak (yeni bir şeyi). Ortaya çıkarmak. Belli etmek.

Launch : Sürüm işlemi. Atmak. (gemi) denize indirmek. Fırlatmak. Mızrak gibi atmak. Suya indirmek. Başlatmak. Çıkmak. Sürmek.

Market : Alıcı ve satıcıların karşılaştığı her türlü ortam. Çarşıda alışveriş etmek. Çarşı. Satışa çıkarmak. Piyasa. Pazar. Pazarlamak. Genel olarak alım ve satım işlemlerinin yapıldığı yer. Talep. Satmak.

Put on the market : Satışa sunmak. Satışa çıkarmak. Piyasaya sunmak. Satışa çıkartmak. Piyasaya çıkarmak. Satışa sunma.

Release : Serbest kalma. Yürürlükteki bir görevin kullanmak üzere tuttuğu bir çevre biriminin ya da bir bellek alanının, izlencedeki bir komut, işletmen'in karışması ya da işletim dizgesince uygulanan herhangi bir komut nedeniyle görevle ilişkisini kesmek, bunları herhangi bir başka görev için kullanıma açık duruma getirmek. Muafiyet. Muaf tutma. Salıverme. Sürüm. Serbest bırakmak. Davadan vazgeçme. Yay.

Passed : Açmak (kilit). Aşmak. Geçti. Pas vermek. Onaylanmak. Bildirmek. Dönüşmek. Geçmek. Geçmiş.

Throw on the market : Bir malı elden çıkarmak için genel satağa sürme. Genel satağa sürme.

Launches : Atmak. Başlatmak (yeni işi). Fırlatmak (roket). Başlatmak. Başlamak. (gemi) denize indirmek. (roket veya uzay mekiği) fırlatmak. Çıkmak. Satışa sunmak.

Passes : Pas vermek. Devretmek. Geçmek. Açmak (kilit). Geçişler. Bildirmek. Onaylanmak. Geçirmek. Uzatmak.

Brought out : -i açmak. Ortaya çıkarmak. Üzerinde durmak. Görülmesini sağlamak. Belirtmek. Yayımlamak. Çıkarmak. Belli etmek. Meydana çıkarmak.

Put into circulation synonyms : pass, launched.