Put to death türkçesi Put to death nedir

Put to death ile ilgili cümleler

English: He was put to death finally.
Turkish: Sonunda öldürüldü.

English: They demanded the king be put to death at once.
Turkish: Kralın derhal idam edilmesini istediler.

English: They sacrificed forbidden swine, and put to death all who refused to eat.
Turkish: Onlar yasaklanmış domuzu kurban etti, ve onu yemeyi reddeden herkesi öldürdüler.

Put to death ingilizcede ne demek, Put to death nerede nasıl kullanılır?

Put : Atış. Yatırma. Söylemek. Yatırım yapmak. Neşretmek. Söndürmek. Sormak. Bırakmak. Hamle. Fırlatma.

To : Ya. Arasında. Kadar. İle. İla. Ye. Kala. Oranla. -mek -mak (mastar). E.

Death : Ahiret yolculuğu. Ruhun gövdeden ayrılmasıyla açıklanan evrensel halk inancı. (ölüyü arıtmak ve öte dünyadaki hayata hazırlamak amacıyla birçok işlemlere başvurulmaktadır.) bk. arınma, öteki dünya. Ölme. Ecel. Canlılarda bütün hayati olayların son bulması. Vefat. Tükeniş. Yıkım. Helak. Azrail.

Was put to death : İdamla cezalandırıldı. Katledildi. Öldürüldü. Ölümle cezalandırıldı.

Put to : Sahile doğru gitmek. Sıkıca kapatmak.

Put to sleep : İğne ile öldürmek. Uyutmak. Hasta bir hayvanı uyutmak. Yatırmak. Uyuşturmak. Anestezi yapmak. Narkoz vermek. Uyutarak öldürmek. Bayıltmak.

 

Put together : Birleştirmek. Monte etmek. Toplamak. Toparlamak. Kurmak. Oluşturmak.

Put to sea : (gemiyi) denize indirmek. Denize açılmak. Açılmak.

Put to use : Kullanmak. Uygulamak.

Put to one side : Bir kenara bırakmak.

İngilizce Put to death Türkçe anlamı, Put to death eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Put to death ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gibbets : Kirli çamaşırlarını ortaya çıkarmak. Rezil etmek. Maçuna kolu. Asmak. Vinç kolu. Darağacı. Bel kirişi.

Destroys : Helak etmek. Harap etmek. Kullanılmaz hale getirmek. Ümidini yıkmak. Mahvetmek. Tahrip etmek. Zeval vermek. Yıkmak. Tüketmek.

Dispatch : Hız. Silip süpürmek. Mesaj. Sevk etmek. Bir malın bir yerden bir başka yere, bir kişiden bir başka kişiye gönderilmesi. Sevketmek. Yalayıp yutmak. Göndermek. Gönderme.

Gibbet : Kirli çamaşırlarını ortaya çıkarmak. Darağacı. Rezil etmek. Asmak. Bel kirişi. Vinç kolu. Maçuna kolu.

Destroy : Helak etmek. Yok etmek. Tahrip etmek. İmha etmek. Harap etmek. Zeval vermek. Kullanılmaz hale getirmek. Kırmak. Mahvetmek. Yıkmak.

Assassinates : Suikastta bulunmak. Suikast yapmak. Suikast düzenlemek. Katletmek.

Assassinated : Suikaste uğramış. Suikast düzenlemek.

Assassinating : Suikast yapmak. Katletmek. Suikastta bulunmak. Suikast düzenlemek.

Gibbeting : Asmak. Darağacı. Maçuna kolu. Bel kirişi. Rezil etmek. Vinç kolu. Kirli çamaşırlarını ortaya çıkarmak.

Assassinate : Suikast yapmak. Suikast düzenlemek. Katletmek. Suikastta bulunmak.

Put to death synonyms : bump off, croaked, carrying off, blow away, break the neck, executed, croaking, croaks, gibbeted, executes, executing, cut down, carry off, hang, dispatched, execute, croak.