Darağacı nedir, Darağacı ne demek

  • İdam cezası alanları asmak için kurulan sehpa, yağlı ip

"Darağacı" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Atımı bağladım darağacına / Perçemim dolaştı dolambacıma" - Halk türküsü

Darağacı hakkında bilgiler

Darağacı veya idam sehpası, idam mahkumlarını asmak için kurulan düzenek. Tarih boyunca suçluların cezalandırılmasında yaygın olarak kullanılmış, halen bazı ülkelerde uygulanan bir ceza yöntemidir.

Mahkum asılmadan önce bir sehpaya çıkarılır. Sonra boğazından cellat yağlı urgan geçirir. Mahkûm son duasını ettikten sonra cellat sehpayı tekmeyle devirir ve mahkûm asılır.

Darağacı anlamı, tanımı:

İdam : İnsan öldürme vb. bir suça karşılık verilen ve suçlunun ölümüyle sonuçlanan ceza, idam cezası, ölüm cezası.

Ceza : Suç işleyen bir kimsenin yaşantısına, özgürlüğüne, mallarına, onuruna karşı yasaların öngördüğü yaptırım. Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü, sıkıntı, acı verici işlem veya yaptırım.

Asmak : Bir kimseyi boğazından ip vb. geçirip sallandırarak öldürmek, idam etmek. Görevi olan bir işi özürsüz yapmamak. Bir şeyi aşağıya sarkacak bir biçimde bir yere iliştirip sarkıtmak. Gitmek zorunda olunan bir yere özürsüz gitmemek. Üzerine takınmak, kuşanmak.

 

Kurul : Bir işi yapmak, yönetmek veya bir kurum ve kuruluşu temsil etmek için görevlendirilmiş kişilerden oluşmuş topluluk, heyet, konsey, asamble.

Sehpa : Küçük masa. Ressamın üzerinde çalıştığı tablosunu yerleştirdiği genellikle tahtadan yapılmış destek. Darağacı. Üstüne bir şey koymaya yarayan ayaklı destek, çatkı.

Yağlı : Üzerinde veya içinde yağı olan. Yağı çok olan. Yağla yapılmış. Besili, semiz. Yağdan kirlenmiş veya lekelenmiş olan. Bol ve kolay kazanç sağlayan.

Darağacına çekmek : İdam cezası alan bir kimseyi asmak.

Düzenek : Mekanizma.

Tarih : Tarih kitabı. Bir konuyu geçmişi ve gelişimi içinde inceleyen anlatı. Bir olayın gününü, ayını ve yılını bildiren söz. Tarih dersi. Toplumları, milletleri, kuruluşları etkileyen hareketlerden doğan, olayları zaman ve yer göstererek anlatan, bu olaylar arasındaki ilişkileri, daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkilenmeleri, her milletin kurduğu medeniyeti inceleyen bilim.

Boyun : Testi, şişe, güğüm gibi kaplarda dar olan üst kısım. Dağ sırtlarında geçmeye elverişli alçak yer. Gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi.

Suçlu : Suç işlemiş, suçu olan (kimse), kabahatli, mücrim.

Yaygın : Çoğu kimselerce duyulmuş, öğrenilmiş, kullanılmış veya benimsenmiş olan. Herhangi bir bölgede çok görülen, bulunan. Sınırı genişlemiş.

Kullanılmış : Az veya çok bir zaman için başkasının malı olmuş, yeni olmayan, müstamel.

Ülke : Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, diyar, memleket. Devlet. Bir özelliği ön plana çıkarılarak düşünülen bölge.

Diğer dillerde Darağacı anlamı nedir?

İngilizce'de Darağacı ne demek? : n. gallows, gallows tree, gibbet, scaffold; tree

Fransızca'da Darağacı : gibet [le], potence [la], poteau d'exécution

Almanca'da Darağacı : n. Schafott

Rusça'da Darağacı : n. виселица (F)