Qualifications türkçesi Qualifications nedir

Qualifications ile ilgili cümleler

English: They had no qualifications.
Turkish: Onların nitelikleri yoktu.

English: What are your qualifications?
Turkish: Senin niteliklerin nedir?

English: Proper qualifications are required for the position.
Turkish: Uygun nitelikler pozisyon için gereklidir.

Qualifications ingilizcede ne demek, Qualifications nerede nasıl kullanılır?

Have the necessary qualifications : Gerekli niteliklere sahip olmak. Gerekli nitelikleri taşımak. Gereken şartları taşımak. Aranan şartları taşımak. Gerekli vasıfları taşıma. Yeterli niteliklere sahip olma.

Disqualifications : Yetkisiz kılma. Yetkisini alma. Ehliyetsizlik. Diskalifiye etmek. Diskalifiye. Engel. Barodan men. Oyun dışı bırakma. Mani. Yetkisini elinden alma (ceza olarak).

Qualification indices : Niteleme endeksleri.

Qualification of request : Başvuran kişinin yasalara göre yeterliğinin bulunup bulunmaması. İsteme yeterliği.

Qualification test : Yeterlik sınavı.

Qualificative adjective : Varlıkları durum, biçim, renk vb. bakımlardan niteleyen sıfat: sonra türk kumandanının daha toz konmamış olan yumuşak ve geniş koltuğuna yerleşti. (ö. seyfettin, beyaz lale, s. 150). uzun ve uzak gurbetlerde zannedildiğinden çok fazla kaybeder; ilk kazançlarının değeri düşer (a. h. tanpınar, yaşadığım gibi: türk şiirinde büyük ürperme, s. 293). çöl gecesinin soğuk karanlığı içinde dizi dizi ampul ışıklarına doğru yaklaşıyoruz (f. r. atay, gezerek gördüklerim: dicle üstünde bağdat, s. 69). bu seste insanı küçük hesaplardan, hırslardan… ve dertlerden utandıran bir şeyler vardı (t. buğra, dönemeçte, s. 5). hasta evvela, muğlak ve meçhul, gizli ve karışık düşüncelerin baskısı altında kısılmız zekakısının hayreti bir şey anlatmak istiyor, fakat kendi de anlatamıyordu (p.safa, şimşek, s. 229). burada büyük millet asil ve mağdur çehresiyle bakıyor, ıslak gözleriyle yardım istiyor zannediyorum ve bu beni evvelkinden daha derin ürpermelerle sarsıyor, sarsıyor (r. n. güntekin, acımak, s. 48) vb. Niteleme sıfatı. Nitelik sıfatı.

 

Disqualificate : Diskalifiye etmek.

Disqualification diagnosis : Genellikle klinik veya laboratuvar bulgularıyla kesin tanı konamadığında tanının tüm diğer hastalıkların diskalifikasyonuna göre dolaylı olarak konması. Diskalifiye tanı.

Qualification : Niteleme. Şart. Yeterlilik. Özellik. Ehliyet. Yetenek. Nitelendirme. Nitelik. Vasıf. Kayıtlama.

Secure qualification : Bir müsabakada yerini garantiye almak. Niteliklerini garantiye almak.

İngilizce Qualifications Türkçe anlamı, Qualifications eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Qualifications ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crackdown : Engelleme. Yasaklama. Sıkı önlem. Baskı.

 

Proficiencies : Uzmanlık. Meleke. Yeterlilik. Ustalık. Maharet. Beceriklilik. Aşinalık.

Depriving : Ayırma. Mahrum etme. Yoksun bırakma. Alıkoyma. Ayrımcılık yapma. Elinden alma.

Adequacy : Yetenek. İstihkak. Yeterlilik. Bir örneğin, yansıttığı ayrıtların süreğen olduğu yolunda güven verecek sayısal büyüklükte olması. Kifayet. Uygunluk.

Attribution : Hassa. Bağlama. Sıfat. Yorma. Atfetme. Özellik. Dayandırma. Öz nitelik. Atıf.

Clampdown : Yasadışı faaliyetlere karşı operasyon düzenleme. Önlem. Yasadışı faaliyetlere karşı operasyon yürütme. Resmi kısıtlama. Önleme.

Enjoinder : Emir verme. Yasaklama. Taraflardan birine belirli bir davranışta bulunmamasını emreden karar. Buyruk. Yasak. Sıkı emir. Yasak etme. Sıkı uyarı. Emir.

Adeptness : Ustalık. Uzmanlık. Beceriklilik.

Inhibition : Bir işlevin veya etkinliğin önlenmesi, durdurulması. kimyasal reaksiyonun yavaşlatılması veya durdurulması, kimyasal tepkimenin önlenmesi. Çekingenlik. Yasak. Ket vurma. Biyoloji, eğitim, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir faaliyeti ya da olayı kontrol etme ya da durdurma. inhibisyon. Yabancı bir özdek ile tezgenin çalışmasını önieyip tepkimedeki etkisini azaltma. Bir içtepi, istek ya da davranışın içten ya da dıştan gelen bir gücün etkisiyle ya bilinçli ya da bilinçsiz olarak açığa vurulmaması, engellenmesi durumu. Utangaçlık. Tutma.

Confinement : Plazma tutulması. Kapanış. Bağlı kalma (eve veya yatağa). Sınırlandırma. Sınır koyma. Hapis. Tutukluluk. Loğusalık. Kapatma. Hapsedilme.

Qualifications synonyms : applying sanctions, skill, proficiency, fittingness, fact, fitness, competency, characters, essences, adequacies, characteristic, competence, efficiency, characteristics, bordering, revision, compositions, quality, embargo, constraint, constrictions, attrib, qualities, driving licence, capacities, effectivity, attributions, driving license, ineligibility, credential, circumscription, chain, character.

Qualifications zıt anlamlı kelimeler, Qualifications kelime anlamı

Eligibility : Uygunluk. Uygun olma. Seçme hakkı. Seçilme niteliği. Seçilebilme ehliyeti. Üstünlük. Ayrıcalık. Nitelik. Seçilme liyakati. Özellik.

Ineligibility : Seçilememe. Seçilmezlik. Hakkı olmama. Seçilemezlik. Örnekleme işleminde bir gözlem biriminin rastlantılı olarak seçilmekle birlikte, araştırma gerekleriyle bağdaşmadığı için örneğe giremeyişi. bk. örnek seçme. Yetersizlik. Kalifiye olmama durumu. Seçilebilme özelliğinde olmama. Uygun olmama durumu. Uygunsuzluk.

Unfitness : Uygun olmama durumu. Uygunsuzluk.