Quantities türkçesi Quantities nedir
Quantities ile ilgili cümleler
English: In the city, large quantities of garbage are being produced every day.
Turkish: Şehirde her gün büyük miktarlarda çöp üretiliyor.
English: Today’s spacecraft use rockets and rockets use large quantities of propellant.
Turkish: Bugünün uzay araçları roketler kullanıyor ve roketler büyük miktarda itici yakıt kullanıyor.
English: Quantities are limited.
Turkish: Miktarlar sınırlı.
English: Japan used to trade silk in large quantities.
Turkish: Japonya büyük miktarda ipek ticareti yapardı.
Quantities ingilizcede ne demek, Quantities nerede nasıl kullanılır?
Directly proportional quantities : Doğru orantılı çokluklar.
In large quantities : Büyük miktarlarda. Çok sayıda. Büyük miktarda.
Inversely proportional quantities : Ters orantılı çokluklar.
Large quantities : Büyük miktar. Büyük değer.
Quantitively : Nicel olarak.
Quantitative pronoun : Nicelik zamiri.
Quantitative qualitative interview : Nicel-nitel görüşme. Ölçünlü-dizgeli bir çizinlik kullanmakla birlikte, görüşmeciye ve ya- nıtlayıcıya yerine ve duruma göre belli bir girişkenlik payı tanıyan uzlaştırıcı görüşme türü.
Quantitative hardenability : Nicel sertleşebilirlik.
Quantitative interview : Aşırı ölçünlü ve dizgeli bir görüşme çizinliği kullanan, görüşmeciye girişkenlik tanımayan, salt işletsel bir üstlence yüklenen ve yanıtlayıcıdan olanaklı seçenekleriyle önceden saptanmış sorulan yanıtlamasını isteyen biçimci görüşme türü. bk. nitel görüşme. Nicel görüşme.
Quantitative measurement : Nicel ölçme. Nicel ölçüm. Nesneler ya da özellikler arasında sayıyla dile getirilebilir ayrımlar gözeten ölçme. bk. nitel ölçme.
İngilizce Quantities Türkçe anlamı, Quantities eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Quantities ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abundances : Taşkınlık. Varlık ve rahatlık. Servet. Refah. Bereket. Feyiz. Bet bereket. Zenginlik. Kesret. Külliyet.
Existential quantifier : Varlık niceleyicisi. Varoluşsal niceleyici.
Footage : Ayak olarak kullanılan uzunluk. Kademlik. Çekim görüntüsü. Kamera görüntüsü. Uzunluk. Ölçüm. Kamera görüntüleri. Çekim karesi. Görüntü. Foot hesabıyla ölçü.
Digit : Rakam hanesi. Parmak kemiği. Dijit. Bir parmağın genişliği. El tarağı ve ayak tarağı kemiklerine bağlı olan ve genel olarak insanda beşer tane olup başparmak dışında, her biri üç küçük kemikten oluşan uzantılar. dijit. Sayamak. Basamak. Parmakları meydana getiren küçük kemik parçaları. falanj. Tek haneli rakam.
Conversion : Tebdil. Evirtim. Bir kimyasal tepkimede tepkenlerin tüketilme oranı. Dönüştürme. Bozma. Çevirme dili. Çevirme. Çevirtim. Bilgisayar, fizik, kimya, iktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır.
Doorbell : Kapı zili. Zil.
Abundance : Evrende kimyasal öğelerin dağılımı; evrenin ya da güneş gibi belirli bir yıldızın ortalama kimyasal bileşimi. Salt bolluk. Biyoloji, fizik, kimya, uzay, iktisat alanlarında kullanılır. Servet. Gerekli bütün malların sıkıntıya düşülmeksizin elde edilebileceği iktisadi durum. Bolluk. Bet bereket. Refah. Zenginlik.
Yardage : Yarda olarak uzunluk. Yarda ölçüsüyle uzunluk. Depolama ücreti. Sayma. Ölçme.
Word : Bilgisayar, bilişim, gramer alanlarında kullanılır. Lügat. Sözcüklerle anlatmak. Söz. İfade etmek. Kelime. Bir veya birden çok heceli ses öbeklerinden oluşan, aynı dili konuşan kişiler arasında zihinde tek başına kullanıldığında somut veya soyut bir kavrama karşılık olan yahut da somut ve soyut kavramlar arasında geçici ilişkiler kurmaya yarayan dil birimi. somut kelime: ağaç, taş, kedi vb. soyut kelime: sevinç, üzüntü, kaygı, çalışkanlık vb. ilişki için: gibi, göre, dolayı, kadar, karşı, üzerinde vb. Sözcük. Laf. Haber.
Dose : Belli bir dozda ilaç vermek. Düze. Belirli bir dozda ilaç. İstenilen etkiyi oluşturan ilaç miktarı. Cinsel hastalık kapma. Dozunu ayarlamak. Kamışı kırma. Doz. Bir defada verilen ilaç miktarı.
Quantities synonyms : logical quantifier, existential operator, quantitative, doorbells, gage, goal, universal quantifier, bit, baskets, footages, bodying, goals, proportion, button, body, amounts, figure, issue, conversions, digital, count, quantity, deal, digitals, counts, dosed, proportions, basket, cardinalities, yardages, gaging, cardinality, hit.

Bu kısımda Quantities kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Quantities ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Quantities anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Quantities ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.