Abundances türkçesi Abundances nedir

Abundances ingilizcede ne demek, Abundances nerede nasıl kullanılır?

Abundance ratio : Bir topluluk içinde istenilen tek bir çeşidin bolluğunun bütün niceliğe oranı. "salt bolluk" için verilen örnekte, göktaşında demirin bolluk oranı 50/550, yıldız tayfında metal çizgilerinin bolluk oranı 25/180 dir. bir bölgede 120 yıldızın parlaklığı ölçülmüş, 8 ve 9. uncu kadirler arasında 35 yıl sayılmışsa, bu aralık için yıldız bolluğu 35, bolluk oranı 35/120 dir. ay bk. salt bolluk. Bağıl bolluk. Uzay, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Belirli bir element içinde bulunan izotopların bolluk oranı. Bolluk oranı.

Absolute abundance : Mutlak bolluk. Salt bolluk. Popülasyon içerisindeki bir balık türünün toplam sayısı.

In abundance : Bolca. Bol bol.

In great abundance : Büyük varlık içinde. Varsıllık içinde. Büyük bolluk içinde. Zenginlik içinde.

Isotopic abundance : Yerdeş bolluğu. Bir numune içindeki element izotopu atom sayısının, bu elementin toplam atom sayısına oranı. İzotopik bolluk.

Be abundant in : Dolu olmak. İle dolu olmak. -ndan bir sürü olmak. (bir şeyden) bolca bulunmak. (bir şeyden) çok bulunmak. (bir şeyden) bol bulunmak. Dolusu olmak.

 

Abundantly : Buram buram. Ferah ferah. Bol miktarda. Bolca. Çokça. Gani gani. Çok miktarda. Gırla. Fazlasıyla. Bol bol.

Overabundance : Aşırı miktar. Fazlalık. Bolluk. Aşırılık. Aşırı bolluk. Fazla meblağ.

Abundant in : Dolu (bol miktarda).

Superabundance : Çok fazla miktar. Aşırı bolluk.

İngilizce Abundances Türkçe anlamı, Abundances eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Abundances ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mercy : Aman. Af. Mağfiret. İnsaf. Merhametlilik. Merhamet. Rahmet. Lütuf. Acıma.

Bounty : Ödenek. Cömertçe verilmiş şey. Bağış. Semahat. Armağan. Prim. İkramiye. Zararlı bir hayvanın yok edilmesi veya bir suçlunun yakalanması için devletçe verilen para. İhsan. Eliaçıklık.

Asset : Varlık. Kıymetli şey. Kazanç. Mülk. Değerli şey. Aktif. Mal. Gerçek veya tüzel bir kişinin sahip olduğu maddi değer taşıyan mal ya da gayri maddi haklar. krş. sabit varlıklar, cari varlıklar, reel varlıklar, mali varlık, vadeye göre varlıklar bk. aktif 1.

Gold : Altın rengi. Mineral. (au; metalimsi parıltı, renk ve çizgisi sarı; sertlik 2.5-3, yoğunluk 14. 56-19.3). Yaldız. Altın sarısı. Sarı. Altın (simgesi au). Altından yapılmış. Altın.

Amount : İfade etmek. Toplam. Anlamına gelmek. Tutar. Olmak. Eşit olmak. Toplama ulaşmak. Bir nesneler kümesinin sayısal sıklığı ya da büyüklüğü, bk. nitelik.

Exaltation : Yükseltme. Yükseklik. Övme. Vecit. Aşırı heyecanlanma. Heyecan. Aşka gelme. Büyük heyecan. Aşırı heyecan.

Wealth : Çokluk. Para. Varlık. Ülke, topluluk, hanehalkı veya bireylerin, belli bir ana kadar birikmiş varlıklarının o anki toplam değeri. sahibine gelir akımı sağlayabilen taşınır değer ve taşınmaz değer.

 

Felicity : Uygunluk. Mutluluk. Saadet. Etkileyici ifade veya üslup. Yerinde kullanılan söz. Ohio eyaletinde yerleşim yeri. Nimet.

Fertility : Biteklik. Balıklarda dişi ve erkek bireylerin döl verebilme yeteneği, fertilite. Verimlilik. Erkek hayvanların dişiyi dölleyebilme, dişilerin de gebe kalabilme ve yavru doğurabilme ölçüsü. Fertilite. Mümbitlik. Üretkenlik. Biyoloji, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bereketlilik.

Ampleness : Etraflılık. Genişlik. Büyüklük. Çokluk.

Abundances synonyms : overmuchness, copiousness, prosperity, excess, amplitudes, castes, prosperous, felicities, havings, profusion, abandon, boisterousness, plentifulness, bonanza, overabundance, overmuch, effusion, extravagance, totalities, body, flowingness, plentitude, bounteousness, ebullience, plenitude, amounts, opulences, assets, totality, ebulliency, quantity, blessing, teemingness.

Abundances zıt anlamlı kelimeler, Abundances kelime anlamı

Scarcity : Seyreklik. Bir oluşumun ortaçlığını yitirerek yayılma ve dağılma göstermesi. Nadirlik. Sınırsız insan isteklerini karşılayacak kaynakların yetersizliği. Az bulunurluk. Kesat. Enderlik ilkesi. Yetersizlik. Kıtlık.