Quarrelling türkçesi Quarrelling nedir
Quarrelling ile ilgili cümleler
English: My parents are quarrelling.
Turkish: Ailem tartışıyor.
English: The couple was quarrelling and Chris knocked Beth down.
Turkish: Çift tartışıyordu ve Chris Beth'e vurup yere devirdi.
English: They are always quarrelling in public.
Turkish: Onlar her zaman toplum önünde tartışıyorlar.
Quarrelling ingilizcede ne demek, Quarrelling nerede nasıl kullanılır?
Quarrelled : Atışmak. Küsmek. Çekişmek. Kavgalı olmak. Kavga etmek.
Quarreller : Kavga. Ağız kavgası. Dalaşma. Kavgalı olmak. Çekişmek. Dalaşmak. Tartışmak. Münakaşa. Bozuşmak. Becelleşmek.
Quarrellers : Bozuşmak. Ağız kavgası. Çekişmek. Münakaşa. Becelleşmek. Kavga. Dalaşma. Dalaşmak. Tartışmak. Kavgalı olmak.
Quarrel with : Papaz olmak. Bozuşmak.
A quarrel of long standing : Uzun zamandır devam eden ihtilaf. Çok eski mesele.
Seek a quarrel : Sürtünmek. Kavga çıkarmaya çalışmak. Aranmak.
Quarrels : Kavgalı olmak. Ağız kavgası. Çekişmek. Kavga etmek. Becelleşmek. Kavga. Tartışmak. Bozuşmak. Atışmak. Küsmek.
Take up a quarrel : Kavgaya katılmak.
Quarrel : Dalaşma. Anlaşmazlık. Tartışmak. Uyuşmazlık. Kavga. Ağız kavgası. Atışmak. Atışma. Küsmek.
Quarreling : Tartışma. Çekişme.
İngilizce Quarrelling Türkçe anlamı, Quarrelling eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Quarrelling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Huffed : Bir kimseye kızmak. Küstürmek. Gücenmek. Gücendirmek. Kızmak. Darılmak. Burnundan solumak. Kızdırmak. Kabadayılık etmek.
Feuding : Anlaşmazlık içinde olmak. Kavga etme.
Argumentation : Uslamlama. Kanıtlama. Münakaşa. Yargılama.
Brawl : Sesli tartışmak. Gürül gürül akmak. Dövüşmek. Dalaş. Dalaşmak. Ağız dalaşı yapmak. Arbede. Dövüş. Kavga. Ağız dalaşı.
Bandying : Eğri. Öte beriye vurmak. Yumruklaşmak. Sağa sola atmak (tenis). Tartışmak. Lafa laf koymak. Ağız dalaşı yapmak. Sağa sola atmak. Çarpık bacaklı.
Miffs : Küstürmek. Keyfini kaçırmak. Gücendirmek. Dargın. Darıltmak. Dargınlık. Darılma. Kavga.
Chaffers : Alışverişte bulunmak. Pazarlık etmek. Pazarlık.
Bickered : Pırıldamak. Titreşmek. Münakaşa etmek. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Didişmek. Tartışmak. Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak. Şırıldamak.
Quarreled : Dalaşma. Kavga. Tartışmak. Bozuşmak. Münakaşa. Ağız kavgası.
Quarrelling synonyms : be angry with, miffing, disagree, quarrellers, cliffhangers, brawled, competitions, quarrelled, argufy, disagreeing, bickering, chaffering, brabble, argle bargle, bandy words, altercations, be angry, fall out with, be offended, bandies, miff, broils, feuded, broil, competition, compete, exchange blows, be cross, argues, feuds, quarrel, feud with, bickers.

Bu kısımda Quarrelling kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Quarrelling ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Quarrelling anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Quarrelling ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.