Quarrels türkçesi Quarrels nedir

Quarrels ile ilgili cümleler

English: He always quarrels with his wife.
Turkish: O sık sık eşi ile tartışır.

English: Ali often quarrels with Mary.
Turkish: Ali sık sık Mary ile tartışır.

English: He often quarrels with his brother about trifles.
Turkish: Erkek kardeşi ile önemsiz şeyler hakkında sık sık tartışır.

English: Ali never quarrels with his wife in public.
Turkish: Ali herkesin önünde eşi ile asla tartışmaz.

English: Ali often quarrels with his wife.
Turkish: Ali sık sık karısı ile tartışır.

Quarrels ingilizcede ne demek, Quarrels nerede nasıl kullanılır?

Quarrelsome : Kavgacı. Dövüşken. Şirret. Geçimsiz. Huysuz. Eli maşalı. Horoz gibi. Zilli. Eli bayraklı.

Quarrelsome fellow : Kavgacı tip.

Quarrelsomely : Kavgacı biçimde.

Quarrelsomeness : Kavgacılık. Kavgacı tabiat. Huysuzluk. Kavgacı yapı.

Quarrel with : Bozuşmak. Papaz olmak.

Quarrelled : Atışmak. Küsmek. Çekişmek. Kavga etmek. Kavgalı olmak.

Seek a quarrel : Sürtünmek. Aranmak. Kavga çıkarmaya çalışmak.

Quarrel : Kapışmak. Kavgalı olmak. Kavga nedeni. Tartışmak. Kavga etmek. Münakaşa. Küsmek. Bozuşma. Çekişme.

 

Quarreling : Tartışma. Çekişme.

Quarreled : Kavga. Kavgalı olmak. Dalaşmak. Dalaşma. Ağız kavgası. Bozuşmak. Kavga etmek. Atışmak. Küsmek. Tartışmak.

İngilizce Quarrels Türkçe anlamı, Quarrels eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Quarrels ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chaffers : Pazarlık. Çekişme. Alışverişte bulunmak. Pazarlık etmek.

Brabble : Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Ağız kavgası yapmak. Ağız dalaşına girmek. Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak.

Be at loggerheads : Araları açılmak. Araları şekerrenk olmak. Araları nahoş olmak. Araları bozuk olmak. Araları çok bozuk olmak. Aralarında kara kedi olmak. Aralarına kara kedi girmek. Saç saça baş başa olmak. Araları bozulmak.

Huff : Bir kimseye kızmak. Dayılanmak. Küstürmek. Darılmak. Huysuzluk. Kızdırmak. Gücendirmek. Kabadayılık etmek. Burnundan solumak. Dargınlık.

Digs : Derin çizikler. Yurt. Pansiyon.

Argufy : Münakaşa etmek. Anlaşmazlığa neden olmak.

Dissent : Karşı koymak. Anlaşmazlık. Ayrılmak. Aynı görüşte olmamak. Muhalif olmak. Uyuşmazlık. Görüş ayrılığı. Karşı olmak.

Broils : Pişmek. Yanmak. Kızartmak. Gürültü. Kavrulmak. Izgara yapmak. Izgara. Tartışma. Izgarada kızartmak. Kargaşa.

Lodgings : Pansiyon.

Quarrels synonyms : polemicize, living quarters, living accommodations, polemicise, polemize, polemise, serail, residence hall, fo'c'sle, feud with, altercate, brabbles, contend, bun fight, military quarters, argue, bust up, fall out with, bat around, bobbery, feuded, feuds, wrangle, exchange blows, contention, argufying, huffing, bickered, lodging, divide, disuniting, scrap, bicker.