Questing türkçesi Questing nedir

Questing ile ilgili cümleler

English: What information are you requesting?
Turkish: Hangi bilgiyi istiyorsun?

English: I'm requesting political asylum.
Turkish: Siyasi sığınma talep ediyorum.

Questing ingilizcede ne demek, Questing nerede nasıl kullanılır?

Requesting : İstirham. Rica etme.

Question : Konu. Bütün öğeleri tam olarak verilmeyen bir düşüncenin, bir görüşün tamamlanmasına, yorumlanmasına ve eksiksiz bir anlatım biçiminde belirlenmesine yardımcı olan söz. topluca ortaya atılan birkaç düşünce ya da görüşten en doğru olanını seçmek için insanı düşünmeye yönelten araç. Sorun. Şüphe etmek. Soruşturma. Sorgulamak. Tahkikat. - den şüphe etmek. Mesele. Toplumbilimde başlıca bilgi sağlama aracı olan ve olgu, davranış, kanı, tutum, görüş gibi konularda bireylerden yanıt almak üzere başvurulan ölçünlü sınar.

Question mark : Soru işareti. Soru imi.

Question master : Soruları soran kimse (radyo ve televizyon terimi). Yarışma programı sunucusu.

Question of abadan oil : Abadan petrolleri sorunu.

Question of fact : Üzerinde tartışma yaratan mesele. Maddi sorun. Bir muamma.

Question of asi river : Asi nehri sorunu.

Question tag : Soru eklentisi. Değil mi sorusu.

 

Question sequence : Bir soru ya da görüşme çizinliğine içbütünlük ve işlerlik kazandırabilmek üzere sorulara verilen uygun sıra düzeni. Soru düzeni.

Question of life and death : Ölüm kalım meselesi.

İngilizce Questing Türkçe anlamı, Questing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Questing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enquiries : Soru. Araştırmalar. Soruşturmalar. Yoklama. Sorgu.

Quest : Aktarmak. Bulmaya çalışma.

Inquiry : Sorgulama. Sondaj. Danışma. Anket. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Bir konuyu sorular sorup yanıtlar vererek araştırma. Soru. Sorgu. Tahkikat.

Interrogation : Soru sorma. Sorgulama. İstinkak. Sorgu. Sorguya çekme. Soru.

Chase after : Kovalamak. Takip etmek. Peşinden koşmak.

Investigation : İnceleme. Koğuşturu. Teftiş. Keşif. Toplumsal durumları betimleyen verileri elde etmek üzere başvurulan her türlü araştırma biçimi. Sorgulama. Bir konuyu belge ve bulguları gözden geçirerek araştırma.

Analyzed : Çözümlenen. İncelemek. Çözümlemek. Çözümlendi. Analiz etmek. Analiz edilmiş. Tahlil etmek.

Beat about : Bakmak. Rota değiştirmek. Endişeyle aramak. Aranmak. Sıkıntıyla aramak. Aranıp durmak. Bakınmak.

Call on : Ziyaret etmek. Davet etmek. Demek. Varsaymak. Diye hitap etmek. Önünde söylemek. Rica etmek. Başvurmak. Uğramak. İstemek.

Analyzes : Analiz etmek. Çözümlemek. Tahlil etmek. Analizler. İncelemek.

Questing synonyms : gallantry, adventured, reconnoiter, cast around, ascertain, questioning, escapades, checkover, delves, discourse, searching, inquests, hunting, be spoiling for, verification, combs, lookup, blowout, dialing, matter of fact, delve into, dials, pursuits, comb, enquiry, cloak and dagger, scrutinies, canvassing, observation, flirtation, disquisition, verifications, dialling.

 

Questing zıt anlamlı kelimeler, Questing kelime anlamı

Answer : Karşılamak. Gitmek. Yerine getirmek. Cevap. Bakmak (kapı). Cevap vermek. Cevaplamak. Kefil olmak. Bir gözlem aracında yer alan sorulara ya da sınarlara alınan ve bir bilgi içeriği olan sözlü ya da eylemli karşılık. Uymak.

Certainty : Emniyet. Kesin olan şey. Belirlilik. Muhakkak. Kesinlik. Kuşkusuzluk. Gerekirlik. Olasılık kuramında bir olayın gerçekleşme olasılığının tam, yani 1'e eşit olması ya da gerçekleşmesinin kesinliği, bk. gerçekleşmeme olasılığı. Belirli olma. Açıklık.