Race about türkçesi Race about nedir

Race about ingilizcede ne demek, Race about nerede nasıl kullanılır?

Race : Yarıştırmak. Yarış etmek. Yarışmak. Hızlı akmak. Kalıtımsal ıraları (deri, göz, saç rengi, saç biçimi, baş biçimi, boy, kan grubu vb.) bir birlik gösteren kişilerin oluşturdukları doğal topluluk, bk. sarı ırk, beyaz ırk, kara ırk. Alt tür. Koşu. Koşmak. Yarışa sokmak. Bir tür içinde belirgin bir farklılık gösteren birey grubu; alt tür.

About : Aksi yöne. Çevresinde. -e ne dersin?. Şuralarda. Yanında. -den ne haber?. Dair. Civarında. Muhiten. Yaklaşık.

Race against time : Zamanla yarışmak. Zamana karşı yarışma. Zamana karşı yarışmak.

Race an engine : Motoru avarada tam gazla çalıştırmak. Motoru amble etmek.

Race boat : Yarış teknesi.

Race car : Yarış arabası.

İngilizce Race about Türkçe anlamı, Race about eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Race about ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lope : Eşkin gidiş. Uzun adımlarla yürüme. Galop. (tutuklanması amacıyla birinin evine yerleştirilen) sahte delil. Uzun ve rahat adımlarla koşmak. Uzun adımlarla koşma. Uzun adımlar atarak gitmek. Rahat koşmak.

Clips : Vurmak. Kırpmak. Tutturmak. Kelepçe. Kısaltmak. Kavramak. Mandallamak. Klipler. Klipslemek. İndirmek (argo terim).

 

Career : Uğraş. Hız yapmak. Meslek yaşamı. Uğraşı. Meslek hayatı. Sürat. Profesyonel. Meslekte başarı kazanma. Meslek.

Clipped : Kırpılmış. Beklenmedik. Mandallamak. Kırpık. Tutturmak. Sarılmak. Kırpmak. Klipslemek. İndirmek (argo terim).

Careered : Dörtnala koşmak. Hız yapmak. Meslek yaşamı. Son hızda gitmek. Sürat. Uğraşı. Uğraş. Kariyer. Meslek hayatı.

Coursed : Koşturmak. Köpeklerle kovalamak. Dökülmek. Av sürmek. Akmak. Sürgün avına çıkmak.

Hurry : Çabuk. Aceleye getirmek. İvmek. Sıkıştırmak. Acele. Acele ettirmek. Aceleyle götürmek. Acele etmek. Hızlan.

Harness : Koşum takmak. Kullanmak. Koşum takımı. (atı) koşmak. Doğal güçleri kullanmak. Koşum takımı vurmak. Koşum. Dizginlemek. Yararlanmak.

Leg : Bacak. But. Yan kulisleri maskelemekte kullanılan çerçeve. Ayak (mobilya veya pergel). Yan perde. Basamak. Hızlı yürümek. Üçgenin taban olmayan kenarı. Ara.

Harnessed : İlişiklendirilmiş. İlişkilendirilmiş. Koşum takmak. Koşum takılmış. Kullanmak.

Race about synonyms : harnesses, harnessing, careering, hurries, clip, leg it.